Yücelere Sesleniş Şiiri - Yorumlar

Rengin Gündoğdu
1

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Karlı dağın koynuna efsaneyle kurulan, Başı efkâra yaslı dumanı meçhul şehir. Yazgıya boyun büküp kâlbi sana vurulan Ters lâlenin gözünde niçin kurumaz nehir? Kör düğüm sevdaları çözümsüz kılan gizin Zebanisi nöbette hiç mi hiç vermez izin. Ey vuslatsız sevdayla mühürlenen Mem û Zin! Hicransa başa gelen kurtuluş mudur zehir? Kıyılmaz ceylanların sökün ettiği gece Süphan’ın şahikası tanık oldu sadece: Ey aşkı Siyabend’in peşinden giden Xace! On dördünde haleyle neden tutulur mehir? Avaspi Doruğu’na kim bakıp kalmaz hayran Ne efsunkâr temaşa Cilo doyumsuz seyran Ey kuşların diline vakıf Faqiyê Teyran! Sor ankaya söylesin düşlerim niçin tehir? ... Mehir: Ay.

Tamamını Oku
  • Filiz Meydan
    Filiz Meydan 16.07.2012 - 17:38

    Tebrikler.Tek bir şiir ve bir okadarda vurucu..

  • Hasan Tan
    Hasan Tan 11.06.2012 - 10:22

    weyy!..

  • Rengin Gündoğdu
    Rengin Gündoğdu 11.06.2012 - 09:13

    Sevgili Tülin,

    Bir kuru teşekkür yeter mi bilemiyorum. Maniniz ipek gergefe işlenmiş,ibrişim sırmasıyla süslenip gönül duvarıma asılmıştır.

    Şu dünyada senin kadar cana yakın kimse görmedim. İnsanın gönül yüzelliği yüzüne yansır ya işte seninki de öyle... Her ne kadar peri yüzlü diyorsam da aslında bir meleksin. Zaten bütün hemşireler birer melek değil mi?
    Maniye tekrar teşekkür ederek sorduğun soruya geçelim.:
    İlk nakışta şöyle özetlesem sanırım konuya açıklık getirmiş olurum.
    Bizim Yunus Emre'miz ne ise, Faqiyê Teyran'ımız da odur.

    Faqiyê Teyran için internette biraz araştırma yaptım. okuduklarım arasında derlediklerim özetle şöyle der:

    ___

    FEQÎYÊ TEYRAN

    Feqıyê Teyran Hakkari’nin Muks Köyü’nde doğmuştur. Muks veya Miks şimdi Van’ın Bahçesaray ilçesine bağlıdır. Feqıyê Teyran’ın asıl ismi dörtlükte de belirttiği gibi Muhammed’tir.
    Feqi bir şiirinde kendi ismini “MİR MIHÊ” bırakmıştır. Soylu bir ailenin çocuğudur. Dedeleri Osmanlı devletinden “MİRLİK” ünvanını almışlardır. Teyran lakabı hakkında şöyle bir rivayet anlatılır. Feqıye Teyran Cizre’ye giderken yolda bir papaza rastlar ve onunla arkadaş olur. Bir müddet yürürler yorulunca bir ağacın gölgesinde dinlenmeye koyulurlar. O esnada iki kuş gelir ve ağacın üzerine konarlar. Kuşlar birbirleriyle konuşurken Feqi güler. Papaz Feqi’ye sorar: “Sen neden gülüyorsun?” Feqi: “Bu bizim adetimizdir, biz Feqiler öylesine güleriz” der. “ Papaz: “Elbette her gülmenin bir sebebi vardır, kişi sebepsiz yere gülmez” der. Feqi: “Evet dediğin gibidir, fakat sana söylersem, bana ihanet edebilir, başıma bir bela getirebilirsin” der. Papaz söyleyeceği şeyi hiç kimseye söylemeyeceğine dair söz verir.
    Feqi meseleyi olduğu gibi anlatmaya başlar: “Ben kuşların dilini anlıyorum ağacın üzerindeki kuşlardan biri diğerine: Benim Cizre’de çok acı çekeceğimi söylüyordu, ben de bu yüzden güldüm” der. Papaz ses çıkarmadan ve tekrar yola koyulur. Cizre’ye geldiklerinde Feqi ‘Medresa sor’ a giderken papaz da kiliseye gider. Kilisede halk bir araya gelmişti ve sanki bir şeyler arar gibi bir oraya bir buraya gidip geliyorlardı. Papaz onları dinlemeye başladı. Falcı bir kadın halka şöyle diyor: “Kilisenin toprağına gömülü bir hazine var. Fakat ben yerini bilmiyorum.” Hazine arayanlar arasında Cizre’nin Miri de vardır. Papaz Mir’in yanına gidip, Feqi’nin durumunu anlattır ve Mir, Papaz’ın söylediklerini dinledikten sonra Feqi’yi hemen yanına çağırttır ve olanları anlattır. Feqi şöyle der: “Ben hazineyi çıkarırım fakat kendi payımı da istiyorum”. Mir, Feqi’nin şartını kabul eder. Feqi biraz yem alarak kilisenin içine döker. Kuşlar gelip yemi yerler. Ve şöyle konuşurlar: “Bu yemi buraya kim döktü.” Feqi hazine için bu yemi buraya dökmüş, sen hazinenin nerde olduğunu biliyor musun? Evet biliyorum sabah güneş doğduğunda hangi taşa vurursa hazine o taşın altındadır.
    Feqi sabah erkenden kalkıp kiliseye gider. Taşı tanıdıktan sonra Mir’in evine gidip durumu bildirir. Taş kazılır ve içinden büyük bir hazine çıkar. Mir, Feqi’ye sorar: “Sen ne kadar istiyorsun?” Feqi: “Papazın başının ağırlığı kadar altın istiyorum” der. Mir: “Papazın başının ağırlığını bilmemiz için başını kesmemiz lazım” dediğinde Feqi: “Öyleyse kesin” der. Papazın kafasını keserler ve terazinin bir kefesine koyarlar, diğer kefeye bütün altınları koymalarına rağmen papazın kafası ağır gelir.
    Mir, bu durum karşısında Feqi’ye “Sen bu durumu biliyordun” der. Feqi altınları kaldırır ve kefeye bir kaç avuç toprak koyar. Hemen ardından papazın kellesinin üstünde olduğu kefe havaya kalkar. Feqi, Mir’e döner ve şöyle der: “Mirim ben altın istemedim, altınlar sana olsun. Benim amacım sizlere insanların gözünün ancak toprakla doyduğunu göstermekti” der.
    ___

