Yusuf Saygılı - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı


Yusuf Saygılı Kısaca bekarım hiç evlenmedim . Gülmeyi aşırı çoooook fazlaaaa seviyorum ve insanların tüm haksızlıklarına çıkarlarına yalanlarına iki yüzlülüklerine hainliklerine inat gülmekten başka kendime alternatif görmüyorum çünküüüü her kötülüğe her kötü insana karşı bir başkaldırış meydan okumaktır gülmek benim için çünküüüüü güldükçe kahkahalarla saniyelerimi dakikalarımı saatlerimi günlerimi haftalarımı aylarımı yıllarımı onurlandırıyorum ( bu dünya içinde iyikiiii varım ) değerimi bilmeyenler utansın :) Ayrıca ortaokuldan bu yana yazdığım 2127 den fazla yazım var ve çoğuda mizahsal komik yazılar . İçlerinde çok az genel olarak insanların haksızlıklarına çıkarlarına ve yalanlarına dair eklediklerim var . Ama ben ne kadar yazarsam yazayım aynı düşüncelerde insanlara rastlamakta zor çünkü insanların iletişimide paylaşımlarıda hep kendi öz çıkarlarına dayanıyor , hal böyle oluncada sorularda cevaplarda bir yerde tıkanıyor , vakti zamanında bende buraya yani kendisi hakkındaki bölüme yazdıklarımdan bir sürü eklediklerim oldu ama sonradan farkına vardımki yazdıklarımı kopyalayıpta kendi arşivlerine alan bilgi hırsızı çooook oldu . Kendi içlerindeki pozitif cevheri çıkarmayı başarabilende günümüzde pek kalmadığından ve hayatlarını sadece çıkara bürümelerinden dolayı tam anlamıyla iletişimide sağlayabilen yok varsada çooook az işteeee . Kimse doğallığı yada gerçek anlamda kendisi olmayı tercih etmiyo yada menfaatleri sadece kendilerine başka birini bulane dek . Günümüzün gerektirdiği en büyük sebep pozitif iletişim olması gerekirken insanlar malesefkiiii işlerine sadece geldiğinde bunu kullanmayı tercih ediyor . Kimse karşındakini gerçek anlamda arkadaş dost olarak kazanmayı değilde hep bir başkasını unutma adına diğerine sarılmaya çalışıyor . Konuşmayı yada gülerek neşeyle paylaşımları insanlar suçlar olmuş , Evet insanlar o kadar çok anlaşılmayacak kadar karmakarışık varlıklarkiiii tam anladığımızı sandığımızda karşı tarafın çıkarlarına yada yalanlarına şahit oluyoruz . Herkesin doğru insanlara rastlayacak kadar çooooooooook şanslı olması dileğiyle , saygılarımla yusuf saygılı. ( Tüm yazdıklarımı okumayıp tembellik yaparsan anlayamazsın beni ) PROSPEKTÜSÜM .. ADI- Yusuf.. SOYADI - SAYGILI.. DOĞUM YILI -1978.. MEDENİ DURUMU - Bekar , hiç evlenmemiş. ADRESİ- Bursa BURCU-Koç ( the orjinal ) TELEFONU- ... GENETİK ÖZELLİĞİ-Vejeteryan ve açık sözlü , doprayım anlayacağınız . Saklamam hiç bir şeyi aklıma ne gelirse direkt söylerim yazarım önyargısızım ... UZMANLIK ALANLARI - Yürüyüş , spor , yazmak , gülmek , konuşmak .. MESLEĞİ - İnsan olmak , yani şu herkezin başaramadığı kriterdeyim , hele hele günümüzde sözde çıkarcı yalancı hainler bu kadar çokken insan olmayı başarmak yada insan olana rastlamak artık zor .. YAZDIĞI YAZILARIN TOPLAMI ... Ortaokuldan beri yazdıklarımın toplamı 2129 den fazlaaa , yüzde 95 i komik neşeli yazılar .. NELERİ SEVMEZ-Yalancıları hiç sevmem , sanalcılarıda hiç sevmem , İletişim adına doğru düzgün adımlar atmayanıda sevmem , yaz yaz nereye kadar deymi , konuşmakta lazım arada sırada :) Telefon icat edileli çoooooooook oldu ama bazılarının haberi yok galiba . Hala inadına taş devrinde yaşamayı tercih ediyorlar , iyi bari ateşde yakında kızılderililer gibi dumanla haberleşelim :) Aşırı kurufasulye yiyenleride sevmem :) Çünkü onlarda gaz çıkartmaktan başka bişeye yaramıyorlar , zaten ozon tabakası onlar yüzünden büyüdükçe büyüyor :) Mevsimler bile onlar yüzünden şaşırdı , gökyüzü ne yapsın , bir yamur bir kar hooopp aniden dolu , derken yazın ortasında şemşiye taşımak zorunda kalıyoruz :) Negatif ve önyargılı düşünceleri olanları , hainleri yalancıları çıkarcıları menfaat düşkünlerini asla ama aslaaa sevmem çünkü o gibiler boşa zaman kayıplarıdır ... HOBİLERİ-Gülmek gülmek gülmeeeek , sen anladınmı okuyucu :)) EN SEVDİĞİ SÖZ - Pozitif iletişim herşeydir . EYLEM BİÇİMLERİ-Yazar , yazdırtır:) cevap verir , cevap yazdırtır :) Acayip durdurak bilmeden konuşur buda yetmez karşındakinide konuşturur:) Bıdı bıdı bıdı kafamız şişene kadar :) Daha ne istiyorsun :)) EYLEM SONUÇLARI- Ansızın kendisine bağlar :) Hatta buda yetmez bağımlılık yapar:) Merak ettirir, meraklarını giderir:) Söyler , itiraf eder , neyse o işte anlasana :)) EN ÇOOOOOK SEVDİĞİ ŞEYLER- Değer görmek , değer vermek , el üstünde tutmak , onurlandırmak :)) HİÇ SEVMEDİĞİ ŞEYLER- Yalnızlığı hiç sevmiyorum , evlensemde kurtulsanız benden :) Tabi tabiiii ilk önce hele şükür evleniyosun yusuf dersiniz , sonradaaa üzülürsünüz koskocaman bir hazineyi kaybettiğiniz için :) Ama siz bayanlar hep öyle değilmisiniz ? Kaybettikten sonra anlıyosunuz hatalarınızı yada değerimiii :) NELERE EN ÇOOOOK GÜLÜYORUM - Naz kapris yapan bayanlara acayip çok fazlaaa gülüyorum (bir bayanın naz yada kapris yapması mutluluğunu neşesini ertelemektir bence ) Çok zenginlerede acayip fazla gülüyorum sanki sahip oldukları herşey ellerinin altında , sanki hergün yatlarıyla uçaklarıyla arabalarıyla gezebiliyorlar, bence mutsuzluk herşeye sahip olmaktır . Bide iskeleden denize kendisine bile haber vermeden atlayıp , denizle iskele arasındaki hava boşluğuna kapılıpta okjisensizlikten boğulanlar varya onlarada çok gülüyoruuum :) Attığı yalanlara yuttuğumu sananlarada çok gülüyorum :) Çekinenlerede çok gülüyorum , arasammı aramasammı yusufu diye düşünenlerede çoooook gülüyorum:)) Günlerini aylarını yıllarını önyargılarla boşu boşuna harcayanlarada çok gülüyorum :) DİNLEDİĞİ MÜZİK TARZLARI- Chillout , slow , pop, rap,sountrack kısaca kulağa ruha kalbe güzel gelen her türlü müziği dinlerim :) Ama en çok yabancı müzik dinliyorum . ................. 2016 yılında boşanma sayısı 126 bin 164 kişi olmuş . 2019 yılında ise boşanan çift sayısı 155 bin 47 olmuş demekki hala insanlar karşısındaki insandan kalp ruh saygı neşe bağlılık aramayı hep gözden kaçırmış . Zaten evliliği aşkı birlikteliği ev araba iş ve ve buna bağlı maddiyata bağlayanlar daha başlamadan kaybettiler ama kaybettiklerini anlamaları sadece uzun sürdü , çünkü onları ayakta asıl tutanla yanyana getirenin kalpleri ve ruhları olduğunu anlayamadılar . ................. EROSTAN YUSUF SAYGILIYA Önceden dünyamız bu kadar çirkinmiydi be yusuf ve prenseslerde bu kadar çok yalnız , sen ne yaramaz