Balık mevsimi açılıp balık tezgâhlarına hamsi düşmeye başladı mı gözlerimin önüne gelip yerleşen ilk resim kuzinesinin (kendisi öyle derdi; “kuzinem”) başında hamsi kızartan rahmetli annemin hayali olur.
Annemin hamsi kızartmada kullandığı ve bu iş için zaman zaman mahalleye bakır kapları kalaylamak için gelen gezgin kalaycı esmer vatandaşa özel olarak sipariş verip yaptırdığı bir tel ızgarası vardı. Uzun, ince...
Hiç üşenmez oturur başına kuzinesinin, odun ateşinin közünde bir seferde bir kişilik pişirilebilen o ızgarayla koca bir horantayı (koca koca adamları, hanımları) hamsiye doyururdu.
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..



