Zaman Zemheride Doğan Güneş

Fatma Avcı 2
226

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Zaman Zemheride Doğan Güneş

Korunmasız ve savunmasızca sevmek gözlerin derinliğinde kaybolurken ruhumun, bedenimin eriyip akmasıydı seninle olmak.

Yitik zamanın ardından koşarken ağustos geceleri iner üzerime. Dört bir yanımı hüzün sarar. Önce sayısız harfler susar, sonra sayılı sözcüklerle konuşmaya başlarım. Zamanın çarkları arasında ezilirken dilim, ağzımın içinde cümleler üretmeye çalışırım.

Keman tenlinde ağlayan yay gibi yüreğimin telleri üzerinde dolanır zaman. Zamanı dondurup, yalnızlık rotasını değiştirir, geçmişin dehlizlerine demir atar yalnız kalmış duygular.

Zaman mıydı beni azaltan, yoksa ben miydim zamanı yutan? Ne kadar geriye sardıysam da, geriye baktığımda hepsini eyleme dönüştürdüğümü gördüm. Çevremde bana benzeyen gölge kahramanlara ne kadar hoşça kal dediysem, o kadar geri döndüm. Kapattığım gözlerimden hayata dönüşümle düştüğüm yerden aldığım nefesi iliklerime kadar çektim.

Karanlıklar içinde beni gölgeler karşıladı. Geriye dönüp baktığımda, artık duvara düşen gölgelerden biriydim. Arkamda hatıralar önümde hayat vardı. Giderek örselenen bir yüreğin taşımakta zorlanacağı kadar hayat…

Küçük sebepler için alınan büyük karaların kılavuzluğunda, koparılan büyük fırtınalar. Her biten şeyin ardından geriye kalan hüzünlerin Leylasızda, son çığlık, son sancı oda son sessizliğine bürünüyordu.

Refakatle ihanet arasında kalıp alınan ilk ölümcül yaranın içinden geçerken zamanın girdabına dolanıyordum. Zaman zemheride açan güneş, kalbimde bir ürperdi, sürekli ilerleyen ve akan. Üzerinden bir kez geçildiğinde bir daha geri gelmeyen bir olgu. Saçıma konan yıldız, gözaltlarımda keskinleşen derin çizginin adıdır zaman. O zaman ben zamanım.
Yaşanmışlarımın ötesinde yaşatmaya çalışan. Zaman içinde yitirmenin, bulmanın bedeli olduğunu anlatan.

Gözlerimin nemine gizleniyorum. Turuncu siz lambalarının şemsiyesinde toprağa dökülen sağanağın ortasında iliklerime kadar ıslanarak yürüyorum. Yitirdiğim zamanlara inat. Kulakları tırmalasa bile şimdiki zamanla çekeceğim tümcelerimi. Sunak kalıntıları üzerinde mermere düşen inci tanelerinin yankılarında kendimi arıyorum.Ertelenmiş bir ağrı, iki üşüme arasındaki ateşleniş gibi yanan bedenimi kirpiklerimin örtüsüne gizliyorum.

Bana ait evin kapısında kalıyorum. Ne anahtarlarımla açıp girebiliyorum, ne de bana ait evi gezebiliyorum. Kapı, benimle evin arasında gardiyan. Hüzünlerim ise içeri aldığım refakatçim oluyor. Kendi kapımın önünde zamanın acımasızlığını yaşarken mevsimlerin en ayazında kalıyorum. Hiçbir yerden gelip, hiçbir yere giden bakışların topluluğunda yaşıyorum.

Boşlukta yuvarlanıyorum. Kaçacak, sığınacak bir yer ararken bütün yollarım sana çıkıyor. Umarsız bir tutsaklıkla çöl ortasında sanal bir vaha koşuyorum. Işık haleleri gibi başımın üzerinden eksilmiyor acılar. Gözlerin gölgeler arasından bembeyaz bir elbiseye sarılmış ölümün yüzü gibi bakıyor. Gözbebeğim titrerken gözyaşlarım içime akıyor. Yitirilmiş zamanların yaşanmamış duyguların acımasızlığıyla.

