Ali Parmaksız - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı


Ali Parmaksız Kimim ben? Genç miydim beyazlarıma rağmen, Yaşlı mıydım o zaman karalarımla, Aldırmayan, yirmili yaşlarımda, Ölümü düşünmek... Artık şimdiden Vasiyet bırakmak istiyorum. Bu kozayı yırtınca uyanan kelebek, Kokusunu alabil diye bağların, Yaşa diye gençliğini bi solukta, Ben senden önce yaşlanıyorum. Eskitmek bu bedeni, şehrin kirinde, Yavaş yavaş tüketmek acıları, Uçabil diye toprağa düşmeden, Ben senden önce düşüyorum. Sadece uç ve kon çiçekler üstüne, Görüldüğün anda üreteceksin, Ve sevgiler sana gelecek etkinle, Sen onlara değmesen bile, Hayallerin güç verecek. Verebil diye ilhamını değişimle, Ben senden önce değişiyorum. Ey uçan kelebek, hayallerin vücudu, Saf ahenkli bir hal, saygı duyulası, Şiirlere konu, destanlar yazılası, Yaşamın onurlusu, pek kıssası, Vasiyetimdir, Dokunma, bil diye zehirleri, şerleri, Ben senden önce dokunuyorum... Ki her dokunuşta bir ürperiş, İpeğimle giysiler, emeğimle görünüş, Atlas halılar, yollara seriliş, Görmen lazımdı, evimi nasıl yıktılar. Ali Parmaksız Evet çoğunuza göre gencim. Belki de hayatta daha bir şey görmedim. Ama gördüklerim bana bu şiiri yazdırttı. Bunca zamandır eğitiyoruz, geliştirmeye çalışıyoruz kendimizi fakat bir zaman sonra bu tırtıl halimizden kelebeğe dönüş için kozaya girmemiz gerekecek, benim metaforum da bu. Kendimi bilinçli bir kozaya soktum çünkü tırtılın miadı doldu ve bu dünyada artık yaşayamaz tüketerek, kelebek olup çiçeklerde gezip üretecek. Belki bir insan görür kısa ve huzurlu, doğrunun ve iyiliğin peşinde olan yaşamıyla ve ona bir ilham verir fakat bu da bir faydadır değil mi?