Sükut Şiiri - Halil Ziyâ Doğruöz

Halil Ziyâ Doğruöz
15

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Sükut

Sustum
Duymanı ümit edip sustum.
Mel’em veletler vardır ya,
Oyuncaklarını bozarlar, yaşıtlarını iterler
Küçüklerini döverler ve hep göz önüne gelirler.
Ben yorulmuş gözlerinin önüne düşmemek için
Mahallenin en uslu çocuğu olmayı seçtim.

Kaçtım sokağımın en kuytu köşelerine
Ve orada bekledim, orada oynadım bir başıma
Soğuk kaldırım taşlarının üzerinde, kendi yaptığım oyuncaklarımla
Oynadım yalnızca.
Güneş çıktı gölgeliklere sığındım,
Sağanak yağmurlarda pustum çatısı viran izbeliklere
Ve ıslanmamış gibi yaşadım titreyen dizlerime inat.

Siyah ile başladım hep güne
Her siyaha bir beyaz katmak isterken yalnızlığımda
Renklerin arasında, bir cümbüşün ortasında buldum kendimi.
Ezilen kır çiçeklerinin üzerinde, bîtap renklerin
Gözlerimin önünden bir bir düşüşünü seyrettim.
Yine de aldırmadım karanlığa
Benim için de göreceğin günleri hayal ettim.

İnandım,
‘’Ellerini hiçbir vakit bırakmayacağım’’ derken,
Gözlerinde göremediğim samimiyete rağmen inandım.
Bildiğim doğruları bir put sayıp gönlümde
Yalanlarına sığındım ve kutsalı ilan ettim damarlarımın.
Arındım tüm vesveselerimden
Sükût eden kelimelerimi savurdum bir şafak vakti ıssız miraca.

Üşüse de ellerim yalnızlığımın kutuplarında
Vazgeçmedim beklemekten, bıkmadım ümit etmekten.
Çarmıha çivilenen İsa kadar inanıyorum hâlâ,
Göle çalınmış maya kadar umut barındırıyorum içimde,
Ağacı besleyen toprak kadar ve toprağı besleyen su kadar
İnanıyorum beni duyacağın günlerin aydınlığına
Ve tekrar susuyorum, tekrar, tekrar.

Bursa

Halil Ziyâ Doğruöz
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Siyah ile başladım hep güne Her siyaha bir beyaz katmak isterken yalnızlığımda Renklerin arasında, bir cümbüşün ortasında buldum kendimi. Ezilen kır çiçeklerinin üzerinde, bîtap renklerin Gözlerimin önünden bir bir düşüşünü seyrettim.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!