ve sevgi dolu bir çocuktun , ve halada öylee , bunu nasıl yaptın ! nasıl cesaret ettin bilemiyorum ama sen benden oklarımı çaldığında omuzlarım düştü be yusuf , ve ilk defa kapandı kanatlarım , ama işte o zaman anladım görevim aslen aşka hizmet olsada eskisi kadar aşka değer vermediğimi , yoksa sen bende oklarımı çalamazdın deymi yusuf !!! EVET EROS EVEEEEEET , SEN HİÇDE HAK ETMEDİKLERİ HALDE ONA BUNA OKLARINI SAPLAYIP BİRBİRLERİNE EMEKSİZ AŞIK EDERSEN OLUCAĞIDA BUYDU , HANİ AŞK EMEKTİ HANİ SEVGİ DEĞER VERDİĞİN KİŞİNİN EŞ ANLAMIYDI , HANİ UĞRUNA SAVAŞANLAR HANİ ÖLENE DEK SADIK OLANLAR , SENİN GÖREVİNE HAK ETTİĞİ DEĞERİ VEREMEMEN İLİŞKİLERİN KÖKÜNE TURUP SUYU SIKTI , SENİN YÜZÜNDEN AŞKTAN ÖNCE PARA MADDİYAT GELİR OLDU , SEN NASIL OLURDA AŞK DENİLEN MUCİZENİN MADDİYATLAR KARŞISINDA DİZ ÇÖKMESİNE SEBEP VERİRSİN , NASIL OLURDA AŞK DENİLEN YÜCE DUYGUYU HAK ETMEYEN AĞIZLARDA SAKIZA ÇEVİRİRSİN , SUSMAAA SÖYLEEEE CEVAP VEEEEEEER ! ..................... HERKES DİĞERLERİ GİBİ OLMAK ZORUNDA DEĞİL Burda yada normal hayatta , dışarda nedeeen herkesin herkes olmasını hala bekliyor bu insanlar anlayamıyorum , niye diğerlerine benzemek zorundayız hem mecburmuyuz bu kadar yanlışların içinde , ne yani her öğretilenler doğrumu sanki yada her paylaşılanlar yansıtılmaya çalışanılanlar , madem doğru madem doğru olma olasılığı yüksek o zaman neden hala insanlar hatalar yanlışlar yapıyorlar neden önyargıların bile hala sonu gelmedi dünyamızda . Hala insanların kadın erkek ayrımı yapmadan kişiliklerine saygı duymayı başaramaması bile tuhaf değilmi aslında , insanların zaten başka şehirlerde başka statülerde bambaşka aile yaşantılarında olsada kurallar toplum için standardı sağlasada uyum konusunda malesefki insanlar bunlara bile uymayı doğru düzgün başaramıyoken neden kalp ruh kişilik arasında hep bocalıyorlar . Hayata dair yaşamımıza dair doğru olan herşey zaten doğuştan vijdanen içimizde yokmu . İleşimde dahi insanlar yer konum yaş boy bos evli bekar zengin fakir diye birbirlerini hala ayırırken doğru olan herşeyin bilincine neden hala varamıyorlar . Nedir benim bile anlatmaya çalışıpta uygulamaya geçirtemediğim güzel olan yararlı olan iletişimin bile tıkanma ve bitmesine neden olan sebepler. Neden insanlar hatalarını yanlışlarını önyargılarını keşkelerini hep yaşlanma evrelerine taşımak için hala zamanlarını boşa harcama derdindeler . Herkesin en azından parmak izi bile farklıyken başkalarına benzeme çabası neden . Asıl farklılıkların çekim yasası oluşturması gerekirken çoğunluğun hala bunları bile düşünememesi hak verememesi oralı olmaktan kaçması neden . İnsanlar nasıl oluyorda gerçekten insan olabilme vasıflarını yerine getirme konusunda hala yetersizler , oralı dahi olamamaları yok saymaları offfflamaları puflamaları can sıkmaları yada kendi yanlışlarını bile inkar etmeleri ne tuhaf . Dünyamız bu kadar güzel harikayken hatta diğer gezegenlerden farklıyken nasıl oluyorda bu asıl gerçekler bile insanların başkalarından sıyrılma azmini onlara yaşatmıyor . Herkes birbirine benzemekten ve sevenlerin bile birbirlerine çıkarsızca sarılamamalarından dolayı aşk bile isyan eder hale geldi . Baksanızya dünya