Sitemkâr Arzuhâl Şiiri - Ömer Faruk Aydın 2

Ömer Faruk Aydın 2
5

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Sitemkâr Arzuhâl

Bir cümleye bin bir cefa,
seyre durdu arz-u sema.
Sevda ile bir divane,
çekti kuvvetli bir nara:

"Ey asuman, şems ve kamer,
ruy-i zemin rucû eder,
mazlum daim azap çeker,
Hikmet nedir? bize ne der?

Vechinize râm olarak,
lûtfunuza cezb olarak,
vardım huzura koşarak,
ağlayarak ve coşarak.

İmdi yoruldu bu beşer.
Beşer bu ya illa şaşar.
Tüketti beni bu kader.
Elzemdir gele bir rehber.

Lakin sual edem size.
Gelsin keramet zahire.
Kimdir bu zat-ı şâhâne?
Nedir fünun-u acibe?

Ki bu cihandaki bahâ,
bu bedâat-i harika,
bi zatihi olmaz asla.
Deyin gideyim yoluma."

Gökten şiddetli bir sada,
kıyamet midir acaba.
Hayret etti tüm gureba.
Dile geldi âl-i semâ:

"Ey biçare ve divane,
dilsiz sefâhâtkerane;
Bak alem dolu nişane.
Bunca işaret ziyade.

Bilmez misin bu cihana,
hükmeder tek ulu Hüda.
Alem gelir de hizaya,
adem oğlu hep ziyanda.

Kuldur her şey bilâ-tefrik,
İlla odur bize melik.
O'dur her muhlise refik.
Her bir şeyden hayli faik.

Gözler onu görmez amma,
O'nu senden gâfil sanma.
O'nun ilmindedir sahra,
yer altında her tabaka.

O ki her bir işe kadir.
Her zaman her yerde hazir.
İsteyene olur zahir.
İnkâr eder bunu münkir.

Ey zavallı ve biçare;
Sabırdır derdine çare.
Sanma ki umut beyhude,
nusret ki her nefesinde.

Çıkıp tırmansan da arşa,
Rabbe varamazsın haşa.
İdrak et sen, bu temaşa,
O'na yalnızca bir ayna.

Gül divane, sev kaderi.
Çekme bu ağır kederi.
Seyre dal tatlı seheri.
Bekle şefkatli eceli."

Divane ağlaya durdu.
Yüreğini hüzne boğdu.
Derken o an güneş doğdu.
Aydınlattı cümle ufku.

Ömer Faruk Aydın 2
Kayıt Tarihi : 9.6.2021 11:33:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!