Yaradan'a Mektup Şiiri - Gökhan Yıldırım 2

Gökhan Yıldırım 2
18

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yaradan'a Mektup

Tez geçti asr-ı saadetim, bir düşüş kadar tez
Birkaç dize sığdırıp yolcu ettim çıkınla
Dökecek su yoktu ardından; bu, kuru bir terk ediş
Birkaç damla yaş birkaç el ediş....

Varlığım gölgeye muhtaç, tohumlar toprağa
Cehennem kusmuş günahları, cennet niyetleri yutar
Gençliğim boyun eğer ihtiyarlığa aman dileyip
Bilseydim kıyardım geç olmadan bu cana
Kıyardım bir şiirle satır satır.

Ne olurdu doğmasaydım, dünya bihaber benden
Yaşamasını bilmeden yürümüş ayaklarım
Bana mı sordunuz çiçekler, kokarken burnumda
Ya da ay, güneş bana mı sordunuz saplarken ışığı karanlığa
Ve sen saçlarım, zamanın kokuşmuş kaydı
Bir sual etmedin biriktirirken çektiğim ahı.

Düşüncelerim yalnızlığa yaraşır, yalnızlık bana
Evet yalnızım, bir damla ben kadar
Kulaklarım kabarır kirli çınlamalarla
Adımı bilmiyorum kim koydu, ya da var mıydı bir adım
Bir adımla düşmüşüm ateşe küller benim eserim

Her dağın ardında bir umut bilip mekik dokurum
Bense bedbaht, aciz, zavallı bir kulum.
Ey kan! Korkutamadım senin gibi akıp giderek
Belki terk edişim beyaz olduğundandır hayatı
Kavuşmamsa kızıldır, kandan da sıcak
Akar göğse keskince bir küfür gibi yararak.

Pişmanlığı beklerim çalar diye kapımı
Toprak kokusu pişmanlık, ölüm kadar derin ve serdengeçmiş
Şükrederim ''Bugün de yaşamadık Ya Rab!''
Yaşamak, bitirmektir hayatı kestirip atıp
Aman! Gecinden gelsin yaşamak, bitmesin bu tatlı zulüm.

Bir şeyler var, varlığa dair ve gürültülü
Bakır kaplarla çalkalanmış, dövülmüş köpüklü
Tarak tutmayacak kadar seyrek sövüşler
Şimşir tenime eser, tokat gibi tahrik eder.

Gidilecek bir yol ver Ya Rab! İster çakıllı ister asfalt
Ayak bende göz bende dinleniş de
Kılavuzum aşktır yolma kokusunu çiçeklerin
Küflü niyetlerim döndürmesin bu seferden

Bir ikindi vakti anladım otuz çınar devirmişim
Kim dikti bu tohumları, sulayan kim
Ve kuru yapraklar... Yaşamın buruşuk saniyeleri
Akıyor tenimden gençliğimi süpürerek.

Ne öncem var ne sonum, ne var ne de yokum
Bir hiç kadar etmedim ne azım ne de çoğum
Kızma Ya Rab intizarım banadır
Ölerek yaşamak ancak bana yakışır.

Ellerimde sıcak bir sela kokusu çırpınır
Musallaya dayanıp titretirim Mikail'in borusunu
Öleceğiz içtiğimiz yaşamak bitince
Ya zehir varsa içtiğimiz her şeyde!
Belki de ölüyüz bir kadeh dudak içinde.

Gidiyorum, ardıma bakıp da gidiyorum
Çoktan uzaklaşmışım yolduğum gençliğimden
Testim, sızdırarak ağlıyor, güneş damlatır toprağa
Bilmek istemedim her şeyi, duymak da
Koptu takat kırk katır yorgunluğunca dinlenişten
Kopmuş yine bir çiçek, kokmaya hasret ölecek
Tarih yok, imza yok, adres de
Gönderen ben okuyan Sen'sin Yaradan!

Gökhan Yıldırım 2
Kayıt Tarihi : 3.4.2019 15:06:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!