bile o kadar yıldıkiiii içinde yaşayan insanların kendisine bile zarar vermesinden depremler kirlenmeler , benzini gazı taşı madenlerini yonta yonta mahfettiler , kıtalar bile insanların bu çıkarları yüzünden birbirinden ayrıldı , dünyamız bile kayıtsız kalamadı insanların bu düşüncesizliklerine . Hani insanlar her güzel giden iletişimde , evlilik ve aşkta birden bire ani negatif haksızlıkları yaşaryaaaa işte bu insanların içinde kökünde neden var . İnsanlar varoluştan bugüne , nedenler niçinler o kadar çoook çoğaldıki , bizden çıktı artık bu yanlışlar dünyamıza ve diğer canlılara bile zarar vermeye başladı . Herkes artık yaşadığımız gezegeni bile inkar edip kendi dünyasında başrol oynamayı seçsede ( diğer canlılara yada figüranlara aldırış etmeden ) çıkarları doğrultusunda düşüncesizce herşeyi harcadıkları bitirdikleri gibi bizlerinde sonumuzu getirmeye çalışmaları haksızlık işte . Doğru insanlara bile rastlamak günümüzde o kadar zorlaştıkiiiiii piyongodan büyük ikramiyenin bize çıkması ne kadar imkansızsa işte o kadar zoooor artık insan gibi bir insana rastlamak . Kısacası sevdiklerinizi arkadaşlarınızı dostlarınızı değiştirmeyi bırakın artık bırakında insanların farklılıklarının farkına varıp farkındalık yaratın , tabiki yanlış olan herşeyden sakının ama size değer verenleri bırakmayın aslaaaaaa SAYGILARIMLA YUSUF SAYGILI ( Pozitif iletişim herşeydir ) ........ GERÇEK AŞK KİŞİLİĞİNİ BELİRLER İnsanlar o kadar çok anlaşılamayacak kadar karmakarışık varlıklarkiiii her nedense insanlıklarından önce kişiliklerini karşısındakilere başkalaşıma uğratarak onu elde etmek için elinden geleni yapmaya çalışırlar , o yüzden yalancıysa doğruları oynamaya çalışırlar çıkarcılarsa ondan maddi bişiler elde etmeye çalışırlar , yanlış kişilersede sanki ondan başka o kadar doğru bir insana rastlayamacaklarını düşündürürler ve butür tiyatro elde etme duygusu içinde olanları zaten bi tek geçen zaman ortaya çıkarır , bu yüzden her sanılan aşk gerçek değildir. Bu nedenle aşklarda ilişkilerde evliliklerdede zaman geçtikçe insanların gerçek yüzü ortaya çıkar ve sonunda karşısındakine şunları dedirtir .. Seni yanlış tanımışım.. Sen önceden böyle değildin.. Çok değiştin sen.. Eski sana ne oldu.. Biz önceden ne kadar çooook gülerdik deymiiiii .. Sen beni önceden el üstünde tutardın.. Bana daha çooook zaman ayırırdın.. Gözlerini hiç benden ayırmazdın.. Güzel iltifat dolu kelimeler havalarda uçuşurdu.. Beni uçan kuşlardan bile kıskanırdın ama şimdi hiç takmıyosun.. Dışarı çıktığımda bile mutlaka beni arar sesimi duymak için çabalardın .. Vs vs diyeeee eli kulağı gözü hep aşkla onla olurdu amaaa geçen her zamanda çoğu birlikteliklerde olduğu gibi ilgisizlik ve yalanlar ayrılığa neden oldu . Bunun nedeni sebebi artık kadın erkek ayırımından çıktığı için genelleşti büyüdü güveni ve aşkın anlamını her iki cins içinde yok etti . Aslında bu olağan yanlışlara karşı inadına öyle olmak zorundalarmıydı demek gerekiyor ama insanlarda bilinç yoksa boyun eğmek kaçınılmaz oluyor . Kısaca bir insan gerçekten sevmeyi başaramamışsa , gerçek sevgiyi elinden geldiğince kalbinden derinlerden gelerek hissettirememişse yada kişi