Nesip Aykın - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı


Nesip Aykın ÖZGEÇMİŞ 23.Ocak 1963 yılında Erzurum a bağlı Tortum ilçesinde dünyaya geldim. Orta gelir grubunda bir ailenin dört çocuğundan ikincisiyim. Bağlık bahçelik yeşilin her tonunun görüldüğü dünyanın üçüncü yüksek şelalesi ile meşhur bir ilçede çocukluğum yoksulluk ile geçti.İlkokulu Tortum merkez ilkokulunda okudum.Orta ve liseyi Tortum Lisesinde bitirdim.Çocukluğumda ilçemize gelen kahvehanelerde sahne kuran kuklacıları o zemheri soğuğunda camdan izlerdim.Çünkü büyüklerin olduğu kahveye çocukların girmesi hoş karşılanmazdı.Çocukluğumda ilçemize gelen destancıların karşılanması ve uğurlanması sanki bana verilmiş bir görevdi.Kafasında fötr şapka kocaman ellerinin arasında pilli bir teyp banttan belli belirsiz şiir okuyan bir adam sesi duyulurdu.Çarşıya bakan sokak aralarında toplanan kadınlara destanın açıklamasını yapmak görevlerim arasındaydı.Halk eğitim merkezince düzenlenen ozanlar gecesinde yöremizin ozanlarını hayranlıkla dinlerdim.ortaokul yıllarında tiyatro ve şiire büyük bir ilgim vardı.Teneffüslerde bahçede arkadaşlarımla giriştiğim şiir ve hatıra sohbetlerimi inanılmaz bir kalabalık can kulağı ile dinlerdi.Bu yüzden derse geç kalırdık. okul idaresi faturayı bana keser payıma düşen sopaya razı olurdum.Daha sonra düzenlemiş olduğumuz tiyatro gösterilerinde bana en çok dayak atan eli öpülesi hocam bizleri tebrik eder bir şekilde gönlümüzü alırdı.Lise bittikten sonra askere gittim.Alay karargahında mesleğimi sordular.Çiftçiydim bir mesleğim yoktu kem küm ettim.Omuzu kalabalık bir komutan bağırarak oğlum buraya gelmeden önce ne iş yapıyordun.Mahalli bir gazete çıkarıyorduk dedim gazetede görevin neydi diye sordular.Şiir köşesini ben yazıyordum efendim dedim.Acemi askerdik bir ara eğitim alanında bir telaş başladı bölüğün önüne gelen çavuş o şair bir adım öne çıksın dedi.Kimse çıkmadı şairi arayanların sayısı ve telaşı arttı çavuş ulan kimse o şair bir adım öne çıksın dedi bağırarak kızgın bir vaziyette.Ben kendi kendime o şair kimse yandı demeye kalmadı künyem okundu .Korkarak bir adım öne çıktım.Dört kadro asker bir çavuş beni kollarımdan yakalayıp havada alay komutanın olduğu binaya götürdüler.Götürürken çavuş homurdanarak şair ha ozan ha akşam hesabını senden sormazmıyım.Bizim eğitim alanında canımız çıksın sen ozan ayağına askerlikten yırt.yemezler dedi .Ben durumu anlamaya çalışıyordumki kadrolar üstümü telaşla düzelterek beni alay komutanı postasına teslim ettiler iki dakika sonra alay komutanın ın karşısındaydım.Oğlum dedi güzel şiir yazarmısın.Efendim geçimimi onunla sağlamıyorum ancak yazdımmı güzel yazarım dedim.hangi tarzda şiir yazarsın diye sordu.Şiirlerimi genellikle hece vezniyle ozanlık geleneği ile yazarım dedi m. Anladımki mesleğimi ozan ve gazeteci diye yazmışlar.Yine kural deyişmedi alaydaki usta askerler bu durumu zor olan eğitimden kaçma girişimi olarak algılamış olacaklarki;akşam koğuşta ranzaların altını sürünerek sabaha kadar tavaf ettiğim yetmezmiş gibi payıma düşen dayağıda yedim.Bu dayaktan sonra ilk izine geldiğimde yazmış olduğum şiirlerimi yırttım.Bir süre şiire ara verdim.Daha sonra şiir yazmaya devam ettim.Aydın vilayetinde kurmuş olduğum umut yolcuları tiyatro ve halkoyunları ekibi ile çeşitli festivallere katıldım.Yine anadolunun ilk halk ihtilalcisi olan vali-i vilayet hademe-i devlet Atçalı kel Mehmet namıyla mühür ve para bastıran Atçalı kel Mehmet efenin hayatını konu alan üç perdelik tiyatro oyunu yazdım bizzat ekibimle oynadım.Oyun ulusal kanalda yayınlanmak üzere kayda alınmıştır.Basıma hazır Gönlümün Göz yaşları isimli şiir kitabımı basıma hazırlamaktayım.Sosyal bilimler yüksek okulu mezunuyum.Evliyim dör çocuk babasıyım.Emekliyim emlak işiyle Tekirdağ ilinde esnaflık yapıyorum.