Yorgunum Üşümeye Şiiri - Ali İset 2

Ali İset 2
33

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Yorgunum Üşümeye

Esrik bakışlarımın meylidir bu
Aylak bir telaş kırıyor kırgınlığımı
Beynime çırılçıplak saldırıyor o derin uyku
Sarsılır tül perdeler sesimin işportacı naralarıyla
Sukut, boğazımı yırtsın mı ve oradan damarlarını
Korku sızıyor yarama, yar göğsümü

O derin ve kapanmaz mesafeyi
Alırda tanımlar kitabına ekler mi intizar
Can infilak halindeyken intihar neye yarar
Bu riyazet bir buna lazım, bir de bana
Ah o boynu bükük meselem; o ağlamaklı…
Ya dipnotun ya da dibacenin zeylidir bu
Bu akşam, kırk ikindi saymaya daha kaç vakit var
Çayın yanına bir tütün kırayım küpeştede
Mekruh zamanlardan epeycedir bu
Ben doğumumu başlatırım, sıcak su hazırsa
Cayarsam utanmazım dedikçe
Usanmadan yüzüme vur göğsümü

Hayat işte… Bir doğurganlık uğruna
Doğal ve taze bir acıyı ıkınırım kuyulardan
Köle pazarlarına… Mısır çarşılarına
Kördüğümsüz bir bohça gibi saçılırım denizlere
İçim açılır taşlara sinen yosun kokularıyla
Açıldıkça açılıyorum sahillere
Rıhtımlar altında kurulasın, ter göğsümü

Islığımı başlatırım bir yalnızlık rotasında
Sonrasında düşük yaparım her gece
Muştumu yüzüme çarpan ay altında
Ey yakamoz aklıyla büyüyen nilüfer
Diye sesleniyorum
Bu yanım sazlıklarda kök salmada
Bu yanım ise yer altı sularına sarmaşık
Her yanım bu yüzden karmakarışık
Ey balkon diplerinde çürüyen yağmur
Adına ses veriyorum
Güleç yüzlü bir mavilikle sar göğsümü

Bu meşkin müptelasıyım ve övüncünün
Az ağrılı sancılar doğuruyorum
Her kuyuya azar azar
Kör kuyuda ahraz ölümleri kundaklıyor
Ne eşkıyalar ne de evliyalar
Ölüm göğsümde döllüyor ölümleri
Ve köşe bucak dilenmek vakitlerini
Yüreğimin sabahlarına daha kaç asır var?
Bu doğum biraz uzar
O mor saatlerden birazcık anlıyorum da,
Birazdan ağlıyorum
Bir maviliğe kur göğsümü

Kumlardan sonra eriyor sandoz tipi
Kalp koruyucu ağrı kesiciler
Tepemden aşağı buz gibi dökülüyor,
Hastane yokuşunu sarmış sokak lambaları
Herhangi bir kuyuya iniyorum,
Kapalı ya da açık her manada tut ellerimi
Yorgunum üşümeye …
Biraz da uykularımda yor göğsümü

Bazı yönlerimiz var ki handa unutulur
Bazen, bazı yönlerimiz unutur hankahı
Bir buradan başımdan önce göğü ıskalıyor kurşun
Bu yönden ise, kurşun kalemin zehirli uçları
Yol yordam bilmeyen serseri uçlar
Bir bu şiiri ıskalıyor her fırsatta
Birde kendi haline söylenen dilimi
Arama öyle gözlerimi dere tepe
Uçurumun kenarından aşağıya bakarken
Öyle yukarıdan yukarıdan bakma
Uzanıp baş aşağıda sarkma
İn aşağı bir kayalıktan sor göğsümü

Ayak bileklerimi kesince sade bir neşterle
İyice kesilince ayaklarım yeryüzünden
Oracıkta topyekûn çırpınmaya başlarım
Bir hal çaresizliği bulmalıyım kendimde
Eskisi gibi kopmuyor artık kol ve kanat
Her sonbahara yasaklı rüzgarlar var ensemde
Kıraç güller savrulurken der göğsümü

Bu rivayete göre hep böyle ölüyoruz
Neyzenin sur misali üflediği ney
İçimi soğutan bir ateşe dönüyor
Neyzen, her nefeste ölüyor usulca
Bir bunu duyunca dönüyorum
Dönüyorum ansızın o soğuk yetimhaneye
Dönüyorum taptaze bir suskunluğa
Yerle gök arasında
İster bunu bende bir hatıra olarak sakla
İster götür bit pazarında sat,
Yok o kadarını da yapma
Bir semazene hayrına ver göğsümü

Bu mekândan azade sığınıyorum sessizliğe
Bir bu uzaklıktan okunuyor
Aşktan yana sınanmış ezberler
Bir sığınak arıyor ayazın tekrarları,
Bir deri bir kemik haliyle, sade bir sığınak
Cemreler ayağa düşüyor şairlik öldüğünde
Kömürden de koyu karalıyor defterimi
Kar beyazı olduğunda içimdeki gece
Zifiri bir kardelen zaferi var diyorum
Çiğdemlerden önce büyüyen kara kışlarda
Bu savaşılmış meydan, bu zafer kimin?
Düş günlerinde hayalin kollarına ser göğsümü

Hangi ateşti İbrahim’i yakmayan,
Hangi İbrahim’i
Hangi İsmail’di bıçak altına İsmail’ce yatan
Dağılırsa ruhum, tenimi saklar yedi kat sema,
Yetişir namazıma ay taşından kopan yıldızlar
Galiba kırık bir sandalla…her şeye galiba
Derinliğimde biriken deniz tuzunu
Dağıtıyorum cenazeme katılanlara
Bu kaya tuzları iyileştirmiyor artık yarayı
Buradaydı, getirmiştim bütün kozlarımı
Bana seni bırak,
Sana yalvarıyorum,
Bir de dua,
Al götür körlüğümden uzağa
Ellerinde can veren her göğsümü

Yazan; Ali İset

Ali İset 2
Kayıt Tarihi : 6.12.2021 00:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ali İset 2