Gülmeden gönülsüz gelebilirsin,
atarak baharın renklerini üstünden.
Yakanda beyaz bir sonbahar hüznü dursun
o yakışır sana.
İçinde yaz ölürken de gelebilirsin,
Sen son istasyondun,
son yolcuydun kalbimden çekip giden...
Karışıverirdin lületaşları arasına.
Boşluğumun içinde açan
son çiçektin,
çekip gitme çığlıklarıyla örtünüp duran...
Nereye gidebilirm ki;
neresi çağırır beni...
Aşk kırığı bir kuş kanadıyım,
kim alır ki düş kırgını hüznümü...
Susuz bir yaz ağlamasıyım,
Senin için ağlarken
öyle mutlu oluyorum ki;
Seni sevdiğimi unutuyorum
Eğer Tanrı dileniyorsa açlığın ağzına
Yoksulun karnından önce geliyorsa
yaralıyım...
Bu şiirin dizeleri burada
Yasalara yanan kırmızı bir ışık gibi durur.
Dünya o kadar küçük ki;
her gün evime
yürüyerek gidip geliyorum...
Her şey bir oyun,
oyun da
Kötülüğün ağzına akan bir yitiriliştir zaman
Oynamayın aşkın çiçeğiyle böceğiyle
Doğrudan söylenen sevişme isteğidir
Sonbaharda kendiliğinden düşen yaprak
Düzenin kırık yolculuğunda
Ayın üstünde geyik resimleri duruyor.
İşte orada;
parmağının ucunda soluyor
şaşkınlık,
aklı dağıtılmış böğürtlenlerin...
Bir yanım sana aç gözlü,
bir yanım sana hırsız,
bir yanım sana yalan...
Ve sana;
ağır ağır geçiyorum,
içimin patika yollarından
Güneş var, sen yoksun
Bahar gelmiş,
kuşlardan seçme şarkılar,
hemen yanıma
sonra da karşıma bakıyorum
sen yoksun...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!