'"Tanrı Sustu Mu? " Yazım

Ahmet Bektaş
829

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

'"Tanrı Sustu Mu? " Yazım

Tanrı Sustu Mu?

Sürece bakalım. Adem'e eşyanın hakikatinin öğretilmesi; Adem'e secde şeklinde sembolize edilen Dünya'daki Adem egemenliğinin seyrine bakalım.

Tanrı Adem'e bildiriyor!

Ademoğulları süreçte yoldan saptı. Önceleri insan ilahlar, yarı insan ilahlar dönemi yaşandı. Sonra ilahlar göğe çıktı ve yerde putlar ilahları temsil etti; tabiki putlarla aracılığı doğal olarak uyanıklar ve seçilmiş soydan olanlar yaptı... Daha sonraları putlar devrildi, "La ilahe illallah" (İlahlar yok Allah var) şeklinde son halini aldı. Yani bozulan itikat tamir edildi... Günümüzde ise aracılar var. Mürşit, mehdi, halife gibi adlarla insanlarla Tanrı arasında güya aracılığa talip oldular!

Günümüzde kutsal söylemler ve Tanrı insan ilişkisine çeşitli makamlar aracı
olmak ister! Bunu da siyasi ve ekonomik hatta askeri güç ile destekliyorlar. Kendi aralarından, insan ile Tanrı arasına aracı seçiyorlar! İtaat makamları oluşturuyorlar. Tanrı'nın bu aracıların; Tanrı adına siyasi, ekonomik, askeri baskı yaparak insanları herhangi bir dine mecbur etmelerine ihtiyacı var mı? Var ise Tanrıya değil de bu aracılara yakın olmak daha akıllıca olmaz mı? Böyle bir anlayış zaten şirk olur! İşte günümüz insanını şirke süren de budur! Tanrı adına yapılan ve insanlara bir şekilde baskı ve sınır koyan tüm eylemlerin içinde şirk saklıdır!

Düşünce fırtınası yapalım; Tanrı ilk Adem'e konuşmuş, sonra uzun dönem susmuş; sonra İsrailoğullarından olan peygamberlere (Babadan oğula ve dededen toruna bir silsileye) konuşmuş. Sonra da son peygambere diyeceğini deyip bin beşyüz yılı aşkın bir suskunluğa mı bürünmüş! Ya böyle düşüneceğiz ya da Tanrı her dönem konuşmuş, konuşuyor. İnsanlar kendi istedikleri şekilde yorumluyor veya işlerine geldiği biçimde algılıyor ve sonuçları yaşanıyor! Ya da böyle anlayacağız. Ben böyle anlıyorum. Hem de öyle konuşuyor ki tercihlerin sonuçlarına bakın. Esarete düşmüş toplumlara bakınız, geri kalmış toplumlara bakınız. Bunların çoğu inanç alanında mangalda köz bırakmaz! En inançlı onlardır! Tanrı onları sever, diğerlerini sevmez; Cennet'e de onlar girer! İnançlılar ya! Oysa görünen dağ kılavuz istemez. Her şey ortada, ayan...

Tanrı nasıl konuşuyor?

Evrendeki işleyiş aslında Tanrı'nın "Kün" emirlerinden başka bir şey değildir. Tüm işleyiş hayır ve şer esmanın yansımasından başkası değildir. İnsanlara göreceli olarak iyi kötü ayrışır. Aslında kötü yoktur. Esmanın işleyişindeki seyirde insanın cürümü nispetinde insana uygun olmayan durumlar ortaya çıkar. Bu insanın tercihinin yansıması. Ateş yakar insan elini değinmce yanar! Ateş aslen şer değil tercihe göreceli şer olur. Tabiat kanunları veya fizik kuralları da Tanrı'nın "Kün"(Ol) sözüyledir. Yani Tanrı konuşuyor... Sadece bir ırka ve bir gruba değil herkese konuşuyor. Bakın günümüzde kendi aralarında Tanrıya aracı seçiyorlar! Bunu kabul eden de olur etmeyen de... "Kün" işler ve tercih sonuç ilişkisinde görünen her ne ise o aslında Tanrı'nın konuşmasıdır!

Son tahlilde; günümüzde geçerliliği olan kutsal kaynakların tamamı "Orta Çağ" ürünüdür. Madem Tanrı her daim diri ve konuşuyor, Orta Çağ söylemlerinde takılı kalmak akıllıca olmaz! Zihinlerin açılması ve Tanrı'nın susmadığının her dönem konuştuğunun farkında olanların artması dileğimle.

Saygılarımla.

Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş
Kayıt Tarihi : 1.3.2013 14:46:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Tanrı nasıl konuşuyor? Evrendeki işleyiş aslında Tanrı'nın "Kün" emirlerinden başka bir şey değildir. Tüm işleyiş hayır ve şer esmanın yansımasından başkası değildir. İnsanlara göreceli olarak iyi kötü ayrışır. Aslında kötü yoktur. Esmanın işleyişindeki seyirde insanın cürümü nispetinde insana uygun olmayan durumlar ortaya çıkar. Bu insanın tercihinin yansıması. Ateş yakar insan elini değinmce yanar! Ateş aslen şer değil tercihe göreceli şer olur. Tabiat kanunları veya fizik kuralları da Tanrı'nın "Kün"(Ol) sözüyledir. Yani Tanrı konuşuyor... Sadece bir ırka ve bir gruba değil herkese konuşuyor. Bakın günümüzde kendi aralarında Tanrıya aracı seçiyorlar! Bunu kabul eden de olur etmeyen de... "Kün" işler ve tercih sonuç ilişkisinde görünen her ne ise o aslında Tanrı'nın konuşmasıdır!

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ahmet Bektaş
    Ahmet Bektaş

    Çok çok teşekkür ederim. İçeriği dolu ve isabetli yorumlarınız her yazıya değer katıyor. Saygı ve selam olsun.

  • Ülkü Şahin
    Ülkü Şahin

    Bu mesele arz ve talep meselesidir Ahmet bey! Hz. İsa (as) ya kadar insanlara ayni anda birkaç peygamber birden tebliğci olarak gönderilirken, Ondan sonra Hz. Peygamber (sav) kadar 700 küsur yıl yeni bir nebiye ve resulüle ihtiyaç olmamış! Zira İnsanlar teknik açıdan terakki ettikçe ulaşım ve iletişimde de ilerlemeler kaydedilmiş ve tebliğ işi daha da kolaylaşmıştır. Hz. Peygamberden sonr yeni bir Resule ihtiyaç olmamasının nedenleri çoktur! Bunlardan en önemlileri şunlardır!

    1) Kıyamet çok yaklaşmış ve insanlığın sonu gelmek üzeredir1

    2) Allah (cc) mazideki ve atideki insaların ihtiyaçlarını bildiği için hepsini son Kitap olan Kur'anda özetlemiştir!

    3) Son kitap olan Kur'anın muhafazası ve tahrib edilemeyeceği garantisi vardır ve bu güne kadar 15 asır geçmesine rağmen bu vaad-i İlahi iptal edilememiştir! Yani yeni bir kitaba ve yeni kanunlara ihtiyaç yoktur! Zira o ilm-i ezelisiyle kullarına kıyamete kadar yetecek düsturları havi son fermenını göndermiştir!

    Hayırlı çalışmalar.

TÜM YORUMLAR (2)