Son B(ölüm) Şiiri - Şair Boran

Şair Boran
13

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Son B(ölüm)

En çok kaderime benzeyen gözlerini sevdim
Kaderim gibi inişli çıkışlı sevgine benzeyen gözlerini...
gözlerinde devrik cümleler gibi bakan kederi
-esirgeyen bağışlayan aşkın adıyla başladım sana
erkekliğim bedeninde kimbilir kaç kez hatim indirdi
kimbilir kaç kez yazdım kendimi arka sayfalarına hayatının
faili meçhul bir cinayet haberi gibi
AMA BEN SENİ ERKEKÇE SEVDİM

yüzünü sevdim
jilet yansıması gibi yüzüme çarpan yüzünü
yüzünün avuçlarımdaki yasa dışı hüznünü
hani geceyarıları gökgürültülerine kulak kabartır gibi
hani bir ırmağın kendini denize dökmesi gibi
hani iki arada bir derede telaşlı sevişmeler gibi
hani anlarsın ya suçüstü bir aşk gibi
bulup bulup yitirmeyi sevdim seni

Ben senin ustura ellerini sevdim,
aksam oksarken saçımı ve bedenimi, sevindiğim
ama sen gittikten sonra acısı daha yeni soğuyan ve acıtan
ellerini sevdim..
sigara yanığı, tırnak çiziği yaralar açan
bana kendi uçurumlarında çığlıklar yakıştıran
ellerini sevdim..

şiire benzeyen yalnızlığını sevdim
ben senin kendi yalnızlığında
okul çıkışlarında ki caddeler gibi çoğalmanı
yavaş yavaş bana akıp,
içimde kalabalıklaşmanı sevdim..
çocukluğuma benzeyen yalanlarını
yalanlarında yakaladığım gerçeklerini sevdim..

sevdim işte her gidişinin ardındaki mide kanamalarımı
nöbetçi eczanelerin uykusuz kalfalarıyla yatıştım
ama korkularını da sevdim
bir yerlere vurmamam için elimi sımsıkı tuttuşunu
merdiven korkuluklarına benzeyen korkularını
cesedlere benzeyen sevişmelerini
sevişmelerindeki acemi dilsiz alfabesini
patladı patlayacak bir fırtınanın tam ortasında
BENİ ÖLÜME BU KADAR GENÇ HİSETMENİ
senin gecikmelerini sevdim...
ve BEN SENİ ERKEKÇE SEVDİM

kendimden kaçtıkça seni bulduğum
sana gittikçe kendime vardığım uzaklıklarını
imkansızlığını sevdim

ben seni arkamda bırakacağım en son sözcük gibi
ben seni bir intihar gibi sevdim
BEN SENİ ERKEKÇE SEVDİM..

Hatırlarmısın
yine midedden kanadığım bir aksam
başucumda oturup saçlarıma dokunmuştun
''beni seviyorsan çıkar midemi'' derken ben
sen aramızdan imkansız şarkılar geçiriyordun
ve çocuk bahçeleri gibi umutsuzdun

sen ''yıllardır beklediğim düş sevgiliydin''
çünkü ben senin gözlerini daha önce de görmüştüm
ben senin gözlerinde daha önce de ölmüştüm
bu gece de ÖLDÜĞÜM ve OLMADIĞIN gibi

bu şehri benzetebildiğim kadar sana benzettim
sabahlara kadar sokaklarında ana avrat dümdüz gittiğim
sokaklarına kustuğum,
caddelerinde yittiğim bu şehre
karakollarında körkütük kan işediğim bu şehre
erkekliğimi erkeklerine benzetmediğim bu sehre benziyorsun..
sen çaresizliğimin mide kanaması,
uğruna dövüştüğüm namusuma benziyorsun..
ama imkansızlığın anlamı kadar imkansızsın artık
kalbime dinamitler döşüyorsun..
olsun!
ben seni bir intihar gibi sevdim..
BEN SENİ ERKEKÇE SEVDİM

sen saçma sapan ağlarken yanan evin'e
kendini, kendi elleriyle yakan EVİN'e
ben sana kızsam da
bir ayeti ezberler gibi ezberliyordum yüzünü
sen susuyordun
kavgada yenilmiş bir kent nasıl susarsa öyle
elimi kolumu sallaya sallaya dolaştım senin o ıssız caddelerinde
dilimde dinamitler patladı öyle doluydum ki
uzatsam ellerim göğe değecekti sanki

gökyüzüme dokunsan ağlayacaktın
mavinin kaç tonu var umuttan öte
ağladığın zaman anlayacaktın

çığlık çığlığa sevişmeler gibiydin
beni dövmeye gelen,
aslında tek kişi olması gereken
kalabalık gibi gizli,
bir bıçak gibi ihtiyaçtın işte
bu kahpe kavgalarımda
ve cesaret gibi gerçektin...
sendin
senin ellerindi o meşhur yumruğum,
herkesi yendiğim
bir sana vuramadığım yumruğum...
evet sendin
herseyimdin
ve hiçliğimin ilk gecesiydin...
.....

