Han Zade Adlı Antoloji.com Üyesinin Hakkında ...

  • Işık German Ersoy

    01.06.2019 - 21:46

    Site arkadaşımız Bayan * Han Zade *

    < DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN >

  • Işık German Ersoy

    01.06.2017 - 22:25

    Site arkadaşımız Bayan * Han Zade *

    ** DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...**

    - Ayrıca sizi sitemizdeki bu gruplarımızda görmek dileklerimizle esen kalın...

    * Gizler Dünyası *
    * Pen-Pal Club *
    * Antoloji Sitesi Üyeler Birliği *

  • Han Zade

    17.03.2016 - 23:32

    Nefsin Rahat ise Sırra Erilmez.. Çile Çekmez isen Beraat Verilmez..
    Bu Fani Göz ile Umman Görülmez.. Hakiki Ummana Dal Deli Gönül..!

  • Han Zade

    02.11.2015 - 01:28

    Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
    İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
    Mehmet Akif Ersoy

  • Han Zade

    14.10.2015 - 00:28

    Eğer bir gün karada gemi yapmak zorunda kalırsan 'Hani bunun denizi' diyenlere kulak asma... Sen Hz. NUH gibi tahtalara çivi çakmaya devam et... Yeri ve zamanı gelince ALLAH (c.c) denizi senin ayağına getirecektir..

  • Han Zade

    19.04.2015 - 23:20

    KENDİNE GEL MÜSLÜMAN

    Sana “yobaz” dediler, “adam olmaz” dediler;
    Uygarlık mîrâsını, senden çalıp yediler.
    Düzmece masallarla, uyuttular neslini;
    “Çağdaş” denen çöplükte, beslediler nefsini.
    Sana döndü namlular, bütün dünya toz-duman;
    Daha ne bekliyorsun, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Gör ki; İslâm’a karşı, küfür yine tek millet;
    Birleşmiş Milletlerin, kanındadır bu zillet.
    Adâleti katleden siyonist uşakları;
    Beş kıtada boğuyor, o mazlum kuşakları.
    Gâfilleri, hüsrâna savuruyor bu harman;
    Seni de savurmasın, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    “Diyalog” cambazları, seni hep aldattılar;
    Bosna’da, Filistin’de, Vatikan’da sattılar.
    Bil ki; şeref, haysiyet, bunlar için paradır;
    Bunlar; pansuman değil, neşterlik bir yaradır.
    Bir kıvılcımla yanar, bil ki koskoca orman;
    Fitneler kol geziyor, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Kaç asır, kukla gibi oynadılar seninle;
    O iffet âbidesi, bedeninle, teninle.
    “Leydi” tâcı taktılar, Batı’nın yosmasına;
    Seni mahkûm ettiler, kölelik tasmasına.
    Oysa, Kur’ân’da sana, “üstünsün” dedi Rahmân;
    Bu ne büyük bir şeref, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Mezhep savaşlarıyla, ümmetini böldüler;
    Milyonlarca müslüman, bu girdapta öldüler.
    Cinnetin böylesine, insan aklı duruyor,
    Müslüman, müslümanın mâbedini vuruyor.
    Olamaz bu vahşete, hiçbir kalem tercüman;
    Aç artık gözlerini, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Karşında kenetlenmiş, Kur’ân’a kin kusanlar;
    Zulümler karşısında, şeytan gibi susanlar.
    Karşında kenetlenmiş, küresel münâfıklar,
    Baronlara satılmış, yerli malı fâsıklar.
    Seni bitirmek için, çoktan verildi ferman;
    Fazla vaktin kalmadı, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Bir yanda, anti-ahlâk, haramzâde züppeler;
    Bir yanda, tehditlerin gölgesinde cüppeler.
    Şantajlarla boğulmuş, nice insan hakları;
    Her köşeye kurulmuş, “paralel” tuzakları.
    Bunlar devlet içinde, takiyede bir uzman;
    Son kale tehlikede, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Kaldır artık üstünden, şu ölü toprağını;
    Milyonlarca fidanın, soldurma yaprağını.
    Kara günler görsen de, karamsar olma sakın,
    Ne zaman ki zordasın, bil ki fetih çok yakın.
    Hak-bâtıl savaşından, gâlip çıktın her zaman;
    Zafer seni bekliyor, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

    Cengiz Numanoğlu

  • Han Zade

    05.04.2013 - 18:48

    Nice Han...Nice Sultan;
    Tahtı Bıraktı Geçti...
    Dünya Bir Penceredir;
    Her Gelen Baktı Geçti...!

