Umurumdayım Şiiri - Ali İset 2

Ali İset 2
33

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Umurumdayım

2-Sadece Umurumdayım

-I-
Bulmak dediğin nedir?
Dört kitabın buyruğu
Efkârlı bir uykunun
Yarım kalır sonsuzluğu

-II-
Meçhul bir zamanın büyüsünde saklıyız
Kundakla kefen arasında,
Düğümlüyüz ve yasaklıyız
Dokunmayın uzletin erdemine
Mecalsiz bir var oluştur bazen umut
Kaderimiz kadar hesaplıyız
İçli bir arayıştır bulmak
Keşkelere gömüldü umurumda olan
Sadece umurumdayım artık
Şöyle adam akıllı bir ıslansam diyorum
Yaprağın rüzgârlara tutunmaya idraki kadar
Hani kapılara takılıp gitsem
Dört kapıda bulsam kendimi
Artık kendimi bir bulsam diyorum
Yâda dört satırda hece hece
Şiirlere düğümler üfürüldü Ukaz’dan
Bu bir yarıştı… Biliyorum
Her düğüm muamma…
Gölgeler büyüdükçe ben küçülüyorum.
Dört kanatlı iklimleri vurdular
Hazan yeniden.
Kanatlarım zerre kadar umurumda.

-III-
Bulmak dediğin nedir
Mecnuna kalır yorgunluğu
Efkârlı bir uykunun
Asla bitmez mahmurluğu

-IV-
Hayalden ağırını taşımaz bu gemi
Demirden yelkenler icat edilmeli
Ve alkışlayan demir eller
Fırtınalar hoyrat… Biliyorum
Dalgalar derinliğe saldı efkârını
Biz efkârlı uykulara
Ağlayan son çocuk;
Tüm rüzgârları içine çekmeli
Denizin tuzu boğazında düğümlenir
Ayakları yalın bir annenin
Kâbil`i doğuran anne Hâbil kadar masum
Elbet yarın bir çocuk ağlayacak
Bir ihtiyar gülecek inadına
Bir bebek annesinin parmaklarını tanıyacak
Bir çocuk kaybolacak ellerimizden
Ne o çocuk bulunacak
Ne de bulduğumuz şey
Ona anne olacak
Yelkenler ve eller hâlâ umurumda

-V-
Bulmak dediğin nedir
Fani olana karın tokluğu
Efkârlı bir uykunun
Düşle geçer çocukluğu

-VI-
Maziyi yay gibi gerip,
Ok gibi atılsam diyorum
Yarın hatırına uyutulmuş bugünler
Ne geceler anlıyor halimizi
Ne güneşe yetiyoruz
Bir karıncanın umurunda yangın
Onu da yorar taş merdivenler… Biliyorum
Aranan siluet şu dağın yamacında
Sesi bir çobanın kavalında
Koyu ve siyah
Her düğüm kan ve gece oluyor
Eyvah!
Kerpetenler sökmeli kentin azı taşlarını
Hayalden uzak aradık
Bulduk sandık şehrin aziz kuşlarını
Alıp götürdüler yaralı kuşları
Kanatlarından sürükleyerek
Bir tüy buldu, buldum diyenler
Hâlâ delikanlı
Hâlâ heyecanlı
Gidenler yitik sevdalara karıştı
Köyler ayartmada şehirler
Toprak kokan ekmeği kim pişirecek
Ocak başında elektrikli semaver
Bulmak dediğin bu mu?
Nerde kaval çalan çobanın kızları
Nerde bulunmaz nazları
Kaybolan her kapıyı işaretliyor
Gün sarhoşu gönüller
Şu yıldız benimse
Sadece tenhalarda görünsün istiyorum
Uzlet kadar erdemli tenhalarda
Dün gece bir uyku daha öldü
Cesedi en derin uykuya gömüldü
Fırlat kefenleri üstünden
Yoksa yıldızlar geceye bürünecek
Sabahı buldumsa
Şafaklar gün kadar umurumda

-VII-
Bulmak dediğin nedir
Çöl bilir susuzluğu
Efkârlı bir uykunun
Deli olur sarhoşluğu

-VIII-
Kuyu, zindan ve saray
Hangisi daha derin, bir insem diyorum
Gülce ve Yusufca
Ağlayan gözlere kokularını sürün
Kapılarınızı açık unutun dostlar
Kar izlerinden aktarlar gelecek
Toprak ana uyanacak
Her şey O’na uyanacak efkârlı uykusundan
Bir kardelen selamıyla
Her gül bir Yusufa tutulacak
Gülistan yeniden
Dört kapı tek makama açılır
Kırk makam tek kapıya
Kuyu zindana, zindan saraya
Son kapı ise Yusuf olana
Kapılar ardına kadar umurumda

-IX-
Bulmak dediğin nedir
Kim bulmuş yokluğu
Efkârlı bir uykunun
Gece gelir susuzluğu

-X-
Rüzgâr nedir bilmez derin sular
Zâhirde ki sular kayalara çarpar âhını
Her damla sahillere vurur yalnızlığını
Güneş her insanı aynı yakar
Aşk ateşi kalbimizi farklı
Elimizi koynumuza saldığımızda
Sol yanımızda nur
Sağ elimizde Yed’i Beyza
Nuh’un Gemisi demir yelkenli miydi?
Bir asa ile çözülür düğümler
Bir inilti duyar dört melek
Sebeplerin ötesinde bir derin inilti
Ağlayan çocuk ateşler söndürmeli
Ateşler söndürmeli rüzgârlar
Dört kapıda ölüm meleği
Hangisi ruhumu alıp götürecek… Biliyorum

Felak ve Nas’ın Rabb’ine sığınırım
Düğümler bir bir çözülüyor
Ben Miskin Yunus değilim
Çünkü biliyorum
O şiiri ben öldürmedim
Ağlayan o çocuk bendim diyorum
Ve gülümseyen ihtiyar…
Ayakları yalın anne…
Dudağında bir damla suyu kurutan karınca bendim
Ya o inilti… Bensem diyorum
Efkârlı bir uykudayım
Aşk bağını çözüyorum demir ellerimle
Yalın ayaklarımdan
Aklın tüm kapıları kırılmış
Kendimi bulursam eğer
Kendime gelemiyorum
Tek bir kapıdayım artık
Ve sadece umurumdayım
Kendime gelemiyorum
Öteleri buldum mu?
Aramadan bilemiyorum

Ali İset

Ali İset 2
Kayıt Tarihi : 28.11.2021 17:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ali İset 2