Yozgatlı Şairler Üç Birincilik Ödülü

Ahmet Sargın
211

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yozgatlı Şairler Üç Birincilik Ödülü

Türkiye Sevdası kapsamında devam eden ve Şebinli Şair Yazar Hikmet Okuyar tarafından düzenlenen “Özellikleri ve güzellikleriyle il ve ilçelerimiz’ konulu yarışmada Yozgatlı üç şair arkadaşımız birincilik ödülü almışlardı.

14-21 Mayıs tarihleri arasında yapılan 7 gün 7 gece şiir şenlikleri kapsamında hazırlanan programa katılmak üzere 4 arkadaşımızla 19 Mayıs Çarşamba günü Şebinkarahisar’a gittik.

Yozgat Şair ve Yazarlar Birliğinden, Osman Yüksel, Salim Gülbahçe ve Nuh Şahin’le hazırlık yaparak yola çıktık. 6 saatlik uzun bir yolculuktan sonra sağ selim ulaştık Şebihkarahisar’a.

Şebinkarahisar da bizi sicim gibi akan yağmur bekliyordu. Şebin Kalesine tırmanmaya başlamıştı ki, yağmur bastırıverdi. Aracımıza sığındık ve Hikmet Okuyar’ın hanımı tarafından hazırlanan yağlı (içli) bazlamalarla ve sıcak çay ikramıyla içimizi ısıttık. Adana’dan elen Hatice Umut ile beyi de bizim aracımıza sığınmışlardı.

Yağmur bir anda bastırınca Şebin Kalesine tırmanmaktan vazgeçip ilçe merkezine dündük. Hikmet Okuyar’ın kardeşi Turan Okuyar’ın kuru temizleme dükkanında toplanıp, yanan sobanın etrafında üzerimizi kurutmaya çalıştık ve gelen konuk arkadaşlarımızla tanışıp kaynaştık.

Konuklar arasında Yozgat’tan gelen bizlerin yanısıra, Anakara’dan Sinem Şanlı, Adana’danHatice umut ve beyi, Ordu’dan Hasan Gençbay, Giresun’dan Nihat Çelik, İstanbul’dan Sabiha Serin, yörenin sanatçıları Remzi Kömürlü, İsmail Şenol ve Tuba Okuyar’da vardı.

Tanışma faslı okunan şiirlerle devam etti.Yeni gelen arkadaşlarımızla Turan Okuyar’ın dükkanına sığmayınca nasıl olsa ısındık. Üzerimizi de kuruttuk deyip aile çay bahçesine geçtik.

Çay bahçesinin bir köşesinde şiirlerimiz sergilenmişti. Hemen karşımızda da davullu zurnallı bir açılış programı vardı. Şebinkalesini gören bir noktada masaları kurup çaylarımızı yudumlamaya başladık. Kazaklı güzel kız Özge çay servisi yaparken Hikmet okuyar’ın yiğeni Tuba Okuyar’da bizlerin hizmetinde seferber oluyordu. Şebinkalesini arkamıza alarak buradan fotoğraflar çektirdik ve ödüllerimizi aldık.

Yozgat’a üç ayrı birincilik demiştik. Ben ‘Gelin Görün Bursayı’ şiirimle, Salim Gülbahçe ‘Çorum Güzellemesiyle’ Osman Yüksel’de ‘Gaziantep Güzellemesiyle’ birinci olmuştuk. Burada yapılan mütevazi törende ödüllerimizi aldık.

Bizleri davet eden Şebinkarahisarlı Şair Yazar Hikmet okuyar’ın geleneksel hale getirmeyi düşündüğü ve teşvik etmek istediği Şebingülü’nü törenle aile çay bahçesine dikerek Şebin’e bir gül de biz armağan ettik.

İnşallah tutar da bizler de: “Şebin’de bir gülümüz var” diye seviniriz. Bir Şebin gülü dikmek de bize nasip olmuştu. Ödüllerimiz arasında koklamaya doyamadığımız Şebingülleri de vardı...

Ödül töreninden sonra belediyece tahsis edilmiş olan bir minübüsle Şebin’de geziye çıktık. İlk durağımız Tamzara oldu. Tamzara’nın ilginç suyundan içip Küt küt Deresine ve Küt küt mahellesine geçtik.

