Yıldırım Uzun Adlı Antoloji.com Üyesinin Hakk ...

  • Hüsamettin Sungur

    23.04.2020 - 14:53

    Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın
    23 nisan bayramınız kutlu olsun

  • Nazan Yinanç

    30.12.2013 - 10:21

    Yeni yıl yaşamınıza yepyeni güzelliklerle gelsin, yurdumuza ve insanlığa aydınlıklarla...
    Sağlıkla, esenlikle ve sevdiklerinizle birlikte olacağınız, özlediklerinize kavuşacağınız, müjdelerle karşılaşacağınız ve sevinçler yaşayacağınız, unutulmayacak bir yıl diliyorum. Sevgiyle ve dostlukla.

  • Eyüp Yıldızhan

    19.04.2012 - 15:35

    Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz
    Güneşe göç var da kalan biz miyiz..! ?

  • Ahmet Tahsin Çınar

    16.02.2011 - 00:15

    ANTALYA'DA İKİ ŞAİR


    Antalya' da Orduevi yanındaki Mavi Kitapevi'nde biraz heyecanlı bekliyorum. Yıldırım Uzun, uzun bir adam olmalı diye geçiriyorum içimden. Hayalime kendimce bir şekil veriyorum, ama tecrübeliyim diğer görüşmelerimden dolayı. Her şairin yazdıklarıyla özdeşir bir görünümü vardır. Ya pos bıyıklıdır devrimci gerçekçi şairler yada hiç bıyıksız; spor veya spora yakın giyinirler. İmge avcısı şairler estetik görünüme sahiptirler; imgeler gibi derin ve düşündürücüdür gözleri. Yıldırım Uzun'a da bir yüz yakıştırıyorum kendimce ve bekliyorum...

    Yıldırım Uzun'u 'Efkârnameler'le tanıdım. Fail-i mechul bir sevdanın peşindeydi; sevgiden hasrete, hasretten isyana, isyandan umuda uzun gidiş gelişler anlatıyordu. Kimi zaman bir meyhanede, kimi zaman Konyaaltı'nda yakamozlarla sakinleşirken bir gece vakti; aşkın fail-i mechulüne, bedduaya varamayan yakınmaların acıklı sözlerini atardı, balıklara yem diye.

    Ben merak ederdim.

    Sonra şiir dostluğu doğdu. Kendi ifadesiyle; beni düz yazılarımdan tanıyordu, yani hikayelerimden, hakverdim kendisine. Mavi Kitabevi bir hayli kalabalık, giren çıkan, kitap getiren kitap götüren genç yaşlı insanlar. Hiç birini benzetemiyorum. Antolojiden kopyaladığım Efkârname seri şiirini cebimden çıkarıyorum. Onikinci bölümde:

    'Ne garip değil mi
    Melodilerin kimliği yok, renkler evrensel
    Böyle zamanlarda
    Kalküta' da Tagore
    Amerika' da Steinback
    Güney Afrika' da Mandela olmak işten değil
    Her rengin tüm tonlarında insanım işte
    Bütün diller ana dilim gibi
    Ve tüm şivelerimle seviyorum seni'

    diyor Yıldırım Uuzun.

    Satırları okurken bir kişi daha giriyor kitabevinin kapısından, bu “o” diyorum içimden “uzun soyadını Efkârname'den alsa gerektir”. Soyadındaki gibi uzun bir adam değil Yıldırım Uzun, bir bunda yanılıyorum. Herşeyi ile şiirlerinin adamı. Doğrudan bana yöneliyor. Şaşırmıyorum, o an kitabevinde benden yaşlısı yok. Elini uzatıyor; saz çalar mı ki bu ellerle, hayır ud çalar diyorum ama sormayı da unutuyorum.

    Konyaltı'nda oturuyoruz, hava güzel, hiç içki içesim yok, efkârlı da değilim, hem efkarnamelerde hep yalnızdır Yıldırım Uzun, çay gelsin diyorum ama rakı hakkım saklı. Çayları içiyoruz. Sadece şiir konuşuyoruz. Bir ortak yanımız var; şiirde aşkı işlerken toplumsal sorunları da koyuyoruz satır aralarına. Ama şehirlerin kokuları gibi şehirlerin duyguları da vardır ve şiire yansır. Bozkır şairinde orman şiirleri görülmez pek, ya da deniz şiirleri, onlardan kavruk toprak kokan aşk şiirleri okur, hasretliklerde susuz bozkır gibi çatlarız. Kıyı adamlarında ise aşka gece serinliği eşlik ederken gündüz terinin duşlarla tetiklenen sabun kokusu da siner. İkimizde de bu ortak yönü step ıssızlığı doğurdu sanıyorum. Varlıkla yokluk, sevgi ile nefret, azimle yılgınlık, hem kalabalık hem ıssızlık.

