Sokak Lambasinda Körkütük Seyyar

Seyfi Karaca
4456

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Sokak Lambasinda Körkütük Seyyar

Cılk damarına ve acıyan ruhuna basılmış gibi
Yüz yüze gelmemek için bütün kaçak girdaplardan dolanıp
Dolambaçlı akıntı çalkantı ve kasırgalarla
Tabiatı bozukluğun çorak gıyabına çelenk bırakırcasına
Ve her fırsatta göz göze gelindiğinde
Bile bula
Uzak soğuk kayıtsız seyrin paslanmışlar merceğinden
Ve unutulmuşluğun kalbinden bakışarak
Azat susup öylece uzaklar uzağında kalmanın
Yokuşun başından köşenin büküşüne eziyet içindeki
Her kesikten ayrı bir dert fukarasını ağlayıp inleyen
Derinleri bıçaklanmış bir yarayı uslandırırcasına eski kalasların
Ve küflü kasaların ardında yoksul değirmenlerle beraber
Boynunda vergi levhası asılı bir kenti eğirir çevirir dönderir gibi
Nihayetsiz soru ve sorun kancalarının bir birine takılıp kaldığı
Hayatın eksik ve gereğini tadıp yaşayarak, doyup kanmadıkça
Beslenmeden barınmadan yoksul sefil ve ören
Karanlıktır
Açtır
Kuşkuludur
Kördür
Gergindir
Karışıktır
Güvensizdir
Girdaptır
Kezzaptır
Sarmaldır
Sarpadır
Ürkektir
Tedirgindir
Tenhadır
Uzaktır
Kuraktır
Kimsesizdir
Çöldür
Evsiz insansızın,
Mahlesi meskeni ,
Sokak lambası meydan çeşmesi
Liman feneri bayi büfesi çarşı mağazası nufüs kağıdı olsa dahi
Yıkık köprü, viran köy, fosil kalıntı antik örendir
Makas merdiven ve şerit değiştirdikçe kendini riskli çerçeveli hatıralardan
Zımparalayıp koparmaya sabit duvar saati misali
Her sallanışta sarsıntısı ağrısı sancısı daha çok artan
Kitabı kapanmış defteri dürülmüşlüğün
Dengesiz sağlıksız uçuk ve uçurumudur
Vardiyesiz bir siren sankisi
Ne çok konuşmuş ne az susmuş
Hep hareket eden fakat hayatı hiç biryere varmayan
Sürüm sürüm parçalanmış yalnızlık yokluk ve yitiklik toplantısıdır
Mutsuz olabilmenin bütün şartını müsaitliliğini
Ve kurulmuş karıştırılmış oyunların kulu kölesinin
Daimi müşterisi olmaktan ötürü köhnedir kenardır Kuyudur
Şaşkındır
Bitkindir
Yorgundur
Ölüme hep soluk soluğa mesafesinde haraptır çoraktır
Darmadağınıktır
Bilinen kumara bilinmeyen kıyamete
İlikten yiyip, candan bitip tükenen
Tüm sermayesi biten günün mirasına yarınsızlığı ulayıp ekleyerek
Günden eksilen dünyadan kararan ve eridikçe azap perhizli
Cellat çileli ölüm orucunun mutsuzluk tutsağı gibidir
Böylece ne aşk bilir ne ilim sayar ne itibar huzur tanır inanır
Tohumuyla ekildiği şiddetli geçimsizliklerden saçak ve köklere birikip
Dünyasını yaşamayarak ve insanlığına doymayan
feryat figan

Haziran /22

Seyfi Karaca
Kayıt Tarihi : 2.7.2022 13:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!