Ulu Zeytin Ağacı Şiiri - Niyazi Çetin

Niyazi Çetin
50

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Ulu Zeytin Ağacı

Yaşını başını almış, görmüş geçirmiş
Ulu bir ağacım ben;
Bir zeytin ağacıyım...
Tanık olmuş atalarım doğanın doğuşuna,
Bin yıllarca sağlık dağıtmış dünyaya;
Bende yaşıyor şimdi zeytin soyunun geni,
Hakkım var onlar adına konuşmaya;
İzlediğim için ben tarihi adım adım
"Ölümsüzlük Ağacı" olmuş adım...
Zaman tüneli içinde neler gördüm ben neler:
Konuk oldu sağlık saçan gölgeme
Kördüğüm çözen ünlü kılıcıyla
Makedonyalı Büyük İskender;
Dünyayı titreten ünlü kumandan
Yedi içti, dinlendi; sonra da çekip gitti
Kılıma dokunmadan!..

Soma İlçesi'nin YIRCA KÖYÜ'nde
Çevremdeki binlerce ağaç ile
Köy halkıyla gönül gönüle, el ele
Yaşayıp gidiyorduk...
Kimisi ağaç sahibi,
Kimisi de işçiydi köylülerin,
Hemen hemen hepsinin
zeytin ağacıydı geçim kaynağı;
Vazgeçilmeziydi sofralarının
Meyvemizin hem tanesi hem yağı...
Yırcalıları sarıp sarmalayan,
çevresine sevginin cıvıltısını yayan
bir barış ormanı idik;
Su yerine alın teri içen emekçilerle
Birlikte üzülür, birlikte gülerdik...

Herkesi mutlu etmiyormuş meğer
Bu yürekten, karşılıklı sevgimiz;
Gözünü para hırsı bürüyenlerin
doğa sevgisini tatmamış uşakları
Sabahın alacakaranlığında
Ezip geçerek hakkı hukuku
Saldırdılar üstümüze hışımla...
Yaklaşan faşist çizmeleri görünce
Yapraklarını siper eden çiçekleriyle,
Korkudan kabuğuna çekilen böcekleriyle,
Gözleri halka halka büyüyen kuşlarıyla
İliklerine dek titredi doğa...
Bir yandan katil testerelerin uğultusu,
Bir yandan emekçi kadınların, çocukların
atmosferi yırtıp geçen çığlıkları
Mahşer yerine çevirdi ortamı! ..
Vurdukça hırslanıyor, hırslandıkça vuruyorlardı;
Sanki karşılarında can düşmanları vardı!..
Oysa kimseye düşman değiliz biz,
Barıştan ve sevgiden başka duygu bilmeyiz;
Yüz akıyız ülke ekonomisinin,
Her an hizmetindedir halkımızın
Gövdemiz, dalımız, meyvemiz...
Şu yakıcı soruyu artık herkes sormalı:
"Nasıl keser bir devlet, onu taşıyan dalı? !.."

Heyhat, yok oluyor
Altı bin nüfuslu mutlu bir zeytin ailesi;
Uzun, korkunç bir bekleyişten sonra
İşte bana geldi sıra...
Hoşça kalın sevgili Yırcalılar,
Hoşça kalın doğa tutkunu dostlar;
Sakın üzülmeyin benim için,
Çünkü terk etmiyorum sizi;
Yoldaşlık etsin diye ruhuma
Yanıma alıyorum yüreğinizi!..
Güvercin gagasına takarak bir dalımı
Evrenin doruklarından her gün
Barış türküleri yollayacağım size;
Her gece başka bir yerden göz kırpıp
Konuk olacağım düşlerinize!
Her sabah "Günaydın" demek için
Ve bir dilim ekmeğinizi
Zeytinyağına batırıp yemek için
Sofranıza ineceğim! ..

21 / 01 / 2015

Niyazi Çetin
Kayıt Tarihi : 25.8.2015 17:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Niyazi Çetin