Bircan Şahinkaya Antoloji.com

Şiir Yarışması

yaşadıklarım bana ne hissettirdiyse onu imgeledim ve bu durum ilham kaynağım oldu
Kayıplarım,hüzünlerim,sevincim,anılarım ....
Bir insanı insan yapan her duygu,her kavram özellikle bizi
büyüten ve gelişimimizi sağlayan ilişkiler
Bu ilişkileri doğuran aşk,sevgi duyguları
Şiirlerimi okurken sevgili okuyucularım bunların
hadi bir tema bulayım ve bir şeyler karalayayım düşüncesinden
..

Devamını Oku

Toplam 54 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


Toplam 87 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR
  • hayat size neler öğretti?

    13.09.2021 - 20:30

    KIRBAÇ/FALAKA

    El değmiş hayatın kırbacına.
    Nam salan Avrupa'da Tanrının Kırbacı,
    Orta Çağ insanı Atilla.
    Sertliği işlemiş nakış nakış
    Karışmış kudreti verdiği soluğuma
    Hakimiyeti ise acının sırtıma,
    Doğurur analar bittikçe falaka.

    Göğün yağmur indirmediği toprağa
    Sancıyla düşürdüğü taşları dört yanda
    Feleğin çemberi belimde
    Döndürür dururum bulutlar sarmaş dolaşken semada
    Ömrün kırbacının acısı
    Yayılır dururken ruhumda dalga dalga

    Gördüm dünyada en büyük talanı
    Yerlisiyken ışıksızlığın
    Yerlisiyken yoksun kalmış vicdanların
    Korkarım erdirilmekten yağmaya
    Barındırılmak yok buralarda
    Kırbacın değmediği avcuna
    Ne bir saat ,ne bir dakika

    Suçluyuz biz!
    Ağlayarak geldiğimiz bu diyardan
    Gülerek gitmeyi bekledik
    Suçluyuz biz!
    İnancımız dimdik ve mağrurca dururdu arkasında
    Pişmanlıkların en büyüklerinin
    Yalnızız biz!
    Demirle çevrildik ,muhtaç bırakıldık ona
    Yalnızız biz!
    Kendi yurdumuzda gurbet türküsü olduk
    Sususuz biz
    Gürül gürül pınarları yolcuya sunduk
    Sususuz biz
    Bitiremediğimizi bolluk vakti okyanusa döktük
    Haksısız biz!
    Deliliğimizi teraziye koyduk
    Yine haksısız biz!
    Cahilliğimizle kanuna kafa tuttuk.

    Yoktur yaradanın sopası
    Anladık biz kendimiz ettik kendimiz bulduk
    Ezber ettik biz
    Kabullenmeye ant içmeyi
    Bulduk kafayı köteğin zoruyla
    Hamdık kıpkırmızı olduk emeğin tarlasında
    Kıramadı hibir şey ,kurumadı soyu acizliğimizin
    Hakkımızdır Atilla'nın el sürdüğü
    Dize getiren hayat kırbacı
    Okuyup üflediler kulağa laftan anlamadık
    Falakalarca girsin kafaya olur dedik kalıcı

  • hayat size neler öğretti?

    11.09.2021 - 18:53

    KAÇAK

    Bulunmaz yeni açan günde değişmemiş bir ben.
    Bundandır tavana astım gözlerimi.
    Tepinirken başkalaşımın tepemde ayak sesleri,
    Buram buram kokarken kül rengi gece ,
    Kaçak, ağır suçlu kaçağım.
    Güneşin yakan gazabından kaçacağım.
    Yakalanırsam gölgenin ellerinde boğulacağım.

    Boynu bükük kır çiçeklerini okşar düşüm.
    Sürüklenir yemine ağzım.
    Bacağını değil boynunu kıracağım şeytanın.
    Fersah fersah can okuyacağım.
    İhtiyacım olan bir zeytin bir lokma ekmek,
    Düşmanın yediğini sayar gibi şafak sayacağım.
    Kaçak, ağır suçlu kaçağım.
    Derin soluklanışta tutsaklaşacağım.

    Ölmek için doğduğunu bilir insan.
    Ölüyken yaşamayı öğrenir sonradan.
    Ömür ederse usanmışlığın direnişini şah,sultan,
    Kan tükürürsün çiçek açan ağzından.
    Çok geçmez bulursun azabı da,
    Çok kalmazsın cehennemin sıcak kucağında.
    Kalktığımdan beri sıcak kucaktan,
    Kaçağım ben kaçak.

    Öper çarpıklığından bacaklarımın gelincikler gün doğarken.
    Öper gelincikler kör edici ,kırmızı ve masumane.
    Onlar al gelincik yönsüz,yolsuz bir kaçağım bense...
    Devinimsiz kalmış varoluş rüzgarsız havada.
    Bulutlar ve sis kaçmış gökyüzünden,firarda.
    Yaprak üstü şebnem olurum o vakit biranda.
    Kaçağım kaçak bulurum yer sığınacak nasılsa.

    Yedi gün,yedi gece gözlerinden öperim hüznün.
    Can havli kovalarken arkamdan,
    Islak toprak yıkar ayaklarımı.
    Ağırlığına sığındım gölgelerin.
    Örttüğü üstünü tanrının perdesiyle,
    Soğuk,yaş ve soyuk ağaç gövdelerinin gölgelerine.
    Yakıp kavuran güneşinkine tövbeler ede ede.

    Süslemektedir nehri züleyhalar.
    Süslemektedir asil aşk kaçaklığımı.
    Derinden gelir iç çekişlerim en dipten.
    Düşüncen gelince sanırsın beynim kurtlanır.
    Ağır aksak vurur kalbim.
    Yılgını yok dünyada daha.
    Esir düşmemiş olsa göğsümün kafesine,
    Vuracak vurmasına başı dağa taşa .
    Oysa ki o kalakalır.
    Ben kaçak olsam da o senin sadık tutsağındır.

    Kapatırken nevbahar yüzüme kapıyı,
    Yükselip gider cemreler göğe.
    Dört yanı kuşatır kar kıyamet.
    Tünemiş erimeyen çığ en tepeye .
    Durursam yanında altında kalacağım.
    İşkenceye tutsa da engebe kolumu bacağımı,
    Bakmadan gideceğim düşe kalka ardıma.
    Soğuğu derimi yakarken körpe ayazının.

    Bilir misin?
    Ne çok gebe kaldım yalnızlıktan.
    Çığlık çığlığa uyandım sabahın körlerine.
    Uzaklaşırken safi ışık gitti gözümün feri.
    Kan,ter öperdi her yerimi.
    Görmez misin dolup taşar analığım göğüslerimden.
    Duyulurken albastının ayak sesi,
    Kaçağım ben kaçak dört nala.
    Kim bu ağır suçluya zincir vuracak?
    Yalnızlık benim oğlum yalnızlık kızım.
    Eti tırnaktan yok koparacak.

  • hayat size neler öğretti?

    04.09.2021 - 19:08

    Yalan adlı şiirim sayfama hepinizi bekliyorum

Toplam 9 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR