Türban ve Üniversitelerde ki Özgürlüğü

Nevin Kurular
125

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Türban ve Üniversitelerde ki Özgürlüğü

Özgürlük Başıboşluk veya Keyfiyet midir?

Özgürlük tarifinde T.D.K. sözlüğünde: “ Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şartla bağlı olmama durumu, serbestî:” der.
Ancak, içi dolu dolu bu güzel açıklayıcı ifadenin toplumsal yaşam içindeki geçerliliği, uygulanabilirliğince vardır. Çünkü, özgürlük kavramı görecelidir.
Yer ve ortama göre değişebilirlik niteliklerine sahiptir. Özgürlük hiçbir zaman toplumsal yaşam içersinde başıboşluk ve keyfiyet anlamı taşımamalıdır.
Son günlerde ısıtılıp ısıtılıp siyasi arenayı ve toplumu meşgul eden ve geren türban meselesini içinden çıkılmaz sorun haline getiren, özgürlük kavramının göreceli bir kavram taşımasının gözden kaçırılmasıdır.
Geçerliliğinde, ortam ve şartların uygunluğu dikkati alınmayan Özgürlük ve Demokrasi anlayışı, bir başıboşluk ve keyfiyet algılamasına dönüşmeye başlayacaktır.
Son günlerde anlamının sözlük anlamıyla yorumlanmasından kaynaklanan soruna, türban serbestliğini özgürlük olarak benimsetmeye, Üniversitelere girme hakkını demokrasi anlayışıyla bağdaştırmak isteyenlere, bunun için çalışanlara, bir kaç misal soru sormak gerekmez mi?
Yaşamımız içinde ne kadar özgürüz? .
Yani herkes istediği her şeyi yapabiliyor mu?
Meslek seçerken, asker, polis, hemşire, doktor, hostes, maden işçisi v.s
olurken, baştan, o üniforma önlük tulum gibi gerekli kıyafetlerin dayatmasını
kabul etmiş olmuyor mudur.. Bu kıyafet özgürlüğümü, tercihlerimi keyfiyetimi kısıtlıyor diye düşünebilir miyiz? .. Devlet memurunun her istediği kıyafeti giyme hakkı var mı? veya bir madenci özel sektöre hizmet verirken bile ben kravatlı ve takım elbiseli çalışmak istiyorum diyebilir mi?
Bir camiye şortla girmek isteyen birine özgürlük anlayışıyla nasıl bakarız?
Üstelik üniversite ve meslek seçimi konusunda özgür irademiz, üniversite
sınavlarıyla, 'senin bahtına bu düştü 'diyen bir meslek ve ortam dayatmasıyla
kısıtlanırken, meslek seçimimiz okul seçmedeki kişisel hak ve özgürlüğümüz kısıtlanmıyor mu?
Bir kısım amacının ne olduğu tartışılan zihniyetin ki (bu da türbanı bağlama şeklinin belirlenmesine bile karşı çıkan, ne kadar dini inancı nedeniyle örtünüyorum dese de şekilciliği niyetinin önüne geçiren çevre) nin özgürlük savunuculuğundaki bu azami farklılıkla öncelik nedir? , nedendir?
Özgürlük anlayışı çerçevesinde Üniversite öğrencilerimiz yazın sıcağında, şortla ve büstiyerle gerekiyorsa da ben özgürüm söylemiyle, mayoyla, belki daha da öte tercihiyle okuma hakkını talep edecek olsa Ne denebilir?

Demokrasi ve Özgürlük keyfiyet ve başıboşluk değil aksine belirli kural ve
saygı dayatmalarıyla bir düzenin ve yaşama şeklinin biçimidir.

O halde;
Toplumsal düzenler için gerekli olan kural ve yasaklarla yaşamamız gerektiğini algılamamız ve kabul etmemiz gerekir.
Yaşamın ve toplumun sosyal hayat gereklerini hiçe saymadan,
Özgürlük nedir den çok ne değildir onu kavramak zorundayız.
Özgürlük; asla, kural ve yasaları hiçe sayan başıboşluk ve keyfiyet içeremez.
Saygılarımla
Nevin Kurular
T.C vatandaşı

Nevin Kurular
Kayıt Tarihi : 4.2.2008 23:29:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Son yılların; ,bıkmadan,usanmadan gündemi meşgul eden, popülerliğini yitirmeyen bu konu üzerine herkes konuşmuşken, sessiz kalmanın ezikliği ile ve şairce değil vatandaşca bir kaç laf..

