Ünlü Hikayeci,Romancı ve Yazar İslam Yaşar İl ...

Durdu Şahin
904

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Ünlü Hikayeci,Romancı ve Yazar İslam Yaşar İle Okumak-Yazmak Üzerine Bir Konuşma

Durdu ŞAHİN: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

İslam YAŞAR: Asıl adım Selâhaddin Yaşar. 1953 yılında Anamur'un Kızılca Köyünde dünyaya gelmişim İlk, orta ve lise tahsilimi müteakip İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini bitirdim. Hâlen edebiyat öğretmeni olarak
çalışmaya devam etmekteyim.

Başta Yeni Asya, Köprü, Bizim Aile, Can Kardeş olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde, bu mahlasımın yanı sıra, asıl adım ile de yazılar yazdım. Bu zamana kadar çeşitli türlerde pek-çok eserim neşredildi.

İslâm YAŞAR imzası ile neşredilen eserlerim:

Çınlayan Kubbeler (Hikâye, 1977) , Kırbaçlı (Piyes, 1978) , Adım Adım İstanbul (Deneme 1985) , Mukaddes Emânetler (Araştırma, 1985) , Yılanın Teri (Roman, 1988) , Karanlığın Gölgesi (Roman, tefrika 1989) , Aşk ve Ateş (Deneme, 1991) , Zamanın Sesi (Roman, 1991) , Bediüzzaman (Roman, 1993) , Saidi Nursî (Ro-man, 1994) . Nurcular (Roman 1995) Selâhaddin

YAŞAR imzası ile neşredilen eserlerim:

Biyografiler: Yahya Kemal (1984) , Yunus Emre (1984) , Mevlânâ (1985) , İmâm-ı Rabbani (1986) , İbrahim Hakkı (1986) , Mehmed Akif (1987) , Muhammed İkbal (1988) , Mimar Sinan (1989) , Fuzûli (1989) , Bediüzzaman Kimdir? (1994) , Edebî sanatlar ve Mazmunlar (Araştır-ma, 1988) .

Durdu ŞAHİN: Okumak nedir? Okumanın gereğini aidi, temelleriyle açıklar mısınız?

İslam YAŞAR: Bana göre okumak bir arayıştır. İn-sanın kendini arayışı. Akıl okuyarak hakikati arar. Okumayı esas alan ilmî çalışmalarla kâinatın sırrı ve hayatın hikmeti keşfedilir. Böylece insan yaratılışının sebebini idrak ederek kendini tanır. Dini açıdansa; ilk emri 'Oku' oları ve okumayı ibadet sayan İslâm Dininin okumaya verdiği değer, başka hiçbir din ve düşünce ile mukayese edilemeyecek kadar aşikardır. Ayrıca Türkçede okumanın 'çağırmak' manasına geldiği, 'meydan okumak' gibi deyimlerde ve halk arasında düğün, nişan daveti için gönderilen eşyalara 'okuntu' adının verilmesi ile bu mânânın hâlâ yaşadığı da gözden uzak tutulmamalıdır.

Durdu ŞAHİN: İnsanımız okumaya sıcak bakıyor mu? Okuma olayı size göre yeteri kadar ger-çekleşiyor mu? Gerçekleşmiyorsa sebepleri nelerdir?

İslam YAŞAR: Türkiye’de her kesimden insan henüz okumayı bilmiyor. Bilmediği için de sıcak bakmıyor. Hatta 'İnsan bilmediğinin düşmanıdır' kaidesince okumaya düşmandır da denile-bilir. Cemiyette çok okuyanlar için 'okuma hastası' tabirinin kullanılması, okumanın ciddi bir çalışına sayılmaması ve parmakların keli-melere tercih edilmesi gibi sebepler düşmanlık kanaatim kuvvetlendirmektedir. İnsanımızın okumamasının temelinde; harf inkılabı ile yapılan kitap kıyımının, uydurukça ile yapılan kelime katiliamının ve insan idrakini işlemez hale getiren televizyon yayınlarının olduğu söylenebilir.

Durdu ŞAHİN: En son okuduğunuz ve okuyucularınıza.da tavsiye etmek istediğiniz birkaç kitap ismi söyleyebilir misiniz?

İslam YAŞAR: Son zamanlarda, içinde yaşadığımız cemiyetin imanı ifsad edici şartlan ve yapmakta olduğum çalışmalar sebebiyle mütemadiyen okuduğum eserler Risale-i Nur Külliyatıdır. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'in mealini baştan sona yeniden okuyor ve aradaki boşlukları hadis kitapları ile dolduruyorum. Okuyucularıma bunların dışında Divan Edebiyatı hazinesini keşfetmelerini tavsiye ederim.

Durdu ŞAHİN: Türkiye'de her kesimden insanın ciddi, bilimsel, kültürel, dini ve ahlaki eserleri okumaya yönelebilmesi için neler yapılmalıdır?

İslam YAŞAR: Bunun için önce her seviyeden in-sanın dini bilgilerinin ve kültür seviyelerinin yükseltilmesi gerekir. Bugün kendini kültürlü sayanlar dini bilgilerde, dindar olanlar da kültürde olmaları gereken seviyede değiller. Onun için bu sahada ciddi sayılabilecek eser de pek yazılmıyor. Yazılsa bile alaka görmüyor. Bu tezatlar zinciri de yeni yetişen nesilleri adeta Tantal işkencesine tabi tutuyor. Yani nesiller ne dünden kopabiliyorlar, ne yarına uzanabiliyorlar. İkisinin arasında iman zaafı ve kültür sancılan çekerek kıvranıyorlar. Bilim derseniz, o bilim adamlarımızda bile pek yok. Cemiyetin bu cehalet girdabından kurtulabilmesi için basın, radyo, tv, iktidar ve diğer güç kaynaklarının, içine düştükleri hamakat çukurundan çıkmaları ve bugün yapmaya çalıştıkları hezeyan hallerini yapmamaları yeter. Yani bugünkü şekilleri ile olmamaları, olmalarından daha iyi.

Durdu ŞAHİN: Okumakla yazmak arasında doğrudan bir ilişki var mıdır? Sizce insanlar niçin yazmalıdır?

İslam YAŞAR: Elbette, okumak, toprakta çimlenip bir tohumun, toprağa kök salıp güneşe dal uzatarak meyve verecek bir ağaç oluncaya kadar geçen bütün merhaleler, yazmaksa çiçek açıp meyve vermesidir. Yazma ihtiyacı bu tekamül zirvesinde bulunmanın bir neticesidir. Kendisini yetiştirip olgunlaşan her insan ebedi ve güzel meyveler vermek için yazmalıdır.

Durdu ŞAHİN: Türkiye'de yazarlar sizce sorumluluklarını yeterince yerine getiriyorlar mı?

İslam YAŞAR: Türkiye’de mesuliyetini müdrik ya-zarın oldukça az olduğu kanaatindeyim.

Durdu ŞAHİN: Size göre günümüz şartlarında yazmak lüks müdür? Şart mıdır, imtiyaz mıdır? Türkiye'de iyi bir yazar olabilmek için gerekli ortam var mıdır?

İslam YAŞAR: Hakiki mânâda yazmak bunların hiç
biri değil, bir ihtiyaçtır. Türkiye hali ile olmasa bile mazisiyle iyi bir yazar olabilmek için gereken maddî ve manevî bütün imkanlara sahip-tir.

Durdu ŞAHİN: Türkiye'de yeteri kadar okuyanların ufkunu açan, yürek bahçelerini yeşerten yahut uykularını kaçıran yazar var mı? Birkaç örnek verir misiniz?

İslam YAŞAR: Maziye malolmuş yazarlarımızın hepsi bu hususiyetlere sahip. Fakat günümüz yazarlarından varsa da ne yazık ki ben bilmiyorum.

Durdu ŞAHİN: Unutamadığınız birkaç yazının ismini ve o yazıları nerede bulabileceğimizi söyler mi-siniz?

İslam YAŞAR: Severek okuduğum her yazının zihnimde belli bir izinin olduğu muhakkak. Lakin şu anda birini diğerine tercih edemiyorum.

Durdu ŞAHİN: Okumak, yazmak ve düşünmek arasında nasıl bir ilişki vardır?

İslam YAŞAR: Altıncı soruda bahsi geçen tohumun düştüğü ve beslenip büyüdüğü münbit toprağı düşünce zemini olarak kabul edebiliriz.

Durdu ŞAHİN: İnsanımız yeteri kadar düşünüyor mu?

İslam YAŞAR: Bu sorunuza 'Evet...' diyebilmeyi ne kadar çok isterdim.

Durdu ŞAHİN: İnsanımızı düşünmekten alıkoyan iç ve dış dinamikler nelerdir?

İslam YAŞAR: İnsanımızın kimliğini kaybettirip benliğini bozan ve eşrefi mahlukatı basit bir madde haline getiren mâlâyâni meşguliyetler.

Durdu ŞAHİN: İnsanımızın derin düşünceyle her zaman barışık olabilmesi
için neler yapılmalıdır?

İslam YAŞAR: Birinci derecede insanımıza insan olduğunu idrak ettirmek. Ardından ferdi de, cemiyeti de sari bir illet gibi saran kötü alış-kanlıklardan ve basit heveslerden kurtarmak. Böylece zamanın kirlerinden temizlenmiş olan vicdanlara 'Doğru İslâmiyetl ve İslâmiyete lâyık doğruluğu' anlatıp adeta yeniden müslüman olmalarını temin etmek.

Durdu ŞAHİN: Yukarıdaki görüşlerinize eklemek istediğiniz bir şey var mı?

İslam YAŞAR: Düşünmenin, okumanın ve yazmanın ferdi hasletimiz ve milli meziyetimiz olması için devletçe ve milletçe, anları zaman telakki ederek, horul horul değil, harıl harıl çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.

Durdu Şahin
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!