olmadık şarkılar dinliyorum şimdi
en ölümcül intiharlar besteliyorum uykulardan uyanıp
zaman zaman SENDEN BİR SEYLER ÇALIYIORMUŞ GİBİ özlüyorum seni
SONRA SUSUYORU-M/Z
sonra mutlaka bir şiirle bağırıyorum seni..
sonra bu şiirde susuyorum seni....

bütün umutsuzluğumu
bir arkadan bıçaklanma gibi öldür..
isterse kalleşçe olsun.. aldırma
sen ol
gözlerin olsun
ellerin olsun
ve hep olsun
aşkın hiçliğimin önüne barikatlar kursun
ne dersin
yolundan dönebilir mi artık bu kurşun?
......

işte yine gittin
VURDUN ve gittin
ortalığı toplamadım
karnımı doyurmadım..
örneğin darmadağın ettiğin yüzüm
öptüğün her yerin yeniden acıması
cebime koyduğun saç telleri
ve kalbimden silmeyi unuttuğun parmak izlerin
öylece duruyor cinayet delilleri olarak

hayır hayır yalan,
korkmana gerek yok meleğim
CİNAYET DELİLLERİNİ KENDİ ELLERİYLE YAKTILAR..
sanki nereye dokunduğunu biliyordular
dokunduğun her yeri yaktılar.
parmak izlerin çoktan su toplamaya bile başladı
göğsümde.....

boşver meleğim
boşverrrrr...
herşey bir hesap hatasıydı
yani oradan bakınca vardın
buradan bakınca yoksun
.........

hayat zorlaştıkça zorlaşıyor
kelimelerse anlamsızlaştıkça anlamlasıyor..
bütün fiil çekimlerimi senin öznene
bütün aylarımı senin gecelerine
bütün sabahlarımı senin alnına
ve bütün sancılarımı seni doğurmaya adıyorum
ama buna rağman katlime ferman çıkardı gözlerin
şiirler tutukluyor ellerimi anlamıyorsun
kendimi sırtlayıp apansız giriyorum hudutlarına
mayın tarlalarında acemi bir asker gibi
nasıl bir telaş içinde kalbim
nasıl firar ediyorum kendimden yakalamıyorsun
seni hep büyük harflerle düşünüyorum parantez içinde
ve hep adını tanrının adıyla yazıyorum okumuyorsun
bir denklemin en bilinmez noktasına koyuyorum seni yakışıyorsun
kılıçtan geçirilmiş bir ordunun son neferi gibiyim
yorgun ve terli, suskun ve aç, mahçup ve yenik..
bir sabah ezanı gibi dolaşıyorum sokaklarda
SEN UYUYORSUN,
ben seni arıyorum, sen baskasıyla görüşüyorsun,
birileri seni ararken ise sen benimnle SUSUYORSUN

sırtımda ''iki bıçak'' yarası
birbirini bulamayan iki ırmak yatağı
ve yağmurun camlarda bıraktığı
jilet kesiği su yolları gibiyim şimdi
bir cinayet dolaşıyor ki parmaklarımda öyle kalleş
ne zaman yokluğuna açsam gözlerimi
ELLERİM ŞAİRLİĞİMİ İSPİYONLUYOR KAĞITLARA...
Dosya kayıtlarımın arasında unutulmuş bir kadınsın artık
bulut yüzlü gök yüzlü yağmur yüzlü
yazsam hiçbir şiire sığmaz..
''o zaman ne diye yazıyorsun? ''
-yazmasam ellerimde kalır hüznü

Avuçlarını bir yokluğa benzetirdim
ve ne zaman avuçlarına sığınsam
aşka ve hiçliğe dair kederler gelirdi aklıma

hiçliğe dair kederler gelirdi aklıma
aklıma gelen başıma gelirdi
sen giderdin
sen gidince ben de giderdim
biterdim

''ben bütün başka kadınlarda seninle sevişmiştim
seviştiğim bütün kadınlarda seni sevmiştim''

anamın ak sütü gibi helaldim sana
terkedilecekse bir sehir
senin gibi terkedilmeliydi
sen benı terk ettiğin gibi terkedilmeliydi
ama ben kızgındım, sinirliydim
ve midemden kanıyordum,
sadece SENİ değil,
sadece şehri değil
hayatı da terkettim aylardır.
simdi bana dön düyorsun
oysa ''sen bana sadece acıyorsun,
ve ilk kez acıdığın içinde dona kALİyorsun''
bir yaranın kabugunu kanatır gibisin ama ferkında değilsin..
bırak beni meleğim,
bırak içkiyi çoğaltayım
kan tadında bir bakış olsun yüzüm
......

