Yer dinler gök susar Şiiri - İlyas Kaplan

İlyas Kaplan
682

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Yer dinler gök susar


ey benim minarem
gökkubeye edeple uzanan nazeninim
itaate çağıran şaheserim
boyun eğişle yücelen elifim
Allah bir diyenim
yerden duaları toplayıp göğe eriştirenim
gökten rahmeti alıp yere serpiştirenim
bilalin emanetini bağrında gizleyenim
sağırlaşmasın diye kalpler gizlediğini beş vakit seslendirenim

C*

ey benim minarem
müminlerin gönlünde sevginle, semasında çağrınla yükseldin
sen ki sinanın elinde nakış nakış işlendin
şehirlerin siluetine Peygamber özlemiyle döşendin
Peygamberin mübarek kalbinden geçeni semaya ulaştıran
yer ile göğü yol yol birleştiren
sendin minarem

C*

ey benim minarem
sen de olmasan
şehirlerimizden yükselen her taş kibrimizin boyunu arttıracak
yüzümüzü kızartacak, utancımızı katlayacak
sen göklerimizi süslemesen
gözlerimiz zulmet kulelerine kasvet tepelerine mahkum kalacak
sen ağartmasan semalarımızı karanlık yolumuzu kapatacak
taş yüreğinden suzişli nağmeler doldurmasa kulaklarımızı
halimiz nice olacak

C*

minareler göğe uzanan ellerdir
yalvarırlar arzın sahibine dimdik ayakta kalmak için
minareler okşar göğün saçlarını
güneş ışıklarını dağıtırken
vuslatın heyecanını yaşamaktır göklerin zirvesinde
sessizce beklerler sabahı
heyecanla uyanırlar saba hüseyni ve dilkeşhaverana
ücra bir yerde saklanan
en güzel nağmedir gönüllere dolan ve coşturan

C*

hazların en tanıdık olanıdır geceyi delen sesler
bir Allahüekber sesi ile silkinir gece en koyu yorgunluklardan
buram buram yükselen ulvi bir nida
lahuti bir seda ile gelir kendine gündüzler
ezan-ı Muhammedi yankılandıkça
minarelerden uykusu çekilir göklerin
gönüllerde yanan ateşin alevi körüklenir
pası silinir en koyu kalplerin
arz u sema inler o soluklarla

C*

nice cansız sütunlar ezanla şahlanır
tevhid şahadetle izahlanır
şehrin siluetini süsleyen estetik abideler
taşı mana yapan muhteşem bir sanattır minareler

C*

uzak diyarlarda tanıdık bir ses aradığınızda minarelerden yükselir ezan sesleri
gizlice özlediğiniz sıla akşamlarına davet eder sizleri tarihin en canlı şahitleri
kalkar aradan yüreklerin gurbetliği
gurbet ezan-ı Muhammedinin yankılanmadığı yerdir
gurbet minarelerden mahyaların ve şerefelerin yanmadığı yerdir
gurbet uzak iklimlerin ta kendisidir

C*

göğe yükselen kalem gibi zarif minarelerin üzerine vurur öğle güneşi
müezzin başlar uşşak , hicaz makamından çağrıya
kurtuluşa davet eder insanlığı
özgürlük sadece Rabbin huzurundadır
minarelerden yükselir özgürlüğün heceleri
seslenir beş vakit kalplerin nazlı çarpışlarına
seslenir kendince minareler güneşin tam tepeden arza bakışında
yer dinler gök susar
sadece ezanlar konuşur minarelerden
ezanlar minarelerden doluşur gül yanaklı zamanlara
aşikar bir zamana medyundur minareler
aşikar vakitlere kenetli

C*

ikindi vakitlerinde
rast makamında yankılanır minarelerden ezan-ı Muhammedi
yüreğin tam ortasında gül kokusu bırakır sanki ,hicaz makamı
alır götürür sevilen ve özlenilen sevgililer sevgilisinin yanına
minareler aşkın en yücesini fısıldar maşukların kulaklarına
ondan duyulur gül kokulu çağrısı, efendiler efendisinin
ondan duyulur tekbir sesleri
sanki zaman asr-ı saadete kenetli
sanki minarelerde bilal-i Habeşinin tanıdık sesi

C*

minareler ki, ayna tutar nazargahına kalplerin
minareler dokunur usulca geçmişe kilitlenmiş ruhlara
ruh huzura erer ezan sesleri yankılandığında
güneş vedalaşırken gündüzle
segah, eviç ve acemaşiran yankılanır minarelerden
tanıdık gecelere selam eder sanki yıldızlar

C*

uzaklıklar yakındır artık
eksiklikler tamam
dinlendirmeye dünden meyillidir minareler yorgun akşamlarını
yatsı vakitlerinde minarelerden
hicaz, uşşak ve bayati yankılanır
gecenin sessizliğine verir yerini minareler
gökyüzü ile sessizce sohbete eşlik eder
sabahlara kadar süren sohbetlerde

C*

uykuyu avutamayan yıldızlardan
gecenin koynuna saklanmaktan haz duyan aydan söz edilir
kürsü, pabuç, gövde, şerefe, petek, külah ve alemiyle minareler
bir elif gibi çekilir göğe
inci gibi dizilir aşıkların gönüllerine
camilerin göğe uzanan elleridir minareler
ezan, sala, temcid, münacat, kaside, miraciyye
regaibiyyeler ile her vakit niyazdadır camilerin elleri
minareler gönüllerde yanan ateşin körükleri
minareler bir ömrün bitmeyen virdleri

C*

ey benim minarem
sana karşı olmak nemrutun safında olmaktır
sana karşı olmak babil kulesine alçalmaktır
sana karşı olmak firavundan emir almaktır
sana karşı olmak hamana taş taşımaktır
sana karşı olmak musanın ilahını yalanlamaktır
dimdik duran bir kölenin göğsüne kızgın güneşte büyük bir kaya bırakmaktır
bağrındaki emanete ihanet
bilalin sesindeki çağrıya karşı durmaktır
gökdelenlerle ezilen insanlığımızı bir kez daha ayaklar altına almaktır
sana karşı olmak Hakkı yalanlamak
sana karşı olmak Resulün kalbini kırmaktır

C*
(tertip)
redfer

İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 17.8.2017 16:17:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!