Sineye Çekilmiş Aşıklar Şiiri - Metehan ...

Metehan Budak
6

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sineye Çekilmiş Aşıklar

Sineye Çekilmiş Aşıklar

Beni sığdırın
Küçük kalıplarınıza,
Bir mabet belledik kalıplarınızı biz
Kafataslarınız içinde ölümü bekliyoruz
Sineye çekilmiş her aşık orada
Ayinler ve ağıtlar gönderirler kendi ruhlarına
30’lu yaşlarında kaybolmuş
Her biri delilik eşiğinde
Uslu uslu kumar oynarlar
Papatya falları ve peygamberlik ihtimali üzerine
Biz yaşıyoruz dedikçe
Bir kelebek ölür dünyada
Bir martı çığlığı ile yakınır
Utanç bulaşır bize
Kalp kızarır, geçmiş kendini gösterir
Harcanan her aşk öc alır
Keyiflenir bazı fahişeler
Önce dünyaya söverler
Sonra hak verirler fahişeliklerine

Kıyısından geçtiğimiz aşklar
buram buram samimiyet kokarlar
Yarım kalan her sevdamız ayna tutar
Kavgalarımız iz bırakır
Sevgimiz gamzelidir
Sineye çekilmiş aşıklar
Sığdırdığınız kalıplar içinde duruyorlar hâlâ
Yanıldığınızı söyleyecek bir iç ses bekliyorlar
Şimdi İblis kulağına fısıldar, sen yine gururunla övünürsün
Görünmeyen hakikatler rüyasından uyandığında
Küfredersin sineye çekilmiş aşıklara
Gözündeki perdeyi indiremeyince aşıklar

Diyelim ki haklıydınız
Gece yatağınıza sokulan dilencilerdik biz
Sadakatsiz bencillerdik biz
Bekledik ve hiç vermedik
Politik davrandık ve içten pazarlık yaptık
Gamsız ve duygu yoksunuyduk biz
Tanrı’ya inandık ama onu hiç sevmedik
Öyleyse neden sustuk?
Sustuk ve kalıplarınıza girmeyi kabul ettik.

Atlılardan oluşan bir ordu sürün üstümüze
Çarmıha gerin ve benzin dökün
Kızgın demirler basın sırtımıza
Ya da sadece bir tokat atsın bir kadın
En ağırı olur o tokatlar
Atsın ve arkasını dönüp gitsin

Bilemezsin Rosalinda,
Fırtınalı bir akşam balinalar ne düşünür bilemezsin
Volkan patladığında toprak ne düşünür bilemezsin
Depremde salıncaklar ne düşünür bilemezsin
Bilemezsin bir kuğunun maçoluğunu
Bir aslanın cilvesini
Bir kedinin alınganlığını
Bir karıncanın öpüşünü
Bir filin kaprisini
Bilemezsin bir aşığın içini
Okuduğun niyetler günlüğüne düşer
Bir ayrılık göz kırpar yavaştan
Sineye çekilen aşık
Seni sevdiğinden seni terk edebilir
Belki terk edilir belki de aldatılır
Belki hiç başlamaz
Bilemezsin hangi fikrin düşkünü
Hangi düşünceden sarhoş
Hangi kuruntu kemirir içini
Hangi arzu sövdürür kendine
Hangi ahlak onun kitabı
Hangi kadın hayalindeki
Hangi aşk yanıltmış onu
Hangi insan onun kadar samimi
Bilemezsin

Gülümsedi ve inandın
Kurtarılacak bir an idi o ve kurtardı
Zaman aşıklar tarafından kuşatılmış
Kurtarılacak bir an idi sadece ve kurtardı
Sonra hüzün kuyusuna düştü
Yusuf kadar şanslı değildi
Ama dünyaya bir kez geldiğini hatırladı
Kuyudan kurtaran kadınla seni aldattı

Ağladı ve inandın
Çırılçıplak göründü yüzüne ve sarıldın
Zayıflığını paylaşacak biriydin, paylaştı
Yükü çoktu, omuzları düşmüştü
Biraz çirkindi, git başımdan Aysel diyecekti
Senin limanında sığınamadı, açıldı
Gülmeye ihtiyacım var deyip söktün düğümlerini