  • Han Zade

    27.03.2013 - 22:47

    Abdülhamid Han'ın Duası: Hakkımı Helal Etmiyorum!

    Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum! Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (Salallahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!

    Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım! Ya Âdil!

    Bana “Kızıl Sultan” adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun! Bu cellatları da, kim bilir, kimlere parçalatacaksın? .. Fakat yâ Rahman! .. Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz! Bize acı! Resûlünün, Sevgilinin, Kainatın Efendisinin nurunu kaydeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et! Yâ Kâdir!

    Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım! Ya Ma’bud! ..

    Ömrümde tek vakit farz namazı kaçırdığımı hatırlamıyorum! Ama tek vakit namazım olduğunu iddiaya da nefsimde kuvvet bulamıyorum! .. Huzurunda eğileceğime kaskatı kalıyorum ve duada ruh teslim edeceğime yatağımda kıvranıyorum! Sana kulluk gösteremeyen bu kulunu affet Allahım!

    Eğer, yılları tesbih dizisince süren hükümdarlığımda Seni bir kere anabildim, Resûlüne bir an bağlanabildimse, duamı, o bir kere ve bir an yüzü suyu hürmetine kabul et! Yâ Sübhan!

    Şu titrek elleri, Kıyamet gününde sana “Ümmetim, ümmetim! ” diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi “Milletim, milletim! ”diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme!

    Milletimi evvelâ “Ba’sü ba’de’l-mevtsiz” bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar; ve ona bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle! .. Benim artık bu dünya gözüyle görebileceğim hiçbir saadet ümidim kalmadı. Bari felâketi olsun bana daha fazla gösterme Allahım! Ayakta duramaz, haldeyim!

    Vadem ne gün dolacak Allahım? ...

  • Han Zade

    25.03.2013 - 19:48

    Dünya gözü ile bakan YÜZÜ...
    Gönül gözü ile bakan ÖZÜ görür...

  • Han Zade

    02.11.2012 - 16:06

    DESİNLER DİYE


    Şu insan denilen, iki cinsiyet;

    Bazen, şeytan ile kurar ünsiyet.
    Namus, şeref, hayâ, edep, haysiyet,
    Ne bulursa harcar.. Desinler diye...


    Kimi var, öyle bir süsler ki sözü;
    'Allah' derken bile, reklamda gözü.
    Kırk yılda bir kollar, iki öksüzü,
    Ne cömert bir insan.. Desinler diye...


    Kimi, iffetini koyar masaya;
    Sattıkça doldurur, çelik kasaya,
    Bir maymuncuk bulur, her tür yasaya,
    Ne akıllı insan.. Desinler diye...


    Kimi, şuuraltı, cinsel özürlü;
    Dürüst evliliğe, kalbi mühürlü..
    Kolyesi boynundan, çıkmaz bir türlü;
    Ne çapkın bir erkek.. Desinler diye...


    Kimi var, modanın dümen suyunda,
    Teşhir hastalığı vardır huyunda.
    Kimlik arar durur, etek boyunda;
    Ne modern bir kadın.. Desinler diye...


    Kimi, kırkbeşini devirmiş çoktan;
    Bütçe delik deşik, anlamaz yoktan...
    Kaşları kemandır, kirpikler oktan;
    Aman ne hoş kadın.. Desinler diye...


    Kimi, yaşlandıkça isyankâr olur,
    Yılda bir çâreyi neşterde bulur.
    Altmışlık cildini, gerdirir durur;
    Hâlâ güzel kadın.. Desinler diye...


    Kimi, beş yıldızlı salon züppesi;
    Eğildikçe, yer süpürür cübbesi.
    Kopacak gibidir, o kalın sesi;
    Ne nâzik bir insan.. Desinler diye...


    Kimi, gönül vermiş, güyâ bilime;
    Beyni muhâliftir, aklı selime.
    Ezberlemiş, birkaç yaban kelime;
    Ne kültürlü insan.. Desinler diye...


    Kimi, şöhret yapar, ilim vesîle,
    Allah rızâsını, düşünmez bile..
    Tepeden bakar ki, cümle câhile;
    Ne âlim bir insan.. Desinler diye...


    Kimi, iflâs etmiş, ahlâktan yana,
    Politik virüsler, karışmış kana.
    İhânet vız gelir, hatta vatana;
    Siyaset cambazı.. Desinler diye...


    Kimi, kıyâmeti, almaz nazara;
    Râzı olmaz taştan, normal mezara.
    Mermer ısmarlatır, türlü pazara;
    Ne büyük adammış.. Desinler diye...


    Daha kimler var ki; saymakla bitmez
    Hiçbirine, doğru kelâm, kâr etmez.
    Gaflet kapısından, ölse de gitmez;
    Son nefeste bile, Desinler diye...


