Yerliköy Bizimköy Şiirleri

91

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yerliköy Bizimköy

04.08.2015 tarihinde kaybettiğimiz Teyzemin Oğlu, Can Kardeşim, Hüseyin Karaoğlu'na. Mekanı cennet olsun. (Resim yaklaşık 1 yıl önce çekildi)
-
Hasta olduğunu duyardım lakin,
Vakit saat bilinmiyor Teyzoğlu,
Birkaç kez konuştuk dururdun sakin,
Zaman geri alınmıyor Teyzoğlu.

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

İki koltuk değneğiyle gerçekten topaldı. Biz Topal Hüsamettin derdik. Ayakları dizlerinin olduğu yerden de pek bükülmüyordu galiba. Oturduğu zaman ayaklarını uzatırdı. Hatta kendisi uzanır vaziyette dururdu.

O zamanlar bir radyosu vardı. Ondan ajansları dinlermiş. Gülerek anlatırlardı, bir gece yarısı “Baba, kalk kalk Ali Butto’yu astılar” diye bağırarak babasının kapısına dayanmış. Zavallı adam uyku sersemliği ile “Neee, arılığı mı bastılar?” diye fırlamış yataktan.

Askerlik yapıp yapmadığını bilemem, ama nereden öğrenmişse iğne yapardı. Özel kutusunda bir şırınga takımı vardı. Çocuğu hasta olanlar onu çağırır, o hiç erinmez topal haliyle her yere giderdi. Bazen de hasta çocuğu onun ayağına getirirlerdi. Şırınga kutusundaki iğneyi büyük bir özenle gaz ocağında kaynatırdı. Hazırlığını tamamladıktan sonra iğneyi popomuza öyle zalım batırırdı ki !! Dayardı penisilini.

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

Bizim çocukluğumuzda köyümüz çok yoksuldu. Aklımın kıt kanaat erdiği dönemleri hayal meyal hatırlıyorum da evlerin bir kısmı toprak damlıydı. Kağnılar vardı. Sonra tek tük traktörler gelmeye başladı.

Büyüklerimiz arasında okur-yazar olanlar yok denecek kadar azdı. Babam rahmetli askerde Ali Okulu’na gitmiş ama pek okuyamazdı, birazcık hecelerdi. Bizden bir tek Mehmet Amcam (Mehmet Zobu) okuma yazma bilirdi.
Eee, okuma yazma bilmeyince bizlerin doğum tarihini de kimse yazmamış bir tarafa, ne zaman doğduğumuzu bilmiyoruz yani.
Bizim köyde benim hatırlayabildiğim en eski olay rahmetli Türk Ali denilen kişinin ölümü. Teneşirde yatarken gördüğümü hatırlıyorum kıt kanaat.
Ali Çakal, nam-ı diğer Türk Ali.

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

Anamgil dört bacılardı. Erkek kardeşleri yoktu. Pancarlık’ta Ana bir baba ayrı bir dayımız vardı ama. Üveydi sonuçta. Belki de uzak olduğu için gerçek bir dayı tadı yaşamadık biz. Eh işte.

En büyükleri Rahmetli Satı Teyzem, sonra Rahmetli Anam Emine (Anama Gökkuş da derlerdi), sonra Mafile Teyzem, en küçükleri de Ümmühan Teyzem.
Ümmühan Teyzemin kulakları sağır. Duymuyor yani. Yedi yaşında menenjit geçirmiş. Hani şu Aşık Veysel’i kör eden menenjit var ya ondan. O menenjit illeti ya öldürür yada vücutta kalıcı bir hasar bırakırmış.
Ümmühan Teyzem ölmemiş ama sağır olmuş.
Ben beni bildim bileli teyzemin kulakları duymaz. Ahraz değil. Biz onunla çok rahat konuşur, anlaşırız. Yedi yaşına kadar öğrendiği Türkçesiyle.. Söylemek istediğimiz kelimeyi yavaş yavaş söyler o da dudak hareketlerimizi okuyarak söyleneni tekrar eder, doğru kelimeyi yakalayınca da başımızı sallayarak onaylarız. Böylelikle çok rahatça konuşur anlaşırız.

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

Gobeller soğuğun beli kırıldı
Çiğdemler çiçekler biter yakında
Neredeyse cemrelere varıldı
Bacalar bir başka tüter yakında..
.
Canlanır topraklar geçince kışlar

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

Şiirin Hikayesi:

Benim bir arkadaşım var.

İlkokul arkadaşım, çocukluk arkadaşım. Severim kendisini. Akrabam da olur.. Öyle bir beyin var ki bir duyduğunu asla unutmuyor. Bu gün söyle 30 yıl sonra noktasına virgülüne kadar şakır şakır saysın.

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

Köyüme şiir yazmadan olur mu?
Doğduğumuz, büyüdüğümüz, çocukluğumuzun geçtiği yer unutulur mu?
Hani bülbül dermiş ya "İlle vatanım, ille vatanım" diye.
-
Sonra serbest bırakınca gitmiş bir çalı dibine konmuş.
Aşağıdaki şiir "BENİM KÖYÜM"e ithafımdır:

Devamını Oku
Yerliköy Bizimköy

Bazılarınız belki hatırlamazsınız da; bizim öyle rengarenk oyuncaklarımız yoktu.

Büyüklerimiz de pek oyuncak yapmazdı, hele hele çarşıdan-pazardan hiç alınmazdı.

Oyuncaklarımızı kendimiz yapardık. Mehmet (Zobu) (29 Mart 2017 tarihinde 91 yaşında vefat etti. Mekanı cennet olsun) (Akderviş) Amcam’ın usta sandığından “ÖDÜNÇ” aldığımız testere ve keserle ağaçtan traktör ve araba (römork) yapardık. Keserin ağzını mı köreltirdik bilmem, amcam genizden konuşmasıyla “Eşşek herifler gene mi benim aletleri ç/aldınız?” der, bize kızardı. Amcam ustaydı. Köydeki eski ahşap evlerin belki yarısını o yapmıştır. Çevre köylerde bile ev yada başka binalar yapmışlığı vardır.
Bu arada şunu anlatmadan geçemeyeceğim:

Devamını Oku