Emre Vehbi Alkan Antoloji.com

Mayıs ayında, sıcakta, perşembeyi cumaya bağlayan bir gecede önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının, yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görmemiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken gül yüzünü. Bir saniyenin ne kadar uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken.

Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonrasında babam nakşetti parmaklarının izlerini yüzüme. Sonra amcalar; Neymiş efendim, artık duvarlara yazı
yazmamalıy mışım.

Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuma bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokatlamak ama. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu.

..

Devamını Oku

Toplam 1 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR