Yaşam bir aldatmaca mı? Şiiri - Mehmet H ...

Mehmet Halil
1192

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yaşam bir aldatmaca mı?

Doğaya sadece insan olarak geliyoruz. Suçsuz tertemiz… Zamanla suç makinesine dönüşüyoruz. Ve suçlarımızı affettirmek için tekrar tekrar suç işliyoruz.
İşte suçumuzu affettirmek için işlediğimiz suç! KURBAN.
Hayatımız hep paradoks… Yaşamın amacı bu zıtlıkları azaltıp mutlu olmak değil mi?
Haz almak için yaşamıyoruz mu?
Yaşamın amacı haz almak olduğu halde, cehenneme çeviriyoruz hayatımızı.
Kimi, haz almayı başka insanların emeğiyle kendilerine sırça köşk kurmak istediğinden, diğerlerini baskı altına almak için… Bir kısmı bu baskıya karşı kendini koruyabilmek için…
Çatışma alanı doğuyor böylece… Topraklara sınırlar çiziliyor. Sınırlar içinde ayrı kimlikler oluşuyor.
Hırslılar, üstünlük sağlamak isteyenler, bütün hedefleri üstün olmak için gecelerini gündüzlerini katarak bu amaç için yaşıyorlar…
Mutluluğu insan sevgisinde, doğa sevgisinde arayanlar, doğanın verdikleriyle yetinmeye çalışanlar, başka insanları sömürerek mutlu olunamayacağına inananlar, maddi zenginliğe fazla değer vermeyenler, günlük yaşamını sürdürmekle yetinenler hep kaybediyor…
Maddi zenginlik arzularının insanları nasıl kirlettiğini, nasıl insanlıktan çıkardığını gördükçe, onlardan ayrı bir kimlikte var olmaya çalışıyorlar…
Ancak güçlülerle baş edemeyeceğini gören hem zayıf, hem de maddi zenginlik hırsı içinde olanlar da, diğer zayıfların içinde kendilerine ayrıcalık edinmek için, ayrı kimlik edinmeye başlıyor… Böylece çıkar peşinde olanların piramidi oluşuyor…
Bu piramidin oluşması ve korunması, gelişmesi için, insanlar farklı kimliklere bölünüyor, birbirlerini suçlamaya başlıyorlar,
Birbirlerine kara damgalar vurup, köşeye sıkıştırarak, kimliklerini güçlendirmeye çalışıyorlar… Ne yazık ki, Egemenlere karşı oluşturulan kimlikler de böylece parçalanıyor. Egemenler imkanlarıyla bu bölünmeleri körüklüyor, çünkü yönetimleri onlar zayıfladıkça güçleniyor, karları artıyor.
Sonuçta güçlenmek için oluşan kimlikler yine zayıflıkların sebebi oluyor.
Baskıya karşı özgürleşme arzuları, yeni kimlikler içinde, yeni baskı araçlarına dönüşüyor… Ailede bile bu kimlikler nedeniyle özgürleşme olamıyor… Evlilikler gençlerin istediği gibi olmuyor… İnançları istedikleri gibi olamıyor… vs…
Dini bölünmeler, mezhep ayrılıkları, siyasi ayrılıklar, ırk ayrılıkları hepsi güçlenmek için ayrı bir kimlik olarak ortaya çıktığı halde, insanlar yine en büyük zararı bunlardan görüyor… Sonuçta işlenen sınırsız ‘günah’lardan sözde ‘korunmak’ için ibadetler uyduruluyor.
Hakkı verilmeyen, insana sadaka vermek, işlenen bütün günahlara karşı, dinin kurallarını kabul etmek ve cezaları bilinmeyen bir adrese havale etmek, kolaycı insanlar için cazip geliyor…
Doğada insanlardan başka var mı kurban kesen canlı? Kefaret ödenmek yalnızca insanlarda var… Niye sömürü çarkının mekanizması oldukları için sürdürülüyor…
Bir canlı bir başka canlıyı yok ediyor… Hadi ‘kurban’’ inancın sonucu, ya savaşlarda öldürülen insanlar,
En çok dini inançlar nedeniyle savaş çıkıyor en çok dini sebeplerle insan boğazlanıyor…
Yağma, talan, tecavüz, baskı, sömürü, kadın sömürüsü hep dini sebeplerle…
İnsanların damgalanması, karalanması, yabancılaştırılması hep sömürü için değil mi?
İnsanlar tanımadıklarından hep korkmuşlardır. Onun için insanlar birbirinden koparılıp yalıtılarak, tehlikeli varlıklar olarak tanıtılarak, korkutulup birbirine karşı düşmanlaştırılarak egemenliklerini sürdürenler, kendi aralarında aynı ayrılıkları yapmıyorlar.
Doğanın yasalarına itibar etmeden, karşıt düşüncelere karşı, aynı yanlışlarla cevap verip zafer kazanacağına inanmak en büyük aptallık, en büyük yenilgidir.
Spinezo, ‘’Doğa asla kavimler, milletler, sınıflar zümreler yaratmaz, sadece bireyler yaratıt’’ demiştir. Diğer bütün kimlikler uydurmadır.
Kimlik denilen şey hukuki bir varsayımdır.
Bütün bu kimliklerden sıyrılıp, yalnızca insan kimliği kaldığına, işte en büyük bayram o zaman kutlanacaktır. Hepiniz sağlıcakla kalın.

Mehmet Halil
Kayıt Tarihi : 2.12.2013 01:08:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!