Su Kasidesi (Manzum Düzenleme) Şiiri - F ...

Fuzuli
77

ŞİİR


592

TAKİPÇİ

Su Kasidesi (Manzum Düzenleme)

Saçma ey göz, gözyaşımdan gönlümdeki ateşe su
Çünki bu denli tutuşan ateşe olmaz çâre su

Bu renk gök kubbenin rengi mi bilemem
Yoksa akan gözyaşlarımın rengi mi bu su

Keskin bakışlarından gönlüm olsa parça parça
Çünki zamanla parçalar yarar taşı bile su

Korkuyla söyler gönül, ok kirpiklerinin sözünü
İhtiyât ile içer her kimde olsa yara su

Bahçıvan sulamak için gülşeni çekmesin zahmet
Bir gül açılmaz yüzün gibi, bin güle verse su

Senin yüzüne benzer bir hat çizemez hattat
Kağıda bakmaktan inse gözlerine kara su

Yanağını hatırlarken kirpiklerim ıslansa ne olur
Boşa değil gül temennisiyle dikene vermek su

Gam günü esirgeme hasta gönlüme bakışlarını
Sevapdır vermek karanlık gecede hastaya su

Gönül! Bir bakışınla, dindir ayrılık hasretimi
Susuzum bir kez bu sahrâda benim için ara su

Zahidler Kevseri arzular, ben senin dudağını
Sarhoşa şarab içmek hoş gelir ayığa su

Senin Ravzana her dem durmadan akmakta
Âşık olmuş galibâ o hoş endamlı dosta su

Toprak olup su yolunu tutsam Ravza’ndan
Çünkü rakîbimdir orası akmasın o yana su

Onun elini öpemeden ölürsem eğer dostlar
Testi yapın toprağımı sunun onunla yâra su

Servi serkeşlik ederse kumrunun niyazına
Gidip ayağına vazgeçirsin yalvararak su

İçmek ister bülbülün kanını meğer bir hile ile
Gül budağının mizacına girip de kurtara su

Pak fıtratını aşikar kılmış ehl-i âleme
Tâbi olmuş Ahmed-i Muhtâr’ın yoluna su

İnsanlığın gerçek efendisi seçkin inci deryası
Onun mucizeleri kötülerin ateşine döker su

Kılmak için tâze o nübüvvet gül bahçesini
Mucizendendir ki akıtılmış sert taştan su

Mucizen bir sonsuz derya imiş bu alemde
Yetmiş ondan binlerce âteşperst hanesine su

Hayret ile parmağın ısırır kim işitse bunu
Parmağından verdiğin şiddet günü Ensâr’a su

Dostu yılan zehiri içse olur ona âb-ı hayât
Düşmanı su içse yılan zehrine döner su

Değince damlası, dalgalanır bin rahmet deryası
Abdest almak için serpilince gül yanağa su

Ayağının tozuna varmak için hiç durmadan
Başını taşdan taşa vurup gezer âvâre su

Zerre zerre eşiğinin toprağına ister salmak nûr
Dönmez ol dergâhdan olsa bile paramparça su

Zikri na’tının tekrarını dermân bilir günahkâr
Kimi sarhoş ayılmak için yüzüne serper su

Yâ Habîballah yâ Hayru’l beşer âşıkınım
Yanıp dudağı kurumuşlar ister bir damla su

Sensin o Mirac gecesinde keramet deryası
Feyzinin damlası yetermiş sabit ve seyyara su

Güneş çeşmesinden halka halka feyz iner
Lazım olsa kabrini tazeleyen mimâra su

Korku salmış cehennem ateşi yanık gönlüme
Var ümîdim ihsan bulutundan serpe o nâra su

Seni överek inciye dönmüş Fuzûlî sözleri
Nisan yağmurundan olmuş birer inci su

Mahşer günü gaflet uykusundan uyanıp
Gözyaşına hasret uykusuz göz dökünce su

Ümidim odur ki mahrum olmayım mahşerde
Vuslat çeşmesinden vere susamış bana su

Düzenleme: Osman Gerçek

Fuzuli
Kayıt Tarihi : 22.4.2008 18:15:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mustafa Küçüktepe
    Mustafa Küçüktepe

    Üstad Fuzuli, yüreğine sağlık, Rabbim rahmetini senden esirgemesin...

    Mustafa KÜÇÜKTEPE
    www.mustafakucuktepe.com

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah

    ve hitam..

    güle aşk olsun..SEN kokmayacaksa..

    efendim..ben sana bendim..

    @..

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah

    silinenin yerine yenisi..

    köpeklerden nefretimin sebebi..köpekseverler..

    ..

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    Su.
    Dökülüp çengi âleme
    semah tutan gönül ehli…

    Yaratılışın yahut yok oluşun etken maddesi …

    Onun doğası gereği değişimlere maruz kaldığı halde yok
    olmadan bütün evreni kuşatarak;
    yaşamı olumlu kılmaya ve aynı zamanda, ölümün
    ardından yeniden dirilişin, en basit formülde, en şahane bileşkesini
    düşünmekte olanlara kanıtlıyor.

    Bu şiir nehrini geçerken güzel uyumakta olan fuzuli’nin, boşa kürek
    çekmeyen nitelikli duygu bilinç ve dil armonisini şu ana değin ileten, bilge kişiliği
    bu anlamıyla onunda “su” işaret ediyor.

    Hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

    Saygı ve sevgilerimle.

  • Selçuk Bekâr
    Selçuk Bekâr

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken...

    Adına yirmi birinci yüzyıl denen ama aslında çok çok daha fazlaıncı bir yüzyıl olan yüzyılda yaşayan bilge insanlar keşfetmişler ki kendilerine daha önce öğretilen her tür bilginin boyunduruğundan kurtulmadıkça özgün adımlar atabilmek mümkün değildir. Onlar her ne kadar ayıklamacı, seçici bir tavır yerine radikal adımlar atmak suretiyle bilgi birikimi, toplum şuuru ve toplum hafızası gibi kavramları çiğneyerek her defasında Amerikanya denilen kıtanın yeniden keşfedilmesi gibi bir çıkmaza düşülebileceğini göz ardı etme yanılgısına düşmüş olsalar da, hiçbir görüş tamamen yanlış olamayacağından yürüdükleri yolda hayli bir mesafe katetmişler. Tam onların muradına erip bizlerin kerevetine çıkacağı bir sırada içlerinden biri çıkıp demiş ki: 'Artık son tabuyu da yıkmanın zamanıdır. Bütün tabuları yıkma tabusunu yıkacağız.' Mücadele çok kanlı olmuş. Fakat sonunda yenilikçiler (hep olduğu gibi) kazanmış ve bütün tabuların yıkılması gerektiği inancını yıkmışlar. Ve işte tam bu sırada... Ağaç altında uzanmış yatan pespaye bir adam sırıtarak onlara dönmüş ve demiş ki: 'Ben size ne demiştim? '

    'Sen de kimsin? ' diye sormuşlar:

    'Diyojen' demiş adam...

    Ahmet Bey, kopyasını aldım. Bu mesajımı DA siler misiniz lütfen. Kıymetli sayfanızı temizlemek için...

TÜM YORUMLAR (47)