Yaşamaya Dair - Nazım Hikmet.... Bir Şiir / B ...

Sedat Demirkaya
137

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Yaşamaya Dair - Nazım Hikmet.... Bir Şiir / Bir Yorum

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.

Nazım Hikmet


YAŞAMAYA DAİR

Herkesin bir yaşama anlayışı vardır. Ya da yoktur da rüzgârın önüne kapılmış gibi, denizde bir kibrit çöpü gibi dalgalanmaya bırakmıştır kendini… Dilinde bir tekerleme: Mevla’m görelim neyler, neylerse güzel eyler…

Bizim kültürümüzde yaşamanın dünyevi bir eylem olduğu ve insanın ona kendi damgasını vurması gerektiği konusunda ilk ve en kalıcı şiir, Nazım’ın bu dizeleridir.

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

Yani, yaşamak ciddi bir iştir. Halı dokur gibi ilmik ilmik, desen desen, özene bezene ve aksatmadan…

bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Bu tür insan işinde gücünde, akşam erken yatan, sabah erken kalkan, kimseye karışmayan kendi halinde insan tipidir ki kimseye zararı olmaz. Çalışkan ve düzenlidir. Toplumun asıl çoğunluğunu bu tür insan, alt ve orta gelir grupları oluşturur. ‘Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl’ bu tür insanın hayat felsefesidir.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,

Yaşamayı ciddiye alan yiğit evlatlarımız da vardır. Onlar risk alabilenlerdir… Kendisi, ailesi ya da toplum için öne fırlayabilirler. Şehit olabilirler.

yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

Bu tür bir yaşam da saygıdeğerdir… Büyük yaşamak, insanı kahraman yapıp zaferlerle taçlandırabileceği gibi, gökyüzünde akan bir yıldız gibi “bir var, bir yok” da yapabilir…

yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Büyük olan ve büyük yaşayan bir başka insan ise bilim adamlarımızdır. Bilim adamları karanlığa karşı aydınlığın savaşçılarıdır. Tutkuyla bağlandığı bir araştırmanın peşinden bilme, anlama merakıyla yıllarını tüketirler. Onların buluşları adını bilmedikleri, yüzünü bile görmedikleri insanlara deva olacaktır.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

Yetmiş yaşında bir insanın zeytin dikmesi adını bile bilmeyeceği torunlarına yatırımdır, zira zeytin en yavaş büyüyen ağaçlardandır ve uzun ömürlüdür.

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

Çocuklara kalmasını da düşünmeyeceğine göre, insan neden zeytin diksin? Doğaya olan borcunu, bizi besleyen toprağa, kurda kuşa olan borcunu ödemiş olacaktır da ondan…

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

Ölüm, doğal bir sondur. İnsan, kolay kabullenemese de… Lakin hayatın sonsuz bir döngüsü vardır. Var olan hiçbir şey yok olmaz, başka bir şeye dönüşür olsa olsa… İnsan, kendisinden bir eser kalsın isteyecektir.

yaşamak yani ağır bastığından.

İnsan, yaşamak için, yaşatmak için vardır. Bu yüzden savaşlara, haksızlıklara, zulümlere karşı çıkar kendini bilen insan…

İnsan, yaşamak ve yaşatmak için vardır. Hayatı üretmek için vardır. Bu, yeni ve dünyevi bir ahlaktır. İnsana, topluma ve doğaya katkı yapmak, tükettiğinden daha çok üretmek isteği ve arzusu… İnsana, topluma ve doğaya yeni bilgiler, güzellikler, eserler ve çözümler sunmakla kendini görevi saymak… Bu ne yüce bir ahlaktır.

Sedat Demirkaya
Şiiri Değerlendir
  • Beyza Nur Yöndem
    Beyza Nur Yöndem

    gittikçe bendeki anısı artan, okudukça benim için yeni anlamlar kazanan bir şiir. manası derin ve çok güzel

  • Bülent Aydınel 1
    Bülent Aydınel 1

    Kutluyorum,saygılar sunuyorum...

  • Uğur Tülü 1
    Uğur Tülü 1

    Çok güzel bir şiir gerçekten, yaşamayı bundan güzel kelimelerle anlatılamaz zaten yüreğinize sağlık...

  • Cengiz Demir 1
    Cengiz Demir 1

    Yaşamaya Dair - Nazım Hikmet....

    Yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi mesela,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
    yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

    Yaşamayı ciddiye alacaksın,
    yani o derecede, öylesine ki,
    mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
    yahut kocaman gözlüklerin,
    beyaz gömleğinle bir laboratuarda
    insanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
    hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
    hem de en güzel en gerçek şeyin
    yaşamak olduğunu bildiğin halde.

    Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
    yaşamak yani ağır bastığından.

    Nazım Hikmet

  • Meryem Genel 1
    Meryem Genel 1

    Nazım Hikmet'in bu şiirini ilk defa okudum, güzelmiş.
    Yapmış olduğunuz yorum da güzel, anlamlı.

  • Serkan Erarslan
    Serkan Erarslan

    Yaşamak;tüm harabelerimize rağmen inadına gülümseyebilmek ve inadına yürümek sevdanın üstüne...Düşlerimize dokunmak inadına...

    Yüreğinize ve emeğinize sağlık…Kutluyorum sizleri…Bu güzel eserinizi tam puanımla listeme alıyorum…

TÜM YORUMLAR (6)