    Cengiz Numanoğlu

  • Han Zade

    25.09.2012 - 11:29

    FARKINDAMISIN?

    Beşerin temeli, bir küçük cenin,
    Can vermeye gücü yetmez kimsenin,
    Kâinat denilen, dev değirmenin,
    Suyu nerden gelir, farkında mısın?
    ...
    Yıldızlar bir adım yolundan şaşmaz.
    Dağlar haddin bilir, denizler taşmaz.
    Karıncanın yükü, boyunu aşmaz.
    Bunca dengelerin, farkında mısın?

    Bu dünya, uzunca bir yolun başı,
    O mezar dediğin, bir sınırtaşı,
    Ömür, iki günlük îman savaşı,
    Her an bitebilir, farkında mısın?

    Senin sahibin var, yokluğa kanma,
    Sana senden yakın, uzakta sanma,
    O'na tüm kâinat, dar gelir amma,
    Bir gönüle girer, farkında mısın?

    Cehâlettir, O'nu inkâr nedeni,
    Ne mümkün görmemek, O var edeni,
    Beyin yönetirken, bütün bedeni,
    Beyni kim yönetir, farkında mısın?

    Etrafına bir bak, gör nicesini,
    Gel de çöz, şu insan bilmecesini,
    Bazen, ömür bile, tek hecesini,
    Çözmeye yetmiyor, farkında mısın?

    Kimi, kibir denizinde boğulmuş,
    Kimi, minnet ile, kula eğilmiş,
    İnsan olabilmek, kolay değilmiş,
    O kutsal savaşın, farkında mısın?

    Kimi, servetini, sefâya sermiş,
    Kimi zekâtını, dürüstçe vermiş,
    Kimi, bir lokmanın, şükrüne varmış,
    Gerçek zenginlerin, farkında mısın?

    Kimi, imân eden, kula çatarken,
    Korkulara düşer, güneş batarken,
    Kimi, ona buna, akıl satarken,
    Kendisi muhtaçtır, farkında mısın?

    Kimi, şans ve talih peşinden gider,
    Durmadan kadere sitemler eder,
    Böylesi kullara, neylesin kader?
    Ekmeden biçen yok, farkında mısın?

    Ömürler, mevsimler gibi dönerler,
    Mumlar, yanar yanar, biter sönerler,
    Yapraklar, sararıp, yere inerler,
    Toprağa dönerler, farkında mısın?

    'Aşk' sözcüğü, günümüzde karmaşa,
    Aşklar var, bir gaflet, bir kara maşa,
    Ama, bir aşk var ki; gelince başa,
    Ölüm kavuşmaktır, farkında mısın?

    İnsanlar, el ayak, kol, kafa, beden,
    Hiçbiri birine benzemez neden?
    Bir güç, bir irâde var ki, hükmeden,
    Dört yanını sarmış, farkında mısın?

    Gece gündüz, boş hayaller kurarsın,
    Kendi gafletine ortak ararsın,
    Çıkmaz sokaklarda, adres sorarsın,
    Oysa, adres sende, farkında mısın?

    Yaşamak, kalbine korku salarken,
    Ümitsizlik batağına dalarken,
    Teselliyi, kadehlerde ararken,
    Seni Yaradanın, farkında mısın?

    Nice güzel renkler, dünyayı sarmış,
    Siyahın yanında, beyaz da varmış,
    Parmakların, kalem tutar, yazarmış,
    Elin, kolun varmış, farkında mısın?

    Pembe beyaz açan bahar dalını,
    Mor dağların, yeşilini, alını,
    O kelebeklerin, ipek şalını,
    Gören gözün varmış, farkında mısın?

    Sonsuzların bile, ömürleri var,
    Sanma ki, saltanat, kurumaz pınar,
    Mal, canın yongası olsa ne çıkar?
    Gölgeler fânidir, farkında mısın?

    Yorgun yüzlerdeki, derin izlerde,
    Sevgiye susamış, muhtaç gözlerde,
    Boğazlara düğümlenen sözlerde,
    Ne feryatlar gizli, farkında mısın?

    İlaçtan çok, dost gerekir hastaya,
    O dostlar yazılır, yüce listeye,
    Bir gönül köprüsü, kuran ustaya,
    Ücreti kim verir, farkında mısın?

    Tatlı dil, güçlüdür, demir çelikten,
    Yılan bile duymuş, çıkmış delikten,
    İnsanlara özgü, bu incelikten,
    Kimler hisse almış, farkında mısın?

    Namus şeref derler, elle tutulmaz,
    Şan şöhretle, para pulla satılmaz,
    Kumar çöplüğüne, asla atılmaz,
    Atıp satanlar var, farkında mısın?

    Eğer varsa kulda, vicdan yarası,
    Karışır, servetin akla karası,
    İnsan ömrü, iki nefes arası,
    Kaç adımlık yoldur, farkında mısın?

    Sen, fakir arkadaş, düşünme derin,
    Bin türlü derdi var, o zenginlerin,
    Darılıp küstüğün, kendi kaderin,
    Sana siper olmuş, farkında mısın?

    Dinle ki, genç ana, bu sözler sana,
    Böyle yazdım diye, darılma bana,
    O yavrun sevgiden, şevkatten yana,
    Biraz aç görünür, farkında mısın?

    Aklı tutsak eden, dar sınırları,
    Geç de gör, âlemde nice sırları,
    Yazan, yazmış amma, bu satırları,
    Neden, niçin yazmış, farkında mısın?


    CENGİZ NUMANOĞLU

  • Han Zade

    13.09.2012 - 18:00

    Gülüşlerim,acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir...

  • Han Zade

    06.09.2012 - 20:15

    ONSUZ YAŞAYAMAM DEME YAŞARSIN ÇÜNKÜ;

    Bağlanmayacaksın bir Şeye...
    Bağlanmayacaksın bir Şeye, öyle körü körüne.
    'O olmazsa yaşayamam.' demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    Senin o'nu sevdiğinden.
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir Şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir Şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları...
    Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
    'O benim.' diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasın? istiyorsan bir şeylerin...
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir Şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, yada pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksan.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de
    hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...



    Can Yücel

  • Han Zade

    03.09.2012 - 21:37

    Ey Gönül...! Dikkat et âhir zaman bu! Nefsine uyup da sûrete aldanma! İblisin bile mâşaALLAH dediği kullar var. Seveceksen vefâ nedir, takvâ nedir bileni sev! İçinde cennet saklayan virane kullar var..! HZ. MEVLANA 'Kalem feryad eder ağlar mürekkep: Beni cahil eline verme Ya Rab! Lutfunla alime çevir
    yolumu, Kırma nolur kanadımı kolumu! “Harâbât ehlini hor görme sakın, defineye mâlik viraneler var.” Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet..'

  • Han Zade

    31.08.2012 - 19:39

    Mustafa Cihat – Aldanırsın
    Aldanırsın insanlara,
    Dalarsın derin sulara,
    Yenilirsin korkulara,
    Sis de, ateş de kalırsın.

    ***

    Hiç eksilmez ahuzarın,
    Seninledir intizarın,
    Serüven biter, mezarın,
    Kazılır, düş de kalırsın.

    ***

    Yaşarsın mutluymuş gibi,
    Hakikati bulmuş gibi,
    Hep zavallı bir kuş gibi,
    Büzülür taş da kalırsın.

    ***

    Hayat dağ gibi inan ki,
    Doğar doğmaz bunalırsın,
    Yaşamak kolay mı sanki?
    Kuruda yaş da kalırsın.

    ***

    Hiç eksilmez ahuzarın,
    Seninledir intizarın,
    Serüven biter, mezarın,
    Kazılır, düş de kalırsın.

    ***

    Yaşarsın mutluymuş gibi,
    Hakikati bulmuş gibi,
    Hep zavallı bir kuş gibi,
    Büzülür taş da kalırsın..

  • Han Zade

    10.07.2012 - 01:03

    Yavuz Sultan Selim, Dildar Olur Şiiri ve Hikayesi

    Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
    Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
    Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
    Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
    'Yavuz Sultan Selim Han'

    Şiirin güzelliğinin yanında bir de şöyle dâhiyane inceliği varmış:
    Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkâne / yâr olur
    Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur
    Sâdıkâne / belki ol / bu âlemde / dildâr olur
    Yâr olur / ağyâr olur / dildâr olur / serdâr olur

    İşte Yavuz Sultan Selim in Şah İsmail ' e yazdığı bu çok ince manalı şiirin Günümüz Türkçesiyle yazılışı. (Hikayeyi okuduktan sonra ne anlatmak istediğini daha iyi kavrayacaksınızdır.)

    Şahım sen herkesi kendine sadık dost sanma
    Sen herkesi dost sanma belki o düşmanın olur
    Belki o kişi alemlerde sözü geçen olur
    Dost olur düşman olur sözü geçen olur hükümdar olur.')