Bir adım daha atsa elini tutacaktın
Bir adım daha atsan tutacaktı elini o
Kalabalık hoyrat, bekçiler kapıda
Kurtlar sofrası bu dünya
Aşkı beklettiniz ve çürüdü
Sonunda karnınız acıktı ve birbirinizi yediniz

Güldüğünde ve ağladığında yanındaydı
Her gün aynı fotoğraf
Her gün tekrar eden bir reklam
Her gün bir arıza gözlenir heyecan için
Ne acıdır zevk vermez kahkahalar
Bitti demeni duymak istemedi o
Bitiren olmakla övünecekti
Yılların birikimini çöpe böyle atacaktı

Hastalıkta ve sağlıkta omuz omuza
Sağlıkta şükür, hastalıkta isyan
Kapı gıcırdar çok kere
Ayakları olmayan gidemez
Ayakları olan utanır
Vicdan ve vefa konuşur
Dinler hasta aşık ve sineye çekilir
Gözleri çoktan gitmiş kadının
Ya da alkole vurmuş kendini adam
Ziyan edildiğini sanır ömrünün
Bir hareket ister, bir değişim
Oysa geçmiş tüm gerçekliğiyle ortadadır

Sığdırdığınız kalıplar isyana gebe de olsa
Eski aşıklar sarkıntılık etmezler düzeninize
İhtiyaçlar ve belki biraz da sigara
O kalıplar içinde var olmaktır ibadetleri
Mabetleri kafatası ve müritleri delirmiş bilginler
Siz eğlenebilirsiniz fütursuzca şimdi

Artık sizin olabilir bütün kadınlar
Sizi arzulayabilir bütün erkekler
Devrimleri siz başlatabilirsiniz
En adil ve en özel olanlar siz olabilirsiniz
Aynı zamanda en yalnız olan da siz olabilirsiniz
En entelektüel ve en karizmatik siz olabilirsiniz
En duyarlı ve en ahlaklı (dilerseniz ahlaksız) siz olabilirsiniz
En onurlu ve en iyi (dilerseniz kötü) siz olabilirsiniz
Müzik yalnızca size ait olabilir
Sanatı siz var etmiş olabilirsiniz artık
Bilim size hizmet edebilir
Tanrı yalnızca sizi sevebilir
Eğer masum olanınız varsa
Rahatlıkla öldürebilir bizi
Vahşiliğinin farkında olan varsa
Hatta yiyebilir bizi öldürdükten sonra
Yapılan her yanlış bizim
Yapılan her doğru sizin olabilir artık
Lanetlenmiş aşıklar mabet içinde af dilemiyorlar
Rehavetlerine kambur eklenmiş
Susuyorlar ve izliyorlar
Meydan sizin olabilir artık

Aşıklar sineye çekildi
Size aşksız bir dünya bıraktık
Eğlenin, sevişin, coşun diye
Kahkahalarınız kocaman olsun,
Etraftakiler duysun
Güzelliğinizi boyayın, gülüşünüzü parlatın
Cümleler inşa edin etkileyici
Yürüyüşünüz ve oturuşunuz size ait olmasın
Kendinizi paylaşın,
İster tek porsiyonluk ister ömürlük
Gösteri yüzyılında gösterin gösterebileceklerinizi
Ama kuşun kanadındaki sevdayı öldürdünüz
Yaşamak ehliyeti beleş, hemen alın
Aşıklar sineye çekildi, durmayın yaşayın

Ölüme birkaç nefes kala
Soğukluğu hissedip üşüyünce
Film şeridi film değilken
Pişmanlık melekleri anlatır
Sineye çekilmiş aşıkları
Bir dava uğruna yaşamayı
Bir sorumluluk, bir vicdan için yaşamayı

Şimdi biz bu küçük kalıplarınızda sessiz ve sakiniz
Değişime etkisiz, döngüde yersiz
Doyduk ve ecelimizi bekliyoruz.
Doyduk ve Tanrı’nın varlığını düşünüyoruz.

05.05.2020 - 23:45

Metehan Budak
Kayıt Tarihi : 9.6.2021 23:27:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!