Mustafa Erdinç Antoloji.com

Bende gerçek aşklar söz konusudur. Gerçek aşk, tutkudur. Tutku ise yıkıcıdır. Acı çekmeyi koşulsuz göze almaktır aşk (ben aldım ya siz) . Şimdilerde hafta sonu eğlenceleri için aşık olunuyor (!) Mutlu olmak için ne yapılıyor? Oysa ki mutluluk diye bir şey yoktur yaşamda; olsa olsa “ mutlu an”lar olabilir insanın ömründe. Aşk bence kişiliğin harcıdır, acıyla başlar ve çoğu kez acı çekerek tüketilir.Yaralanır ve yaralarsınız. Bazen sevginiz mağlup gelir  . Yenilmesini de bilmektir aşk  Ama biz bir birbirimiz anlarsak ne acı çekeriz ne de aşk yenilir. Aşk aslında hayatı ve her şeyden önce insanın kendisini anlamasıdır  . Aşkla insan olgunlaşır ve yaşadığının farkına varır. Eğer gerçek aşkı bulduğuna inanıyorsa ki ben inanıyorum ve bunu seninle Gönül sadece sende bulduğuma inanıyorum.  . Gerçek aşk tenhalığı severken, sahte aşklar, bir başka değişle metropol aşkları, merkezi caddelerde, Cafe’lerde, barlarda kümeleniyor; herkes birbirinin vitrini  . Barların loş ışıkları arasında gecenin ilerleyen saatlerinde alkol ve parfüm kokusunun baş döndürücülüğü eşliğinde fısıldanan sevgi sözcükleri, sadece cinselliği kışkırtıyor. Bu da aşkın gerçeklikten uzaklaştırıp adileştiriyor Sonra sevgisiz, dağınık, terli yataklardan geriye tanımsız bir öfke ve yalnızlık duygusu kalıyor. Rousseau “ gerçek aşk bağlılıkların en temizidir “ diyor; şimdi görülmekte ki, aşk adına toplumumuzda nice kirlilikler yaşanıyor. Aşk, her gün mevzi kaybederek biraz daha ihanete uğruyor.“ En haklı aşk, alkışsız sürebilendir “ Eğer Alkışsız bir aşk yaşamak isteyen varsa benimle bağlantı kursun...
..

Devamını Oku