rezil rusva oldum şiirlerime uykusuzluktan
beynim kalbime yaylım ateşler açıyor şimdi
öyle yoksun öyle yoksun ki
içimde bir kiralık katil gibi dolasıyorum
''çift silah taşıyan uzun boylu esmer bir çocuk''
bir silahı da senın için tasıyor..
ve silahımın
son kurşunu gibi saklıyorum seni
ben burada dudaklarımı ısırıyorum
sen orada kanıyorsun
sen kanadıkça bana benziyorsun
ben kimselere anlatamadıkça ellerini
sen bile ben olduğunu bilmiyorsun

ben sana ''bir uzun yol söförü''gibi geldim
gözlerimden şerit şerit akıyor hala yalnızlığım
aşka uykumu kaptırdım şerefsizlere şarkılarımı
şarkılarım ah çocukluğumun allı güllü şarkıları
güldüm mü bu yüzden bir çocuk gibi gülerim hala..
ve kimseler görmez benim dışıma ağladığımı bilirsin
(artık suskunluğu kendinden menkul bir aşkız
aşkın hiçliğe vardığı noktadayız)
ben senden bir uzun yol şöförü gibi gidiyorum
cantamı topladım artık arkama bile bakmıyorum
hangi kapı daha yakındır bana bilinmez
hangi hayat daha uzak o da silinmez..
kalsam
gözlerin beni sırtımdan vuracak
ama KAL diyorsun,
bunu sen de biliyorsun
ama ''ölümün elimden olsun'' dercesine yalvarıyorsun
aslında ben de çok vefasızım belki de sevgili,
belki de hala beni seviyorsun,
bak hala beni kıskanıyorsun..
başkalarının beni öldürmesini hazmedemiyorsun
birilerinin bana dokunmasını hala da kabullenemiyorsun..
bu da bana yetiyor sevgili...

yağmur yağıyordu
bütün aşk siirleri böyle başlar biliyorsun sen de,
ama yalanım yok yağmur yağıyordu
bir tek ben ıslanıyordum
(bir ateşi beraber koruduk rüzgardan
avuçlarımızda bir yerlerlerdeydi aşk
bir sigara içimlik zaman kadar yakın
aramızdaki masa kadar uzak)
dokuz kalibrelik iki mermi çekirdeği gibi
ceplerimi ısıtıyorsun şimdi.. sağol..
yastığımın altında ruhsatsız bir silahsın sen
bütün aramalardan saklıyorum seni

senin şehrinin bile
arka sokaklarında arıyorlar beni artık
amcan bile benı yakalasa belkı kendisi bitirecek işimi,
ama bunu yapararken bir de namusu için yaptığını bilemeyecek.
SIKMA DİŞİNİ ARTIK ÇİÇEĞİM
kalbim sabıklı bundan sonra
adım komiserlerin uyurken bile aklında
sen gözlerindeki yalazı çaldırmış bir mağdursun artık
ihbar ediyorsun beni karakollara
ama bunun farkında da değilsin
.......

ben kendimi idaelleremi feda ettim
yoksa
kendimi senin mecburi istikametlerinde mi yitirdim,
buna sen karar ver...
işte gerçek bu sevgilim
gerisi uzun hikaye
bir elimde yeni geleceğim silah,
bir elimdeyse çaresizliğimin tesbihi,
hangi elim daha güçlü ona artık sen karar ver meleğim..

yarın çok geç olabilir sevgili
bir kurşunhaddini aşıp beni vurabilir..
bu şehir cesedimi bile bulmayabilir..
bir felsefe yeniden değişip,
''herkes mermi önünde eşit olabilir'' sevgili
yarın çok geç olabilir
bilirsin tahammüle kısıtlıdır benim adamlığım
öyle deli sevişmeler adadım ki ben sana
yarın çok geç olabilir

sana bütün tövbelerimle gelmiştim
kavgalarım, yenilgilerim
ve bütün yeniden dirilişimle gelmiştim
dilimde sözleri değişmiş bir sarkı vardı
''ben sevdim eller almayacak'
yüzümde hep vedalaşır gibi bakan gözlerimle
yalansız riyasız ve dolambaçsızdım
sana bir dağ getirmiştim küçük bir dağ
henüz doruklarına çıkılmamış
sana bir ülke öyle bir ülke ki
sokaklarında çarpışıp
ölmeyi deneyeceğim şimdi

yenildim
âpaçık aşka yenildim işte
dünyanın bu en sıcak yüzü
banayine buz gibi geldi..
olmadı meleğim olmadı,
sen de bunu kabul et artık..
aşk bana yara-mıyor artık
''ey aşk'' bana yara artık..
yalanları yalanlarla dölleyip sahte cümleler kurmayı
ve senin memleketindekiler gibi sevmeyi beceremedim işte
ucundan kenarından tutmaktansa
bir kez dokunup yanacağım seni
doğmamış bir beraberliği yetim bırakıp
ÖLMEYİ DENİYECEĞİM ŞİMDİ...
''ağlarsam kızma,
ölmek bile yakısıyor bazı adama''
ve belki de bu hayattaki yalnızlık
bana yeterli bir ceza değildi
ben ömür boyu değil,
ölüm boyu yalnız kalmalıydım..

hoşçakal

Şair Boran
Kayıt Tarihi : 3.4.2003 17:52:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Suuu Perisi
    Suuu Perisi

    Upuzunnnnn bir şiir.Yok yok hayat hikayesi.Sonuna kadar okudum çok şükür.
    Kutlarım.

TÜM YORUMLAR (1)