    Yavuz Sultan Selim Han'a ait bir beyit. Yizelerin ilk kelimeleri yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir.Bu tarzda yazılan ilk beyit olduğu söylenmektedir. Divan edebiyatında bu özelliğe vezni aher denir.

    Yavuz Sultan Selim Han bu beyiti Şah İsmail'e yazmıştır. Gelelim Hikayesine;

    Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail'de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz Şahın şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda, Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah'ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz'a der ki: ' sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi? ' Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar. Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.

    Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran'da Şah İsmail'i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: ' atacaksan tokadı böyle atacaksın. '

    Aslında Yavuz bütün olanları şiirinde Şaha anlatmış ancak Şah anlamamıştır. Herkesin dost olmayacağını bir gün böyle kişilerin karşısına serdar olarakta çıkabileceğini söylemiştir.'

  • Han Zade

    09.07.2012 - 12:26

    Kalbi Allah yolundan uzak olanı kendine sevgili etme,Rabbine sadık kalmayan sana sadık kalır mı?

  • Han Zade

    30.06.2012 - 13:07

    Üzülme, ırmağa deniz, denize okyanus sığmaz.
    Aşık olmayana anlatsan da beni seni anlamaz.
    Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz.
    Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan,
    Yanmaz,Yanamaz.! ! (Hz.Mevlana)

  • Han Zade

    30.06.2012 - 06:44

    Ey İnsan.Şikâyetçi kötü huyludur.İyi huylu şikâyet etmez.Tahammül eder.
    Hz. Mevlana Celaleddini Rumi



    Umursama dünya gelse üstüne
    İçinde büyüyen bir ahın olsun
    Elbet bir gün devran döner tersine
    Tahammül en büyük silahın olsun...

  • Han Zade

    15.06.2012 - 11:04

    İmparatorluğa Mersiye

    Bin yıl oldu toprağına basalı
    Hayli oldu kılıçları asalı,
    Bülbüllerin onun için tasalı,

    Sazlar kırık,ayar tutmaz telleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Yol görünür,hakan emir verirdi,
    Dalga dalga ordularım yürürdü,
    Hamlemizden dağlar taşlar erirdi,

    Dolu dizgin aştık nice belleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Yıldız doğar,talihimiz belirir,
    Sabah olur,ulufeler verilir,
    Bir seferde dört krallık serilir,

    Al al ettik,kara kara tülleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Ferman çıkar,dal kılıçlar takınır,
    Meydanlarda Rabbe dua okunur,
    Gölgemizden bütün cihan sakınır,

    Andırırdık coşkun akan selleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Kosovalar,Plevneler bizsizdir,
    Yosun tutmuş camilerim ıssızdır,
    Boynu bükük minareler öksüzdür,

    Açmaz olmuş Kızanlığın gülleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Hali görür,geleceği sezerdik,
    Bir zamanlar ta Vistül’de gezerdik.
    Haritayı biz kendimiz çizerdik,

    Fetheyledik deryaları,çölleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Rodopların ak başları yaslıdır,
    Serdengeçti gönül,artık usludur,
    Rüzgarları bile matem seslidir,

    Zafer,zafer der,eserdi yelleri,
    Biz neyledik o koskoca elleri? ..

    Osman Yüksel Serdengeçti

  • Han Zade

    14.06.2012 - 22:58

    Ay'ın ondördü gibi...

  • Han Zade

    14.06.2012 - 18:07

    BAŞIBOŞ


    Vatanımda Sular akar, başıboş;
    Herkes, birbirini kakar, başıboş.
    Bozkırlardan topal bir tren geçer;
    Çocuk, merkep, öküz bakar, başıboş.
    Yanmaz da yürekler, güneşe atsan;
    Bir kibrit, bir orman yakar, başıboş.
    Tarih, kutuplara kaçmış bir fener,
    Buz denizlerinde çakar başıboş.
    Yirmi dokuz harfte sözde aydınlar,
    Yafta yazar, isim takar, başıboş.
    Allah'ım sen acı bu saf millete!
    Akşam yatar, sabah kalkar, başıboş

    Necip Fazıl Kısakürek

  • Han Zade

    12.06.2012 - 21:51

    Lafı gizleyen değil,
    Açık diyen mert olur.
    Söz ağızdan çıktı mı,
    Geri almak dert olur.
    Hızlı çıkış yapmadan,
    Durmayı da hesap et.
    Yüksek uçmak hoş ama,
    Düşüşü de sert olur...

  • Han Zade

    12.06.2012 - 14:42

    Kabiliyetsiz olmak,
    Bir kusur değildir...
    Ama karaktersiz olmak,
    Çok büyük bir kusurdur...

    HZ.MEVLANA

Toplam 776 mesaj bulundu