karşısındaki birlikteliğine eskisi gibi pozitif duygular yaşatamıyorsa o ilişki zaten bitmiş demektir . Her ilişkide böyle sorunlar olur desede bazıları , normal karşılamak gereksede bazen , bunu telafi etmek için anlayış empati bilinç yoksa kadın yada erkek ne yaparsa yapsın boş aslında çünkü içten gelmeyen hiç bir şeyde insanoğlu başarılı olamıyor . İlla kişiler bir başkalarına yelken açtığında o kişiyle bir önceki arasında kıyaslamalar yapıyor ama çoğuda genelde pişman oluyor ayrıldıklarına , ona doğru dürüst zaman ayırmadıklarına , doğrusunun ne olduğunu bile bile yanlış yapan zaten bir tek insanoğlu değilmiiii ? Ve bunun kadını erkeği yok aslında . Peki nemi yapmak gerekiyor diğerleri gibi aynı hatayı tekrarlamamak için , kesinlikle ve kesinlikleee kişileri olduğu gibi kabullenmek başkalaştırmamak ve onun sadece ruhuna kalbine kişiliğine neşesine değer vermek gerekiyor bence , haricen diğer olan herşey gelip geçici olduğu için , bugün var yarın yok . Zaten bir kere bu dünyaya gelmedikmiiiii ? ve herkezin içinde doğuştan hücrelerine kadar sinmiş aşk adlı mucize yokmuuuu ? O zaman neden insanlar aşka hak ettiği değeri vermeyi bir tür başaramıyor . neden hala aşktan önce para pul ev araba geliyor . Aşk insanoğlunun bu dünyaya gelmesine sebep veren tek nedenseee bunu aşkmı mantıkmı diye ikiye ayıracak ihaneti yaşatmayın artık bu dünyaya , ya çıkarsızca aşka hak ettiği değeri verin yada kimselerin boşuna zamanını çalmayın . Ne demiş bunu yazan YUSUF SAYGILI ( Gerçek aşk senin kişiliğini belirler ) sen eğer aşk için çıkarsızca ruhunu kalbini tertemiz düşüncelerini adayabiliyorsan sevdiğine , aşk senden asla vazgeçmez , sonsuzluğa seni taşır amaaa sen aşkı önemsemez duygularını kalbini ruhunu dünya malına satarsan değiştirirsen sende diğerleri gibi bu dünyada sınıfta kalır başlamadan kaybedersin SAYGILARIMLA YUSUF SAYGILI Aşk sonsuzluğun tek anahtarıdır ( Y S ) Aşk tüm yanlışların içinde seni doğrulara götürecek tek pusuladır ( Y S ) ................................................................ İLETİŞİMDE GÜVEN DUYGUSU Bugün güven konusunu özellikle ele almak istedim çünkü doğru olan her kişinin bayan yada erkek sanal ortamda yada dışarda arkadaş dost olarak ele aldığı tanımladığı her kişiye herşeyi anlatamadığı söyleyemediği yazamadığı için hayatında biriken herşey zamanla kalıtsallaştığı için kişiler bile farkında olmadan yaşadığı her negatif şeylerin bilinç altı etkisinde kalıp hayattan kendisini soyutlaştırır hale geliyor , bu güvensizlik dediğimiz insanlığın başına bela olan önyargılar kadar kendisine başkalarına zarar vermeside aslında normalleşti günümüzde , daha doğrusu sırf bu yüzden kimse gerçek anlamda kendisi olmayı başaramadığı için karşısında kim olursa olsun yazısal yada sözel iletişime geçtiğinde hep bir kopukluklar yada yanlış anlaşılmalara vesile olmasını sağlıyor. Günümüzde haliyle insanların birbirine güvenememesi daha önce yaşadıkları yada etrafta duydukları her olumsuzluk bir adım geri atmasına vesile olsada hep acabalarla yaşar hale getirdi herkezi . Artık yalanların çıkarların boşa zaman çalmaların kadını erkeği olmadığı gibi çoğunlukta herkes tam anlamıyla