Yürüyen Ölü mü Yaşayan Ölü mü

Ahmet Zeytinci
1622

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

Yürüyen Ölü mü Yaşayan Ölü mü

''Dünyada sadece 100 kişide var!Yürüyen ölü sendromu. Bu güne kadar Çin, Hindistan, Meksika, ABD, Danimarka ve İsveç'de görüldü...Bu hastalığa yakalanan kişiler ölü olduklarına, organlarının yok olduğuna ya da çürüdüğüne inanıyor. Sanrılar kendini çeşitli şekillerde gösterebiliyor. Meksika'da 55 yaşındaki bir restoran işletmecisi ailesine penisinin kısalıp kaybolduğunu söyledikten sonra hastaneye yatırıldı. Hastanede ise adam acil servis doktoru tarafından gözlerinin yuvalarından çıkarıldığını iddia etmeye başladı. Aynı adam kalbinin çıkarıldığını ve sol elinin de ölü olduğunu söyledi. Portekiz'de ise bir kadın, kocasının ani ölümünün ardından yemeyi bıraktı. 66 yaşındaki kadın yemek borusu ve midesinin birbirine yapıştığını ileri sürüyordu. 19 kilo kaybettikten sonra kadın hastaneye götürüldü. Keşmir'de 28 yaşındaki bir ev kadını karaciğerinin çürüdüğü ve kalbinin artık yerinde olmadığı şikayetiyle hastaneye gitti. Hasta midesinin de bulunmadığını ve yürürken vücudunu hissetmediğini söyledi.''

Ben de ilk defa duydum. Çok ilginç bir hastalık. İnsanlar yaşamadıkları kanaatine varıyorlar her nasılsa... Ölü olduklarını ve bu dünyada yaşamadıklarını iddia ediyorlar... Bizde de yaşayan ölüler var, bilirsiniz... Nefes alıp verseler de fiziki olarak yaşıyor görünseler de yine de onları yaşayan ölüler sınıfına sokabiliriz. Bunun için hiç bir sakınca yok...

Hani şu insanlar ve diğer canlılara sevgi ve şefkat göstermeyenler. Hani şu askere polise kurşun sıkanlar. Hani şu komşusunun derdi ile sıkıntısı ile ilgilenmeyenler... Hani şu sılayı rahimi unutup da akrabaları ile ilişkilerini kesenler...

Üstelik de Yürüyen Ölü Sendromu yüze yakın kişide görünüyorsa da Yaşayan Ölü Sendromuna sahip o kadar çok insan var ki sayısını tespit etmeye imkan ve ihtimal yok. Say say bitmez bu sendroma sahip insanlar... Karılarını dövmeden durmayanlar. Kızlarını okutmak istemeyenler ve onlara hor bakıp evlat ayırımı yapanlar... Toplu taşıma araçlarında insanlara kaba davranıp, yaşlılara yer vermeyenler. Trafikte şoförler ile kavga ettikten sonra en ufak bir kıvılcımda sopa ile birbirlerine saldıranlar... Zaman zaman parlamento içinde bile Yaşayan Ölü Sendromuna sahip bir dolu devlet adamına rastlayabilirsiniz. Ancak onlar hiç bir zaman bu sendromu kendilerine yakıştıramayacaklardır, her ne kadar seçmenleri yakıştırmış olsa bile...

Yaşayan Ölü Sendromuna sahip insanlar hemen hemen her ülkede de vardır. Hatta bu tipler bazen toplumun önde gelen insanları arasından da çıkabilmektedir... Hani etiketinde sanatçı yazıp, askerlerimize katil ve vatan haini damgası vurmaya çalışanlar... Hastanelerde saygıdeğer doktorlarımıza saldırıp onları darp etme cesaretini kendilerinde görenler... Bir yer de sıraya girmiş insanları itip de kakarak, uyanıklık ettiğini zannedip insanların önüne geçmeye çalışanlar...

Daha ne sendromlar var bir bilseniz. ASS mesela, Araba ile Sapıtma Sendromu... Bu da çok değişik bir sendromdur. Bu tiplerinde tedavisi gerçekten çok zordur. Araba ile şehir içi ve şehir dışı yollarda bütün yol kendilerinin zannederler, makas atarlar, zırt pırt şerit değiştirirler... Yağmurlu havalarda kaldırımda ki insanların özellikle üstüne üstüne sürerler arabalarını... Arabalarının yanlarına, arkalarına saçma sapan sloganlaşmış yazılar yazarlar ''Tek rakibim Türk Hava Yolları.'' gibi... Önde giden arabaya arkadan çarpıp sonrada zeytinyağı gibi bir de üste çıkmaya çalışırlar... Alkollü araba kullanıp alkol muayenesinde de alete üflememek için bin dereden su getirirler...

Velhasılı sendromlar çeşit çeşit. Dikkat etmek lazım. Hayat gerçekten yaşamaya değer. Yaşayan Ölü de, Yürüyen Ölü de olmamak lazım...

Ahmet Zeytinci
Kayıt Tarihi : 9.12.2017 09:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ahmet Zeytinci