Artık zaman kavramını derinlere gömüyorum. Beni nasıl ağırlayacağını bilmediğim yeni yaşamın kapısını aralıyorum. Acıların, hüzünlerin üzerini ölü toprağı ile örterek. Sağır bir karanlığa gömülüyorum. Batan günün son ışıkları gökyüzü ile kucaklaşırken zamanın acımasızlığına bırakıyorum kendimi. Bana hayallerimi ne yaptığım sorulduğunda ise onları israf ettiğimi söylemek mecburiyetinde kalıyorum.

Akrep ile yelkovan arasına sıkışmış zamana geçmişimi gömüyorum. Ne ilerleyip, ne de geri kalıyor, kururmuş yaprakların hışırtılarına karışıyor umutlarım, hayallerim. Göçmen kuşun kanadında yolcu ediyorum vefasızlıkları. Kaç şafakta kaç gün gömüp, kaybolmuşluklar içinde ben bu dünyaya ait değilim diyorum. Yol ayrımında durup bekliyorum. Kendim ile cebelleşirken beynimden sorular sağanak gibi geçiyor. Zamanın ortasında ruhsuz ceset gibi dolaşıyorum.

Ceplerime koyduğum yalnızlığımla, ne gidebiliyor, ne de kalabiliyorum.

10.03.2011

Fatma Avcı 2
Kayıt Tarihi : 10.8.2011 23:36:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Zülfikar Karakoç
    Zülfikar Karakoç

    duygulardaki içsel yaşamışlık öylesine yoğunluk kazanmış ki sözler dizelere nehir gibi akmış. eee konu sevgiden yana olunca onun yüreğe yaşattığı mutlulukla başlayıp umut edilmeyenleri yaşatması yinede seven olarak sevilene dönülmesi hüzünlerin acının kederlere elemlere dönnüşmesi işte böylesi okunası güzel bir şiiri paylaşmanın mutluluğunu yaşatır okuyana.
    siz saygıdeğer fatma hanımefendiyi bu nefis anlatımıyla güzel şiirleriyle tüm içtenliğimle kutluyorum. +10 tam puan +ant. sayfam saygılar

    Cevap Yaz
  • Yazar Zeki Uysal
    Yazar Zeki Uysal

    Korunmasız ve savunmasızca sevmek, gözlerin derinliğinde kaybolmak....
    Her cümlesi, her satırı şiir gibi bir yazı. Duygu dolu yüreğinizin hüzünlerden uzak kalması temennisiyle,
    tebrikler, esenlikler.
    Ve +10, +ant.

    Cevap Yaz
  • Zeki Çelik
    Zeki Çelik

    BAŞARILAR SELAMLAR SİZE ÜSTADIM KUTLUYOUM.SİZİ

    Cevap Yaz
  • Mustafa Yılmaz
    Mustafa Yılmaz

    gece okunan bir kitap, loş bir ışık, ölgün bir melodi sanki alıp götürüyor yerli yerinde kullanılan imgelerle...sabahın olmasını istemez gibi bir halle kitabı okumak istiyorum sanki...ağır bir melodi bu yokluklara doğru uzanan, belki de var olma savaşımının içine gizlenmek ama sonu uçsuz bir bitiş kesiyor müziğin sesini ve okunan yazı dahası nerede der gibi bir düşünce ile bitiyor, belki daha uzun olsaydı da bu doyumsuzluk bitmeseydi dedirtiyor ruhuma...fatma hanım bitemeyeyesiye yazıların başlangıcı olur umarım...dahalarının da geleceğine inanıyorum ...saygımla...mustafa Yılmaz
    ...ant+10

    Cevap Yaz
  • Abdulrızak Kılıc
    Abdulrızak Kılıc



    çıktı aldım dost
    yüreğinize sağlık...




    saygılar...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (8)

Fatma Avcı 2