mutlu olmadığını herkez biliyor zaten . Çünkü iletişimde güveni doğallığı gülmeyi yanında olduğunu her zaman hissettiremediği için insanlar içinde biriktirdikleri haykıramadıkları yada söyleyemediklerinden dolayı hep bir duygu durum bozukluğu yaşayıp kafasında herkeze oluşan soru işaretleriyle cebelleşir hale geliyolar . Tamam insan eşittir doğal bir varlık ama doğallığını yaş ve zaman ilerledikçe hep yanlış kişiler yüzünden kaybetmesi bir yana acaba doğru bir karşı cins ne zaman çıkar karşımıza düşünceside ister istemez oluşuyor haksızlıklar yaşayan tüm insanlarda . Hatta bu düşünceler çoğu kişiler için , buna bende dahil olmak üzere ( hiçmi yok doğru düzgün çıkarsız bir arkadaş dost karşı cins diye düşünüp bir gün ona rastlama umudunu hep iç dünyasında haykırır hale geliyor ) Hani boşver demekle yada herkez böyle diye isyan ederek onlara ayak uydurmakta yanlış haliyle fakat yinede yılmayarak doğru insana kavuşma umudu içimizde oluyor işte buda bizim galiba en büyük hayalimiz yada sorunumuz . Her ne kadar karşı cins olarak doğru kişinin doğru arkadaş yada zamanla dost olacağımız birisinin karşımıza çıkma olasılığı artı düşük olsada , yinede o kişi inşallah bir gün bir an önce çıkar karşımıza diyede dualarımızı meleklere yüce allaha haykırıyoruz . Aslında insanlar iletişimde önyargılarından ve çıkarlarından biii arınabilse eninde sonunda birisi karşımıza çıkacak ama , hani dilekler ve duaların aniden tutması birden kabul olmasıda çooook zorlaştığı için yinede psikolojik bazda kendimizi hayallere ortak ediyoruz . Zaten bir insan ne kadar iyi olumlu pozitif olsada iletişimde , karşımızdaki insanda aynen bizim gibi olamıyor , bunlara vesile veren en büyük gerçekte herkes aynı yerde aynı zamanda aynı kişilerle aynı şeyleri yaşamamasından kaynaklanıyor , bir insan ne kadar kime ne anlatırsa anlatsın yazsın konuşsun , empati yapamıyorsa ayırdığımız zamanda ansızın boşa gitmiş oluyor . Doğrusu olan nedir şu şu şu desem bile kişinin anlama yeteneği yoksa kelimeler yine bir yerde tıkanıyor . Doğru insan nedir diye yazmaya bu sefer çalışsam , yine birilerinin hak vermesi bir yana yazdıklarımı yada söylediklerim bir yere kadar geçerliliğini koruyor , zamanla insanlar neden değişiyor neden eskisi gibi herşey güzel olmuyor sorusunda gizli belkide asıl gerçekler ama doğruları uygulamada insanlar malesefki başarısız yoksa her ilişki her aşk her birliktelik ve evlilik dört dörtlük olurdu deymi ? Doğruları yada yanlışları öğrenme adına aslında zamanla başarıyla uygulayanda bizleriz ama neden doğruların devamını getiremiyor insanlar diyede düşünmeden edemiyoruz , zaman zaten yanlışlarımızı kafamıza vura vura bizlere anımsatmıyormu ? Tuhaf olan ilişkilerde aslında tek şey , hani bulduğumuzu sanıyoruz yaaa o kişiyi , işte neden o zaman birlikteliğin değerini bilmiyorda onu el üstünde ilk baştaki gibi tutamıyoruz . Yani herhangi bir haksızlıkta yada yanlış anlaşılmalarda neden direk silmeyi ve engellemeyi tercih ediyor insanlar . Bu dünyada en ufak yanlış yada hataları düzeltmesi için neden karşımızdakine zaman tanımıyoruz ? Yada madem seviyorsunuzdaaa neden sorunları birlikte aşmak için çabalamıyosunuz