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yakup İcik
    Yakup İcik

    Meslek seçerken, asker, polis, hemşire, doktor, hostes, maden işçisi v.s
    olurken, baştan, o üniforma önlük tulum gibi gerekli kıyafetlerin dayatmasını
    kabul etmiş olmuyor mudur...

    aslinda siyasi ideolojik cagrisimlar yapan yazilardan hep uzak durmusum amma velakin ilgisizde kalmamisimdir...
    aslinda ben türban ya da bas örtüsüne asla karsi degilim lakin; türban islamin emrettigi sekilde kullanilmali.
    basi kapatmak icin kullanilmasi gereken illa türban olmamalidir, önemli olan avret yerinin görünmemesiyle birlikte dikkat cekici de olmamasidir.
    günümüz türban türban takan kardeslerimiz cogu dikkat cektigi icin islamin emrettigi sekilde örtünmemektedirler sorular-cevaplar her zaman kafamdadir. hal böyle iken bana göre tesettürlü degildirler.

    bu yüzden türbanli kardeslerimizin türbandan ziyade nasıl örtünülmesi gerektigi arastirilmasi cok cok önem arz eder.(basibos hizipci fikirlere 'türban-basörtüsü nedir' izahi ve bilincli olmak acisindan)
    türbani renkli ya da desenlisinden takip hafif makyajla dolaniliyorsa bu tesettür degildir.
    türban dikkat cekici degil lakin elbiseler dar ya da yirtmacli ise yine tesettür degildir.
    netice itibariyla kisi ister carsaf giyer, ister türban takar, ister dolama takar.
    önemli olan dikkat cekmemesidir.(dikkatten kasıt sehvet uyandirmamasidır.günümüzdekilerin cogunlugu uyandirir.)
    ülkemizde 'türban' ideolojik rantcilarin vazgecilmezleridir.
    zaman zaman gerek basin gerekse kimi cevre ya da kurumlar 'türban'i isitip-isitip toplumun gergin kalmasini ve bu gerginligin arka saflarinda kirli amaclarini tezgahlamaktalar ve rant elde etmekteler...
    bu ülkeye gercek imanli insanlardan hic bir zarar gelmemistir zarar imanli insanlari rencide eden insanlardan gelmistir...

    saygilarimla Nevin Kurular

    yakup icik Almanya

    Cevap Yaz
  • Necdet Arslan
    Necdet Arslan

    Yazınızı beğeniyle okudum.Konuyu sorgulayışınız ve savladığınız düşünceyi destekleyici örnekleriniz çok yerindeydi.
    Tebriklerimle.

    Cevap Yaz
  • Mehmet Çoban
    Mehmet Çoban

    Özgürlük Başıboşluk veya Keyfiyet midir?

    Soru çok önemli.. Bugün özgürlüğü başıboşluk ve serbestlik olarak algılıyorlar.

    Mesela açıklar, kapalılar gelirse bizi kapatacaklar diye, bütün serbestileriyle, kapalılığı yasaklayarak, özgürlüklerini tadıyorlar.

    Onlara siz bu keyfiyetinizle, başıboş bir özgürlük yaşamıyor musunuz diye soran olmuyor..

    İnsan hiç gelirlerlerse bizi kapatacaklar diye, kapalı olmak isteyenlerin özgürlüğünü kısıtlar mı?

    Bu düpedüz bir baskı ve özgürlük kısıtlamasıdır. Hemde bunu çağdaşlık, özgürlük, demokrasi adına yapıyorlarsa, o zaman katmerli diktacılık olur.

    İşin felsefi boyutu budur.

    Kendisine baskı yapılmasını istemeyen, karşısındakine de baskı yapmaz.

    Ama bugün laik ve açık olanlar, kendi özgürlükleri adına, kapanmak isteyenlere baskı yaparak, diktacı anlayışlarını öne çıkarıyorlar..

    İşin doğrusu budur. Gerisi boştur.

    Laiklikten, çağdaşlıktan, özgürlüklerden yana olanlar, kendi yaptıkları baskıların, karşılıklarını alacağız korkusuyla, bize baskı yapacaklar diye haykırıyorlar..

    O zaman baskı yapmayınız kardeşim. Yapmayınız.

    İnsanlara saygılı olunuz. O zaman insanlarda sizlere karşı saygılı olur.

    Hiç kimsenin, laiklik, çağdaşlık, özgürlük adına din düşmanlığı yapma hakkı yoktur.

    Eğer laiklik, çağdaşlık, din düşmanlığı değil diyorsanız, Müslümanların yaşamlarına karışmayınız.

    O zaman toplumda dinlenir olursunuz. Aksi halde, üç kişiyi toplum sayarsanız, toplum size azınlık hemde baskıcı, diktacı, özgürlükleri kısıtlayan bir burjuva olduğunuzu yüzünüze haykırır.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (3)

Nevin Kurular