Yirminci Yüzyılın Portresi

Czeslaw Milosz
30 Haziran 1911 - 14 Ağustos 2004
9

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Yirminci Yüzyılın Portresi

Kardeşçe bir özen dolu, gülümsemenin ardında,
Nefret eder, iktidar diyalektiğinin kurbanı gazete okurundan.

"Demokrasi"ye çağırır hep göz kırparaktan.
Yalnızca nefret eder insanın bedensel zevklerinden,
Hiç unutmaz yiyip yiyip çiftleşenleri,
Tümünün boğazını kesivermektir derdi.
Genel öfkeyi durdurmak için önerisi: dans ve garden-parti.

"Kültür! " der "Sanat! " der, ama bunlarda gördüğü
Bir sirktir, ne fazlası ne eksiği.

Tamamen tükenmiştir, bitmiştir.

Uykusunda ya da ameliyat masasında, "Tanrım, ah Tanrım! " der
Kendisini Mithra ile İsa'ya tapınmayı birleştiren Romalı gibi görür.
Eski inançlara bağlıdır hâlâ bağlıdır, bazen de kendini şeytanın elinde sanır.
Geçmişe saldırırsa da istemez tümden yıkılmasını,
Korkar kafasına başka dayanak bulamamaktan.
İskambili, satrancı, en çok da kendiyle tartışmayı sever.

Bir eli Marx'ın yazılarının üstündedir, ama gizlice İncil okur.
Tükenmiş kilise ayinlerini alaycı gözle izler.
Dekoru: At eti rengi yıkılmış bir kent.
Elinde: Ayaklanmada öldürülmüş bir "faşist" oğlanın not defteri.

Çeviri: Okay GÖNENSİN

Czeslaw Milosz
Kayıt Tarihi : 26.5.2015 16:41:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüseyin Çelebi
    Hüseyin Çelebi

    Efendim veda hutbesinde ne buyurdu kardeşliği bize kadar duyurdu şimdi ise kardeşlik değil kalleşlik yüzyılı insanları demokrasi diyerek uyutuyorlar insan görmediği insanların nasıl haklarını gözetecek ileri demokrasiymiş efendem ne zarar gelirse çahılden sanırdık esaz okuyanlardan geliyor bütün savaşları çıkaranlar okuyanlar kardeşliğimize bulaşan rutubeti kıllı kuşu kaldıracakları yerde yaşatacakları yerde öldürmeyi seçiyorlar dünya kurulalı yememiz içmemiz gülmemiz ölmemiz aynı saglam emin bir dünyada buluşmak kunuşmak dileklerimle

  • Naime Erlaçin
    Naime Erlaçin

    21. YY daha da beter oldu!...

    .....İSYAN ZAMANI.....

    kodları baştan yazıyorlar /
    görmüyor musun? /

    şifreli parçacıklara ayırıyorlar bizi /
    sosyal /
    ve sanal /
    ve düşsel girdaplarda /
    yuvarlanarak geçiyor zaman.../

    çağdaş bir kangren çiçek açtığında /
    hortlar onca dağın ardına /
    bin meşakkatle gizlenen ağrılar... /

    paradokslar türedi anlam kovanında /
    değişti aşkın adı /
    gerçeğin adı da /

    her şeyin adı yalan!.../

    kimine bol geliyor bu entari /
    kimine dar /

    gök kubbe astı yine yüzünü /
    böğrümdeki krater kızıl güller açmakta /
    sustu şair /
    tutuştu sular.../

    peki kim anlatacak bize bizi?
    budur işte içimdeki isyan!.../...

    (6 Haziran 2015 - Naime Erlaçin)

  • Nazır Çiftçi
    Nazır Çiftçi

    Şair; kendi görüşüyle gerçekleri bir bütün ele alarak,böyle bir manzumeye imza atmış.ikinci bölümde insanlığın nefretini çok anlamlı bir şekilde dile getiren Şair;
    Tanrı'ya yakarsa da kendini bir Romalı gibi görmesi eski inançlara bağlılığı bu günkü katliamları dile getirmekte.sonuç yine çok vahim.insanlığın tükendiği....Çarpıcı benzetmelerle anlatılan şiir çok düşündürücüdür. dünya bir felaketle karşı karşıya mantığını görmekteyim.Gerçekçi bir şiirdi. Saygılarımla.

TÜM YORUMLAR (3)