vs vs gibi azalacağına çoğalıyor hep hatalar .. Günümüzde bir insanı kazanmak ne kadar kolay gözüksede arkadaş olarak aslında kafa dengi aynı frekansta birisine rastlamak en zoru , hal böyleyken aklımızdaki ruhumuzdaki yada kalbimizdeki herşeyi dile getirememek neden zorlaştıda artık diyemiyorum çünkü önyargılar iletişimde her nedense hep galip geliyor . Niye insanlar şu ying yangı siyah beyaz algılayıpta her iyiliğin içinde biraz kötülük her kötülüğün içindede biraz iyilik vardır düşüncesini toptan değiştirip , tamamen o karanlığı yanlışları hataları önyargıları çekimserliği hayatlarında sonsuza dek yok edemiyorlar ? İllede düşüncelerimizi başkalarının hataları yada yanlışlarından dolayı kirletmek zorundamıyız ? Bakış açımıza dünyamıza yada tüm canlılara , eşit düşünceyle yaklaşmak ve onların en güzel en harika yönlerini görmek yada kalbimizle ruhumuzla yaklaşımımızla insanlığımızla kötü insanları doğru olana doğru yola sevk etmek yinede bizim elimizde değilmi ? . Biz istersek dünyamızda yaşamımızda çekim yasasını devreye sokup doğru insanın yada doğru insanların yanımızda olması için vesileler kazandırabiliriz ama bunun için kalpten ruhtan ve akılla beraber saf niyet lazım fakaaaaat böyle bir niyet kimde varki varsa hani nerde o kişiler ? Hani biri gider biri gelir düşünceside vardır yaaaa insanlarda , neden işte hayatımdaki asıl kişi o deyipte sonradan gitmesine göz yumarlar onuda anlayamıyoruz ? Hep derim yaaa aklın ruhun kalbin silme tuşu yoktur sadece görmezden geliriz yok sayarız diye , madem öyle o zaman sevdiğimizi tam anlamıyla istediğimiz gibi bir kişi haline getirme gücümüzü neden yok sayıyoruz ? Hatalar kim yapmadıkiiii bu hayatta , her konuda ? Hemen vazmı geçti sanıyorlar her biten ilişkiyi yada öylemi düşünmek düşündürmek istiyorlar ? Her ne kadar iki kişiden birisi karşı tarafı hemen haksızca silip atsada bu diğer kişinin yanlış olduğu anlamına gelmiyor sonuçta deymi ? Hataları kabul etmemek yada özürler dilememek sorunları kangıren hale getirsede ilişkilerde . İstesek herşeyin çözümü olduğunu biliyoruz . Bunu bile bile yanlışlara boyun eğmek aslında koskocaman bir kaybediş değilmi. Hani bu dünyaya geldiğimizden bu yana , çocukluktan ilkokuldan okul arkadaşlarından işten çevreden kimleri kimleri kaybetmedikkiiiii ? Artık çoğundan fazlası yok , herkezin farklı bir dünyası farklı bir yaşantısı var amaaaa sonuçta artık dünyamızda bizim için yoklar , hala bu yokluğa yok olmaya kaybetmeye neden meyilli peki bu insanlar , genetiğimizdemiiii var bu kaybetme duygusu ? Artık iç huzurunu kimse önemsemiyor sanırım , yada şimdiye kadar hayatında olan iyi insanları kaç kişi hatırlıyor , kaç kişi hala iletişimde ? Bizler başkasına güvenmek için birisini arıyoruz ama belkide kendi içimizden çoğu kendisine olan özgüvenini kaybetmiş . Yoksa bu kadar yanlış bu kadar hatalar yalanlar yok saymalar görmezden gelmeler olurmuydu ? Baksanızya önyargılar yüzünden iletişimi bile kausa dönüştürenler hergün biraz daha artıyor. Kısaca insanlar konuşarak iletişimden çözümlerden bile vazgeçmişlerse bunun sonunu bile düşünemiyorum artık. SAYGILARIMLA YUSUF SAYGILI ( Pozitif İletişim herşeydir )