    Deja vu Hüzünler

    Aylardan sürgün
    Günlerden isyan bir vakit
    Dokunma kederime / çek git

    Şiir kestim düşümün çeperlerinde
    Göğsümde pimi çekilmiş el bombaları
    Cebimde fahişe ayrılıklar
    Dicle gözlerimde tutsak
    Fistanıyla güneş yüzlü baharlar

    Ne çok kavgam var ısırgan otu gibi
    Amed' in ciğerinden Akdeniz' e dökülen Dengbej misali
    Beyhude

    Kaç tomar isyan döktüm secdeye, la ilahe illallah zamanlarında
    Sebat oldu direnişlerime adın ve ilhaktı ömrüme sevdan
    Gözlerimde yangın
    Yangında alev
    Alev ki derin
    Demir perde ülkeleri gibi isyandı o firuze gözlerin

    Yokluğun gayrimeşru ideler doğurdu içimde
    Ah bu anlar ne çok deja vu
    Ölüm değil, ayrılık bu
    Ölüm dediğin, ayrılıkta cennet
    Al bu cenneti, içinde hapset

    / Ben senin Endülüs zamanlarında Med rengini sevdim
    Koca bir uygarlığa rest çektim de, gözlerine direnemedim /

    Aylardan sürgün
    Günlerden isyan bir vakit
    Dokunma kederime / çek git

    YILDIRIM UZUN

    Evet ıssızlık, başka adı olamaz bunun. Ne kadar içinde olmak istesek de hep önünde kalıyoruz, adına şiir olduklarımız da hızlanıp yan yana düşmüyor bizimle.

    Hüzün sadece bende var bu gece, ne oluyor diye sormadan edemiyorum kendime, hüzünlü olmak şairin dünyası mı; yok canım, o zaman ne anlamı kalır önden yürümenin; düğün önümüzde hızlı yürüyeceğiz, yürüteceğiz elbette.

    Kalkıp yürüyoruz, konu değişiyor günlük oluyor. Bir iş yerine giriyoruz, Antalya'da olduğunu bilen bir şair daha var diyor Yıldırım Uzun. Normal yaşantımda süprizleri sevmem, ama heyecanlanıyorum.

    Araz Araz'ı (Rukiye Küçük) gruptan ve astığı şiirlerden tanıyorum. Bir huy edindim son zamanlarda antolojide kendi adıyla değilde takma adıyla şiir asanların yazdıklarını okumuyorum. Şair adıyla varolmalıdır diye düşünürüm hep. Yazdıkları akılda kalırken adı da akılda kalmalı. Rukiye Hanımla tanışıyorum ama bu konuyu açmamaya özen gösteriyorum, demlediği çayı yudumlarken.





    Rukiye Hanım şiirinde:

    HALÜSİNASYON

    Düngece
    Yüreğimin feri
    Yokluğunun rengi yoktu
    İçimde bir sancı ki
    ne sen sor,ne ben söyleyem
    Lisanım nahoştu
    Oturdum
    Bir şiir yazam dedim
    Kalem benden sarhoştu

    Düngece
    Yüreğimin feri
    Yokluğunun rengi yoktu
    İçimde bir sancı ki
    ne sen sor,ne ben söyleyem
    Lisanım nahoştu
    Oturdum
    Bir şiir yazam dedim
    Kalem benden sarhoştu
    Sabah kağıda baktım
    Bomboştu

    RUKİYE KÜÇÜK

    Demesine rağmen verimli bir şair. Şiirlerinde felsefe tadı alırken hafif bir ney sesi de de duyarsınız:

    O YAHUT HİÇBİR ŞEY

    O'nun hanları vardı ve birde limanları
    Kiminde geceler, kiminde demirlerdi
    Kâh yorgun olur inler, kâh keyifle söylerdi
    Hiç biri diğerinin bildiğini bilmezdi
    Birine ayan olan, öbürüne geceydi
    Bildiğini sandığı, yegâne bilmediği
    Bilmediğini bilen, aslında en bilendi
    O herkesin her şeyi, herkes o'nun bir şeyi
    Herkese her şey olan, onun hiç bir şeyi
    Hiç kimsenin bilmediği bir şey di
    Herkesin hiç kimsesi, o'nun her şeyiydi

    RUKİYE KÜÇÜK

    Caddesini, sokağını tanımadığım şehirleri pek sevmem, beni içine almaz şehir, gideceğim yönü bana söylemez, her köşebaşı yanlıştır; bir türlü çay içecek bir yer bulamazsın. Oturursun sandalye altından kaçar. Bu kez öyle olmadı, şehri sevdim, kokusunu da.


    Dostluk, güleryüz, hoş muhabbet için Rukiye Hanım ve Yıldırım Bey'e binlerce teşekkürler. Ben şehirleri şairleri ile seviyorum galiba.

    Dostluk ve sevgim baki.

    AHMET TAHSİN

  • Zeki Çelik

    12.04.2010 - 23:53

    ANLAMLI,DUYGULU YORUMLARINIZ İÇİN SAĞOLUN SİZİ
    SAYGIYLA SELAMLIYORUM,SEVGİLER SUNUYORUM.
    HAYIRLI, MUTLU GECELER DİLİYORUM Allah'a emanet ol.

