Vuslat Yolunun Yolcusu

Abdulnasir Kımışoğlu
22

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Vuslat Yolunun Yolcusu


I.
Gözlerin hâkim olduğu gönül mahkemesinde
Hakkını savunamayan bir sanık olarak
Sükûtun ikrarına terk ettim
Bahar kokan duygularımı…
Ve sana
Hasret fısıldayan kelimelerle
Kadife kokulu mektuplar yazdım…

Viran olmuş diyarların
Kuytu köşelerinde sayıklarken ismini
Yaralı ve hüzünlüyüm sadece…
Ve ruhum,
Eskisi kadar cesur değildir artık.
Mahrem duyguların hicabında
Ürkekliğini korurken yüreğim
Mahcubiyet duymayan azgın bakışlar
Kırdı cesaretimi…

Haramın azade, helalin derdest edildiği küflü sokaklarda
Ne istediğini bilmeyen şaşkın kalabalıklar var ya
Muhammedi caddeleri harabeye döndürdü…
Tarumar edilmiş duyguların kırık dökük hüznünde
Bir avuntudur şimdi, dinlediğim gönül şarkıları…

II.
Duru bir çağlayandır,
Çağlayandır ebruli bakışların…
Bakışların ki sevince yeşeren bir bilinmeyen…
Ve insan
En çok da bilinmeyende kaybolur…

Sakın dünya gibi olmasın gözlerin.
Dünya ki;
Hicabını yitirmiş harami rüzgârların kasıp kavurduğu
Ve uhrevi sevdaların mahzenlere çekilip
Terki diyar eylediği sürgün yeridir artık…

Ey gönlü gül kokan zerdali
Ey sürgünü zamandan yiyen güzel
Şimdi hangi gönülde ağlıyor hislerin
Hislerin hangi günahın tövbesinde kim bilir
Oysa ne de zarif seviyordun…
Ve sen zerdali;
Sen bu dünya için fazla güzel fazla zarifsin…

Gamzelerin şafağında
Edalı tebessümlerin vardı ya
Hepsini gönül bahçemde suluyorum tek tek
Solmasınlar unutulmasınlar…

Aşk bize göre değil miydi zerdali
Bunu bize çok gören kim
Bizi diyar diyar sürgün eyleyen kim
Hâlbuki biz aynı memleketin yolcusuyduk…

Revan olduğumuz memleket kokan yollarda
Seyyaledir artık hayallerim…
Ve deli dolu halimle,
Aşk vadisinden hicran taşıyorum şimdi…

Vuslatı bize çok gördüler ya zerdali
Hayallerle avunun dediler…
Ayırdılar bizi, ayırdılar
Zerdali…

III.
Damarlarında hüznün dolaştığı bir kalp yanında
Sevdadan bahsetmenin ne kadar yakıcı olduğunu
Merhamet yağmurlarıyla ıslanmış gönüllerden başkası
Anlayamaz zerdali

Vuslatını arzu ettiğimiz duygular,
Hercai sözlerin neden olduğu yaralarda
Divane bir sızıdır artık…

Ve ben
Efkâr yüklü tiryaki düşlerle,
Gecenin deminde yol alırken usul usul
Sonbaharı yaşayan gönüllerden,
Beytü’l gazel mısraları dinliyorum…

Ümit ettiğim mutlulukların
Gelmeyeceğini bildiğim halde beklemek
Elbette acı veriyor fakat
Gelişini hayal etmek dahi bir tesellidir.
İmkânsız olana meylimin nedeni de budur…

Ey masallarımın diyarında yaşayan zümrüdü anka
İzlerin islere karıştığı şu ahir zamanda
Mülteci eyleme gönlümü
İz bırak ardında…

IV.
Vuslat yolunun yolcusu,
Seher vakti kadar güzelsin…
Ve ey güzel
Umut denilen şey yorulur mu bilmem ama
Gönlünü koklayıp da ölmek isterim
Ve der misin bir gün
İşte geldim…
İşte geldim…

Nisan / 2019

Abdulnasir Kımışoğlu
Kayıt Tarihi : 12.5.2019 01:50:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!