Önder Karaçay - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı

93 Harbinde ‘Can Sağ İken Yurt Vermeyiz Düşmana’ diyen Çıldırlı Aşık Şenlik kimdir ve neden çok fazla bilinmiyor? / Halk Edebiyatı Tarihi / Önder Karaçay Türklerin Terekeme/Karapapak* boyundandır. Asıl adı Hasan’dır. 1850'de Çıldır'ın (Suhara*) Aşık Şenlik Kasabası (Yakınsu) köyünde doğmuştur. 19 yaşındayken Ahilkelekli Aşık Nuri'den saz çalmayı öğrenmiştir. Kars, Ahıska, Borçalı, Tiflis, Gürü ve Revan'ı gezerek çağının diğer saz şairiyle karşılaşmalar yapmıştır. Yörede bade içmiş hak ve halk ozanı olarak bilinir. Kendisinin tanıtılması için yeteri kadar ilgi gösterilmediği için hak ettiği kadar değeri görmemiştir. 1913'teki Revan yolculuğu sonrasında oradaki rakip saz şairlerinin kıskançlığıyla yemeğine ağu (zehir) katılmış ve memleketi Çıldır'a ulaşamadan Arpaçay ilçesinde ölmüştür. Mezarı doğduğu yer olan Suhara köyündedir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı esnasında halk-toplum önderliği yapmıştır. Ünlü şiiri "93 Koçaklaması"nı bu esnada söylemiştir. Bu şiirde geçen, " Can sağ iken yurt vermeniz düşmana" mısrası o dönemki yurt savunmasının temel felsefesini oluşturmuştur. 180 adet şiiri, Selman Bey, Latif Şah ve Sevdakar Şah gibi hikayeleri bulunmaktadır. Yöre saz şairlerinden âşık meclislerinde dinledikleri, yine yörede yapılan sohbetlerden ve okunan cönk kitaplarından faydalanmıştır. Şiirlerinde Köroğlu, Dadaloğlu ve Karacaoğlan ile Azerbaycan sahası saz şairlerinden Hasta Hasan'ın etkisi vardır. Kendi çağında ve kendisinden sonra gelen pek çok saz şairi üzerinde etkisi olmuştur. Sümmani, Posoflu Zülali, Azerbaycanlı Aşık Elesker bunlardan bazılarıdır. Kendine tarz makamlarda saz çalmış türkü söylemiştir. Şiirlerinde ağdalı bir dil kullanmıştır. Koşma, yedekli koşma, tecnis, atüstü, destan, türkü ve bayati türlerinde eserleri var. Bu Dünyada Baki Kalan Öğünsün İster ihtiyar ol ister nevcivan Bu dünyada bâkî kalan öğünsün Meraksız fikirsiz gamsız her zaman Her zaman şâd olup gülen öğünsün Müddet ki Hazret-i Ademden beri Okunmaz defteri bilinmez sırrı Bu dünyadan gitti nice bin biri Ahretten dünyaya gelen öğünsün Sefil Şenlik der ki bu dünya fâni İskender Ürüstem Süleyman hani Ecel pazarından kurtaran canı Azrailden mühlet alan öğünsün Antolojide tarafımca derlediğim şiirlerini aşağıdaki sayfada topladım. Halk edebiyatının o çağda yaşamış çok önemli bir şairi olup aynı zamanda Rus’lara karşı dedem Hasan Ağa komutasında asker olarak düşmanla savaşmıştır. http://uyeler.antoloji.com/onder-karacay-2/ diğer şiirlerine ulaşabilirsiniz. Çıldır ilçesinin girişine 93 Harbi Koçaklamasından alınan “Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” yazar. İnsanın tüylerini diken diken eden bir duygu yaşatır. En önemli eseridir. O savaşta Rus’ları kahramanca savaşarak Suhara köyüne ayak bastırmamışlardır. Can Sağ İken Yurt Vermeyiz Düşmana / 93 Harbi Koçaklaması Ehli İslâm olan işitsin bilsin, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana; İsterse Uruset ne ki var gelsin, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Kuşanın kılıncı, giyinin donu, Kavga bulutları sardı her yanı, Doğdu koç yiğidin şan almak günü, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Asker olan bölük bölük bölünür, Sandız mı ki Kars kalesi alınır! Boz atlar üstünde kılınç çalınır, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Kavga günü namert sapa yer arar, Er olan göğsünü düşmana gerer, Cemi ervah bizle meydana girer, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Hele Al-Osman'ın görmemiş zorun, Din gayreti olan tedarik görün, At tepin, baş kesin, Kazağ'ı kırın, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Ben-Asferdir bilin Urs'un aslı, Orman yabanisi, balıkçı nesli, Hınzır sürüsüne dalıp kurt misli, Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Şenlik, ne durursuz, atları binin, Sıyra-kılınç düşman üstüne dönün, Artacahdır şanı bu Âl-Osman'ın Can sağ iken yurt vermeniz düşmana. Çıldırlı Aşık Şenlik *Suhara: Orta Asya’dan göç eden dedelerim su bulunan bir ova aramış köyümüzün bulunduğu yere su nerede anlamına gelen Suhara ismi konulur. Daha sonra ismi Yakınsu Kasabası olan köy bugün yine isim değiştirmiş ve Aşık Şenlik Beldesi olmuştur. Göç dolayısıyla belediye özelliğini geçen yıl kaybetti. *Karapapak Türkleri: Bir günlük kuzu derisinden yapılan siyah renkli kalpak takan Türklerin ismine denilmiştir. Erkeklerin tamamı kalpak takarlarmış. Karapapak ismi buradan kalmıştır.