Umudun Doğasına Kapıldım

Kubilay Demirkaya
244

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Umudun Doğasına Kapıldım

I.
Yaşamak,
başını göklere kaldır bir bak!
maviyi kucakla, beyazla örtün
derman diye sür yarana büsbütün
kopar mutluluk rıhtımlarından kirli dalgaların
çıkardığı beyaz köpükteki hayat sevgisini
karıştır kadehlerdeki hüzzam şarkılara
söyleyiver gitsin üç parçacık melodi
zaman varken dokun yüreğine
adını umut koy
ezberinde tut rıhtımlarından baktığın o uzağı
aklına yaz geçmişin sayfa sayfa yazdığı her anı
birde geleceği düşün,
geleceğin siteminde ki gerçeğin buruk kıvamını
yakınından hayallerine dokunamadığın uzağın hislerinde ki
o baktığın uzak geleceğin belirsizliğinde değildir,
geçmişin resmindedir.
aldığın nefes bir umut değilse,
geçmişe sünger çekecekte umutun ta kendisidir.
alış yüreğinin ritmine dokunmaya
çekinme, vazgeçme
umutlarla yaşamak şimdinin gücündedir.
umutlara sarılmak geçmişle geleceğin
iç içe geçtiği anın içindedir.
rüzğarın hislerine dokun yüreğinle
hisset bulutlardan akacak olan yaşamın gözyaşını
avuçlarını aç
ellerinin uzat semanın doruklarına
yakalamaya çalış katre katre inen sevgiyi
sevgi bir ışıktır, ışıkta umutu yansıtan yürektir
yüreğini koy orta yere
ışıklara koş rüzgarın kanatlarıyla
sevginin gözlerinde ki raks eden ışıltıyı yakalamaya bak
rüzgarın huşusunu niye kokluyorum diye düşünme
kokladığın rüzgarın ruhunda umut vardır,
yaşam vardır, yaşamak vardır
ama
umut yoksa rüzgarı hissedemezsin
yaşamak rüzgarın uğultusunda ki umuttur
bulutlarla getirdiği bir damla yağmurdur
bir bardak içinde ki sudur, suyun halesidir
bir bolluktur
bir sitemdir
bir bekleyiştir
sevgiliye duyulan özlemin ta kendisidir
boynuna asılan bir ziynet eşyasıdır
bir köşede birini umutla bekleyen gözlerindir
kısaca umut her şeydir

II.
Yaşam güzel, yaşamak ondan da güzel
aradaki his perdesini arala
kudretin sonsuz değerli eserine bir bak!
ne güzel yaratılmış lal-ı gevher gibi değil mi?
kesmeyeceksin umutun yaşamaya akışını
bu akışın menzilinden fazla açılmayacaksın boş yere
dolu tarafından bakacaksın güzelliklere
bu güzellikler içinde öfkede var, sevinçte
mutsuzlukta var, umutsuzlukta
mutlulukta var, tuzakta
neşede var, ağlamakta
iyimser dokunuşta var, kötümser duruşta
barışta var, savaşta
öyleyse ne duruyorsun, koş yüksek ritimle
barış kendine güç veren sevgilerinle
koş, umutsuzluğun cansız rengine kapılma
geçtiğin yolların üzerinden
her şeyin sesini dinle!
yüreğinde ki beyaz umudun sesini koy ortaya
tart hiçliğin terazisinde
seni hiçliğe sürükleyen şeklini
ara sıra hiddetin trenine bindir nefsini
uğradığın her soluk istasyonunda bağır,
her öfkeye sesini duyur
hisset etrafındaki heyecanın goncasını ören sevgiyi
tanış onlarla,
bulutları kaçıran rüzgarın çığlığına sarıl
..........yaşa her anı
bulutların rengi yaşatır soluk alanı
yer dibe doğru asla çekmez insan olanı

III.
Biraz da bırak özlesin yaşam seni
senin çizdiğin ressamlık modeli
yüreklendir kendine güç veren aklını
kement atmasın doğru bildiğine
doğruladığın gönül zenginliğine
füsunlu reklamların güzelliğine kanma,
isteme süsünü
Boş gördüğü an acımadan vurur ense kökünü

IV.
sessiz akan nehirlerle ak yaşamın otağına
bırak üzerine dalga dalga gelen iyimser dokunuşların soluğunu
hisset özgürlüğün can alıcı rengini
ve
özgürlüğü yakala kollarından
sar kendine
saçlarını okşa özgürlüğün
umutsuz gördüğünde yüreğine dokun
sevindir.
bu arada kendinide sevdir
mesela
boz bulanık delice akan bir nehirin başına git
konuş sudan sana sessiz bakan suretinle
kızıl kanatlı balıklar olsun buna şahit
çakıl taşlarını saymayı dene
yeşil yosunlara dokunmayı sev
şahit olan balıktan yüzmeyi öğren!
mutlu olmaya bak!
umudun doğasına kapıl
çünkü umut doğada doğurandır
umut doğanın canıdır
uzan gönülden mutluluğa doğru
kendini yenile
uzan gönülden doğaya
hislerinle
uzat gözlerini gök kubbenin yüzüne
barış kendinle

hele sabahları sis yağmurunun altında
ruhunu okşayan
kuş sesleriyle sarhoş olmayı arzula
kuşların yanına var
tanış onlarla
hoşnut ol, haz duy
umutsuzluğa kapılma
bak umut çok yakınında
konuşan kuşları yakala
onlarla
sahi:
hiç el salladığın oldu mu gri bulutlara
ve de yoldaşı olan gezgin kuşlara
ruhunun ince yerinden asıl bulutların umut çarkına
akıyor bir nefes gibi kılcal damarlara
akarak yaşamayı çağırıyor yanına

sen, karınca yuvasının başında oturup
onlarla tatlı muhabbete daldığın oldu mu hiç...
sen hiç ağaçlarda ki yeşil yaprakları okşadın mı?
çeşmeden akan suyun sesine
…yaşamayı sevdirdi mi hiç...
bunları yapamamış bir hisse sahip isen
öyleyse
ağla gök kuşağında ki resim gibi
bir ömür geçiyor diye
ağlayan gizleri ile
koş yüreğine
umutsuz mızmızlanarak yaşamdan vazgeç!

V.
Umutla başlar herşey, umut dokur itimat
Arınan ruha dokun arınacak kadar tat
Yeis dağına tırnağı öyle vur ki titresin
Seni umutsuzluğa salan, hep benim desin
Malayani ağırlık verme umutsuz bakış
Yaz üşütür ruhunu yüze bakmaz karakış

Kubilay Demirkaya
Kayıt Tarihi : 22.4.2014 21:28:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!