Ne mutlu ki insanlar hâlâ sevebiliyorlar. Ne mutlu ki, bu güzel duyguyu kaybetmemişler. Kafaları bugün, ekmek kavgasına; kendilerinin ve etraflarının bir sürü problemlerine karıştığı anda sevebiliyorlarsa, demek ki, sevgime zamanlarını kaybetmemişler.
O aksam telefon açtım, bu garip sehrin yıldızlarını sayarak. Kalbim öyle bir çarpıyordu ki, kendi kendime: “Keşke ahizeyi götürse! ” diyordum. Eğer, götürmeseydi o kız yine papagan gibi tekrarlayacaktı: Aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor. Onun sesini sona kadar dinlemek hiçbir zaman hoşuma gitmiyordu zaten.
Ama, bu kez ses geldi:
- Sen misin?
- Benim, benim dedim aceleyle – Ne zaman geliyorsun?
- Biliyor musun, burda kalmamı istiyorlar. Kalayım mı?
- Hayır, hayır! Çık gel.
başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..
Devamını Oku
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta