Yola Çıkış Şiiri - İsmail Aksoy

İsmail Aksoy
1712

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Yola Çıkış

Avludaki incir ağacının incirleri yeşildir;
Tuğla kızılı sundurma kiremitlerini gizleyen
O yeşil asmadaki üzümler de yeşil.
Para tükenmiştir.

Nasıl da hissederek bunu, oluşturur acılığını doğa.
Hünersiz, kedersiz, ayrılışımız.
Güneş ışıldar ham mısırların üstünde.
Kediler oynar bitki saplarında.

Maziye bakış böylesi bir sıkıntı yaratmaz çoğunlukla -
Güneşin pirinç rengi, ayın çelik perdahı,
Dünyanın kurşun cürufu-
Fakat her daim çıkar açığa

Sarp kaya dilinin kasabanın mavi körfezini koruduğu
Ki döver orayı açık denizin
Darbeleri, tarifsiz zalimce.
Martının pislettiği, bir taş sundurma

Soyar bodur üst sövesini aşındıran havalara:
Aşı boyalı kaya çıkıntısının öbür ucundan
Gür yünleriyle somurtkan keçiler ayaklarını sürüyerek
Giderler deniz tuzunu yalamaya.

(1956)

Sylvia Plath (1932-1963)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

İsmail Aksoy
Kayıt Tarihi : 6.10.2019 14:23:00
Hikayesi:


Departure by Sylvia Plath The figs on the fig tree in the yard are green; Green, also, the grapes on the green vine Shading the brickred porch tiles. The money's run out. How nature, sensing this, compounds her bitters. Ungifted, ungrieved, our leavetaking. The sun shines on unripe corn. Cats play in the stalks. Retrospect shall not often such penury- Sun's brass, the moon's steely patinas, The leaden slag of the world- But always expose The scraggy rock spit shielding the town's blue bay Against which the brunt of outer sea Beats, is brutal endlessly. Gull-fouled, a stone hut Bares its low lintel to corroding weathers: Across the jut of ochreous rock Goats shamble, morose, rank-haired, To lick the sea-salt. (1956)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!