Çevre yemyeşil dut ağaçlarıyla ve ceviz ağaçlarıyla bezenmişti. Görüntü Karadeniz’in tipik o güzel manzarasını yansıtıyordu. Aracımız ağaçların arasında kaybolup gidiyordu. Güzel bir görünüm, harika bir manzara... Tıpkı seyretmeye doymadığımız fotoğraf tablları gibi...

Sonra bölgenin en eski ve tarihi mezarlığında soluklandık. Burada tarihi mezarlarla, Şeyh Süleyman Efendinin türbesiyle karşılaştık. Ruhlarına fatihalar yolladık. Yemyeşil örtünün ve dizlerimize kadar bizi yutan bitki örtüsünün içerisinde ilerleyerek bir garip mezarı başında durakladık. Sorduk bu kimin mezarı?

Öğrendik ki, burası dünyaca meşhur şairlerin piri sayılacak Abdi Beğ’in mezarıymış. İçimiz burkuldu sahipsiz ve garip yatıyordu. Mezarı başında Osmanlıca yazılmış bir kitabe vardı. Abdi Beğ’in sahipsizliği ve mezarının ilgililerce yapılmamış olması içimizi hüzünlendirdi. Tek kelimeyle bu gibi kıymetli insanlara sahip çıkmayarak “Ayıp” ediyoruz. Kur’an okuduk, dualarımızı yaptık ruhuna fatihalar yolladık.

Gezide son durağımız “Yardım Sevenler Derneği”nin mekanı oldu. Belediye Meclis üyesi ve Yardımsevenler Derneği Başkanı Ayla Yavuz Demirer ve ekibi bizi güler yüzle karşıladılar. Tanışma faslından sonra şiir muhabbeti başladı. Arkadaşlarımız sırayla kendi şiirlerini okudular.

Kısa, öz, tatllı bir şiir muhabbeti oldu. Sonra Hikmet Okuyar Şiir Atölyesinin açılışında bulunduk ve ‘Okuyar Şiir Kitapları Müzesinin’ temelini oluşturacak eserlerle Yardımsevenler Derneğinin içerisinde (geçici) “Okuyar Şiir Kitapları Müzesinin’ açılış kurdelasını kestik.

Bu benim Şebinkarahisar’a ilk gelişimdi. O nedenle çevreyi, hep alıcı gözle inceleyip güzelliklerin ve manzaranın tadını çıkartmaya çalışıyordum.

Şairlerle olan muhabbetimiz akşam Şairin Yeri diye bilinen ve bir şair arkadaşımza ait olan lokantada devam etti. Geceyi arkadaşlarımla birlikte öğretmen evinde geçirdik.
20 Mayıs Perşembe günü erken kalkarak yolumuza devam etmek istedik. Dönüş yolu için Şebinkarahisar Giresun hattını seçmiştik. Dönüşte harika bir manzarayla karşılaştık. 2200 metre yüksekliği görüp Çobanlarla sohbet edip (Türkiye Sevdası verip) Çoban çeşmesinden buz gibi soğuk sular içtik.

Tam Derenin harika manzarı bizi büyülemişti. Terör korkusu olmasına rağmen, terörü unutup yeşilin 7 rengine bürünmüş olan kıvrım kıvrım yolları, harika manzarası ve korkulu kayalıkları takip ederek Tam Derede yavaş yavaş ilerledik. Büyüleyici, ürkütücü, muhteşem bir manzarası vardı Tam Derenin.

Tam Dere de uzun bir vadide saatlerce yol aldık. Bizi büyüleyen bu muhteşem manzara içerisinde zaman zaman durup fotoğrafkareleri alıyorduk. Giresun’a geldiğimizde o muhteşem (umman) Karadeniz bizi saygıyla selamlıyordu. Hikmet Okuyar’a Giresun’da teşekkür ederek onunla vedalaştık ve Samsun istikametinde yolumuza devam ettik.
Ahmet Sargın
Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı
a.sarginhotmail.com

Ahmet Sargın
Kayıt Tarihi : 28.5.2010 19:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ahmet Sargın