  • Zeki Çelik

    09.02.2010 - 14:39

    ÜSTAT DUYARLI YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKÜRLER SEVGİ,SELAM..

  • Pınar Atay

    13.11.2009 - 13:40

    SAYIN YILDIRIM UZUN

    BİR HAFTA BOYUNCA PS DEKİ ARIZALAR NEDENİYLE SŞTEYE GİRİŞ YAPAMADIM VE BİR MÜDDET DAHA ANTOLOJİDEN UZAK KALACAĞIM.BİRİKEN MESAJLARDAN DOLAYI MESAJ YAZAMIYORUM BEN DE BU SAYFAYA YAZMAYI UYGUN GÖRDÜM...

    YAZDIKLARINIZA AYNEN KATILIYORUM BU KONUDA NE YAPILMASI GEREKŞİRSE SİZİNLE VE DİĞER GRUB ARKADAŞLARIMLA İŞBİRLİĞİNE HAZIRIM....

    GÖRÜŞMEK ÜZERE SİZE VE GRUB ARKADAŞLARIMA SELAMLAR SEVGİLER......

    PINAR ATAY

  • Yıldırım Yorulmaz

    18.10.2009 - 16:57

    Dua olsam

    Beyaz bir martı olsam,
    Yükselsem taa göklere.
    Her basamağı hızla aşsam.
    Basamağı ruhuma katsam.
    Erenlere ulaşsam.
    El uzatsam, el tutsam.
    Yüzlerinden nur alsam,
    Savursam zalim Dünya ya.
    Ağlasam doyasıya,
    Çöle yağmur olsam.
    Değişse gaddar Dünya,
    Cennet'in aksi olsa.
    Ecelin bahanesi savaş olmasa,
    Kırlaşsa saçlar.
    Azrail ecele tebessüm olsa.
    Arşın vadisinde kalsam.
    Otağımı kursam bulutlara.
    Baksam Cennet Dünya ya,
    Anaların kucağında çocuklar,
    Babalar da yıkılmaz duruşlar,
    Baksam baksam da,
    Mutlu olsam.
    Rabb'ime dua olsam.
    Duam kabul olmaz mı?

    Yıldırım Yorulmaz

  • Nazlı Muhip

    25.02.2009 - 17:00

    çok iyi ve yardımsever biri. :))
    abim gibi seviyorum onu..iyi ki var..iyi ki tanımışım.dilerim hep mutlu olur..

  • Burcu Bir

    01.08.2008 - 18:53

    Ne çok yazılmalıydı şimdi, ne çok şey anlatılmalıydı size, gözleriniz demeliydim
    Dünyaya açılan en güzel iki pencere…
    En derin, en suskun, en konuşkan yanınız gözleriniz…
    Ve eklemeliydim daha yüzlerce cümle…

    Sizin şiirden pencerelerinizi seviyordum...

    Şimdi camlar kapalı, perdeler çekik
    Şiirler tutsak...

    Biz tanıdık bir kere sizi... Biz iyi ki tanıdık sizi...

    Sevgiler...

    Burcu Bir

  • Aslı Şahin

    30.07.2008 - 12:53

    Hiç gelmemiş olsaydınız eğer... ya da öyle saysaydım...

    sıcak asfaltta hiç yalınayak yürümemiş olurdum....

    İyi ki oldunuz.. iyi ki varsınız..

    Sevgiyle yakamozsakini......

    ve umutla..

  • Selma Yağcı

    27.07.2008 - 17:49

    yolun açık olsun yıldırım abi herşey gönlünce olsun inşallah
    seni unutmicam..

  • Bilal Esen

    20.07.2008 - 17:44

    Sevgili şiir yürekli dostum, senin aramızdan ayrılışın yalnız bizlerin değil antolojinin de bir kaybı olacaktır. Elbette aldığınız kararı düşünmüş ve en doğrusunu yapmışsınızdır kendi açınızdan çünkü o erdemlikte bir beyefendiydiniz. gerek grubumda gerekse bazı kişilerle olan tartışmalarımda sizi hep örnek olarak gösterdim şimdiye kadar bir çok konularda, tabii ki sizin bundan haberiniz yoktu, şimdi gidiyorsunuz, yeninizi, konumunuzu ve kazandığınız değeri bilesiniz diye açıklık getirmek istediğim için anlattım bunu da.
    Elbette her zaman yüreğimizde yeriniz daima sizinle kalacaktır. benim bir alacağım yoktur ama senin varsa lütfen hakkını helal eyle. Bilmiyorum ne kadar nereye kadar uzaklaşacaksın bizlerden ama umarım çok çabuk unutmazsınız sizde bizleri. Tüm güzelliklerin senin yanında olması dileklerimle hoşça ve dostça kal güzel insan. Bilal Esen.

  • İnci İnceer

    15.07.2007 - 18:21

    Kalemi güçlü..ölçülü..son derece zarif bir insan..
    iyiki tanıdım..

Toplam 14 mesaj bulundu