Sinematografi lll Şiiri - Murat Kahveci

Murat Kahveci
34

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Sinematografi lll

Yalnızlık

l

Bu nasıl bir hayat böyle bu böylesine
Kemiklerim ufalanır gibi yürüdükçe bir kişinin
Tam çarşı ortasında fark etmesi beni orda işte
Bir keman az az yüreğimde duruyorken
Bozulacak sanki sessizliğim.

Tütünler ve terler şakaklarımda
Bozguna uğratılmışız. Bundandır:
Çocukluğunu kurşunlar almış birinin avuçlarından bal yemesi.
Öyle midir büyüdükçe hüzne benzememiz ve
Her çağda yarım kalmışlığımız...

Lokantalarda , parklarda , bahçelerde , yollarda
Belki ayaküstü bir simitçide bile
Griden maviye kadar olan bu bulantı ne ki
Alimünyumdan paltolar omuzlarımda. Söyleyin:
Biz hangi zamanındayız ki bu yerkürenin?
Hangisi ki bu dolunayı tutup gözlerime veren.
Oysaki sonsuz bir uzunluktaydıkç En azından bendim
Umudu umut beslerdi
Öyleydi...

Bir kıra baktığım zaman kuşları tutardım
Eskizi ressamın ağaçlar ağaçlarca
Dudağımda tüyleri , ben bunu niye yapardım?
Belki öğretisidir doğanın vazgeçmeli.

ll

Evet vazgeçmeli
Hem de bir ırmağa bakaraktan yüzlerine
Nisan sepyası damlatıp ne denli ötekiyim
Bu medeniyetlerden bir aşk çıkarsam dahi
Onu yalnızlığa çevireceğim öylece

Sizleri de öyle.
Metalden bir çığ gibi katılaşmış
Gerçeği ellerimize tutuşturan(Bir laleyi bile)
Herkeste aynı insanlığın rahmi
Bazen güzel bir kadın kadar güzel bazen de
Bir elma acısı kadar acı
Ne olursa olsun yalnızlık doğuyor
Bu hep böyle.

İlk çağlardan beri müzikal bunalımı kestane ağaçlarının
Bir başka deyişle
Kırları griye boyayan bu kimsesizlik ne aykırı resmi akbabaların:
-İnsanı insan bitirir.
Bu ayrılığın ikinci bir adıdır da

Olur ya bir ayrılığa düşerseniz diye
Düşmezsiniz de bir anlamsızlık tutar
Bana kalırsa iyi de olur
Burda başlar yalnızlık yavaştan.
Pandomim;
Şapkalar kapatmış yüzleri , zaten
Şapkalar kapatmıştı yüzlerini
Sonradan öğrendim anksiyetesi zamanın
Perdesi yok biliyorum
Makyajlı kalabalıkları ; göz kapakları boyalı
Damladıkça umutsuzluğu büyüten ve
İnsan umutsuzdur da bir bakıma(atların sanatsal hüznü)
Bir keresine yasemen uzatmış bulundum
Ondan biliyorum...

Sade ve hoştu
Bir cumartesi gibi avuçlarımda ,
Her şey onun etrafında dönerken
Beyaz bir ağırlık gözlerim;
Sevmek sanki bu kadar güzeldi. Öyle miydi?
Sahi sevmek bir çiçekten miydi? Ya da
İnsanın bir düşü müydü?
Bir çiçekti sadece.
Öyle de kaldı zamanla...

lll

Zaman ki en içinden yalnızlığın
Bakıldığında farklı bir devinim yaşamak.
Ayrıştım -ayrıştınız da- belli bir bütünden
Kırmızı kırmızı gelincikler:
İşte ilk ayrılığınız
İşte ilk umutsuzluğunuz
Her neresinden bakarsanız bakın
Geçtikçe zaman ; atlar , kuşlar , çiçekler , ağaçlar ,şarkılar ,olmayan cumartesiler
Yansıması bir boşluğun
İçinden biliyorum en içinden.

Ve bilmelisiniz ki renkler tek bir yerden
Pandomim:

''Yalnızlık fark edilince başlar hayat.''

Murat Kahveci
Kayıt Tarihi : 16.5.2019 02:35:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!