Oya Çobanoğlu - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı


Oya Çobanoğlu hızla gelişecek kalbimiz kalbimiz hızla. sürgünlerin umutsuzluğunda kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar farksız çarpanların umutsuzluğunda ve köprü başlarının umutsuzluğunda ve köprü başlarının umudunda. sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda ve eski dağlarda, eski dağlarda kış kovalarken ülkesini hızla gelişecek kalbimiz. kendi öz hüznümüzün ılık tarlasında bozkır dayanıklılığımızın tarlasında kalbimiz ellerimiz ayaklarımız arasında ve kimsenin bölemediği şarkıyı güllerin, buğdayların ve acının şarkısını bir haziran uygulayacak sesimize. sütçünün sesiyle birlikte erkenci işçilerin sesiyle birlikte söförün sesiyle birlikte sabah baslamış sarhoşların sesiyle birlikte yaman sarhoşların sesiyle birlikte ve yeni uyanışların ve yeni doğmuşların ve herkesin ve herkesin sesleriyle birlikte bir haziran uygulayacak kimse bölemiyecek ve kalbimiz hızla gelişecek. yıkıntılara karışan eski bir bahar büyük olmaya elverişli bir bahar eskiden yaşanılmış ve her şeye rağmen insanlara göre bir bahar suların kana kestiği yahut suların kana kestiği bir bahar. hızla gelişecek kalbimiz bir mavilik kalıbında bir odada, en olağan bir odada en sade, en insanca bir odada bir kadınla bir erkeğin olduğu bir odada bir kadın bir erkeğin bir kadınla bir erkek olduğu ellerin ve omuz başlarının birbirini bulduğu. birden gerçekliğini algılıyarak saat çalınca ve görünce güneşi birden vazgeçilmezliğini algılıyarak önemli ve gerekli buluşunu kendini birden hatırlıyarak geleceğe hazırlayınca olanca göğüslerini ve herşeye ve ölüme.kalbimiz hızla gelişecek çağımıza pek uygun bir hızla gelişecek kalbimiz (...)kalbimiz yerin ve göğün altedilmez bir dirilikte olduğu tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz. kalbimiz kalbimiz hızla gelişecek. “bütün çalar saatlerin derin ve güzel bir su’yu vurduğu zamanda hızla gelişecek kalbimiz. bütün başeğmelere ve bütün kötü kış akşamlarına karşı, ama. dönerlerin, uskurların, tornaların durduğu bir zamanda. nalçalı postallara, bozkırlara appendixlere, sargı bezlerine ve yaşamaya doğru hızla gelişecek kalbimiz. sonsuz anısına büyük hayatın kısacık sanılan büyük hayatın hızla gelişecek kalbimiz. kalbimiz yenileyecek sonsuzluğunu ve hızla gelişecek. hızla gelişecek kalbimiz ağlattığı bir şey gibi tombul çocukların çağdaş her şeyin vurgusuna uyarak bir kesit gibi ölümden bir utku gibi aşktan öyle yalın. hızla cinsleri çekici kılan, biraz da kutsal kadın berberlerine, yünlü kumaşlara korkuluklu köprülere, kedilere ve çiçeklere, dürüstlüğe bir öğle vakti kadar sağlam ve kalın büyük bir savaştan sonra kadının ve erkeğin birlikte olduğu bir büyük savaştan kalbimiz. yerin ve göğün altedilmez bir dirilikte olduğu tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz. kalbimiz kalbimiz hızla gelişecek” turgut uyar