Tele Takılmış Uçurtma Şiiri - Ömer Yücekaya

Ömer Yücekaya
117

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Tele Takılmış Uçurtma

Derin, çok derinde sin
İnsen, çıkılmaz bir vadi
kapıl san, alıp götüren bir nehir sin
Açarsın saçlarını
delirir rüzgar
Gülersin…
Diner yağmurun gözyaşları
Ruj değil akrep zehri sürersin dudaklarına
Öpsem, kızılca kıyamet
Sevsem, şeytanın şerri sin

Ateşle barutun öpüşmesi
kar ile korun sevişmesi sin
Cehenneme odun taşıtır teninin dayanılmaz hafifliği
Çöle su içirir güzelliğin
Kervanlar kaybolur gözlerinin Ela'sında
Yasak meyveyi dişlemek kadar büyülü sün
Pusulalar göstermez seni
Haritalarda bulunmaz izin
Uçurum çiçeği koklamak gibi korkulu sun

Rüyalarımın en mahrem anı
dualarımın en günahkar yanı sın
Aramızda kıldan ince kılıçtan keskin bir yol
Bir yol ki...
Saf tutmuş Sefenksler, Şahmaranlar
Kavuşmayalım diye pusuya yatmış akrepler, çıyanlar
Öyle imkansız, öyle yasaksın ki…
Falcılar bile inanmıyor seni sevdiğime
Bir duanın içine girmeyecek kadar günah
dört kitabın birinde bile sevap değilsin

Gayri meşru bir bebek gibi gizli saklı büyüyorsun içimde
Sensin hazineye ulaşılan gizli geçit
Sensin çözülmeyen egzotik şifre
Gökyüzünden yıldız çalmak kadar tehlikelisin
Kuş sütü sofraları elinin tersiyle iten ben
bir senin zeytin tanesi gözlerini ekmeğime katık ettim
Ardına dek açılmış kapılardan girmedim
Bir senin kapında el etek öpüp, güzelliğine yüz sürdüm
Ah suya yazı yazmak kadar imkansız sın

Derin, çok derinde sin
Bir namluya hapsolmuş mermi gibi içimdesin
Seni unutsun diye üç öğün kalbimi kırbaçla samda
Ne ölüyorsun
ne diniyor içimde sana okunan sela
Saklambaç oynayan o güzel, o haylaz çocuklar gibi
saklanmışsın en saklım a
şimdi bul desen, bulamam

Senin tellerine takılmış bir uçurtmayım ben
Uçmak istesem de artık uçamam

Ömer Yücekaya
Kayıt Tarihi : 31.7.2019 10:54:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!