    Not: Bu bilgi internet ortamından derlenmiştir.

    Sevgilerim saygılarım sanadır kanatsız melek...

  • Buz Sıcağı
    Buz Sıcağı 10.06.2012 - 23:34

    ''Ey vuslatsız sevdayla mühürlenen Mem û Zin!
    Hicransa başa gelen kurtuluş mudur zehir? '' Sözün bittiği yer burası...KaLeminize/GönLünüze sağLık üstadım..Gélek spâs..

  • Tülin Sancaktaroğlu
    Tülin Sancaktaroğlu 10.06.2012 - 23:17

    İstediğin mani olsun canım, umarım beğenirsin. Şiir sayfama da kaydettim.

    Rengin Gündoğdu'ya

    On dörtlü hecede kim bilmem ki dengin,
    Hangi kalem baş eğmez amansız cengin,
    Bir yazar pir yazarsın, dileğim o ki;
    Hakk nazardan korusun solmasın Rengin!

    Gönlün oldu mu? Gül rengin solmasın. dileğim bu. Şimdi sıra sende şu Faqiyê Teyran efsanesi nedir? Lütfen...

  • Rengin Gündoğdu
    Rengin Gündoğdu 10.06.2012 - 22:53

    Canımın ta kendisi, peri kızı arkadaşım. Kerem edip, destur verip davetime icabetle sayfaya misafir olmuşsun. Teşekkür ederim.
    Bebek yüzünün ışığından sayfa sönük kaldı.
    Her şeyin en güzeli seni bulsun.
    Sevgim ve saygım sonsuzdur sana:)
    Bu sayfaya bir mani düşürmeden bırakmam seni.
    Döktür bir mani, yoksa küserim haydi... bir mani!!!

  • Tülin Sancaktaroğlu
    Tülin Sancaktaroğlu 10.06.2012 - 22:33

    Canım, önceki efsaneleri duymuştum da şu: Faqiyê Teyran aklıma takıldı. Keşke (Mehir: Ay.) açıkladığın gibi onu da açıklasaydın.
    Başarılar birtanem:)

  • Tülin Sancaktaroğlu
    Tülin Sancaktaroğlu 10.06.2012 - 22:19

    Canım benim... Harika şiirini tebrik ederim.
    Şiirini:

    Yücelere Sesleniş

    Karlı dağın koynuna efsaneyle kurulan,
    Başı efkâra yaslı dumanı meçhul şehir.
    Yazgıya boyun büküp kâlbi sana vurulan
    Ters lâlenin gözünde niçin kurumaz nehir?

    Kör düğüm sevdaları çözümsüz kılan gizin
    Zebanisi nöbette hiç mi hiç vermez izin.
    Ey vuslatsız sevdayla mühürlenen Mem û Zin!
    Hicransa başa gelen kurtuluş mudur zehir?

    Kıyılmaz ceylanların sökün ettiği gece
    Süphan’ın şahikası tanık oldu sadece:
    Ey aşkı Siyabend’in peşinden giden Xace!
    On dördünde haleyle neden tutulur mehir?

    Avaspi Doruğu’na kim bakıp kalmaz hayran
    Ne efsunkâr temaşa Cilo doyumsuz seyran
    Ey kuşların diline vakıf Faqiyê Teyran!
    Sor ankaya söylesin düşlerim niçin tehir? ...

    Düşlerin tehir olmasın. Dileğim bu. Beni antolojiye üye ettiğin için teşekkür ederim. Gerçekten dediğin gibi çok güzel bir siteymiş.

    Senin kadar güzel yazamam bilirsin. Benim elimden ancak mani yazmak gelir.

    Sen de yazdıkların da o kadar güzel ki...

Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta