Sensizliğin Baharı Şiiri - Gökhan Yaşar

Gökhan Yaşar
58

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Sensizliğin Baharı

Tam bir mevsim oldu seni bekleyeli,
Sen geleceksin diye beklerken;
Sensizliğin baharı geldi.

Sen geleceksin diyerek;
Sensiz üç ay geçirdim,
Sen hâlâ sınırlarıma geçmedin.

Sen geleceksin derken;
Sensizliğin Seline kapıldım.
Sana varır umuduyla
Kendimi serbest bıraktım.

Biliyor musun?
Ben hâlâ sen geleceksin diyorum
Ve ben biliyorum;
Sen mutlak geleceksin.

Gökhan Yaşar
Kayıt Tarihi : 11.3.2017 16:14:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Gül Laypanoğlu
    Gül Laypanoğlu

    Sana da, son kez bir hikâye anlatayım mı Gökhan can, ne dersin?
    Sevda!
    Aşk!
    Dendi mi, ardında zamanları mevsimleri solduran, yeniden canlandıran tek güç olarak bilirim!
    “bizim mendil şelalenin altında kalmış, kurumaz ablacığım” dediğin mendilleri de kurutur!
    Bir zaman sonra, bir mevsim sonra, bir ay, bir yıl sonra desem de, inanma!
    Bir tek şeye inan ve güven!
    O da, aşk ve o aşkı verene!
    Bak gör o zaman nasıl da her şey masal gibi gelir sana, aynen az sonra okuyacağın gibi!

    Yolun da, bahtın da açık olsun genç şairimin!
    Her daim, “en emine” emanetsin!




    Mavisi yeşiline karışmış,
    İnsanoğlunun pek az uğradığı,
    Ormanlardan birinde güzel bir göl vardı.

    Suyu berrak mı berrak, serin mi serin...

    Gölün kıyısında hayat bulmuş boynu bükük papatya,
    Yanı başında o eşsiz büyülü suyun içinde açmış olan,
    En az kendi kadar yalnız görünen nilüfer çiçeğine sevdalanmıştı.

    Onun görkemli görüntüsünü,
    Saf,
    Masum,
    Asaletli halini hayranlıkla seyrediyordu her gün.

    Nilüfer çiçeği de kayıtsız değildi sevgili papatyasına karşı.
    Birbirlerine sevgiyle bakıyorlar,
    Şarkılar söylüyorlardı birlikte.
    Yalnızlıklarını unutuyorlardı şu koskoca orman içinde...

    Tanrım, diyordu papatya içinden kimi kez.
    Bu güzelliğin yanında benim yerim nedir ki?
    O suyun içinde yaşar bense toprakta...
    Elimi uzatsam tutamam bile onu...
    Oysa öylesine istiyorum ki onun yanında olmayı...
    - Ey güzel çiçeğim, ey benim nilüferim seviyorum seni...
    Lâkin öylesine çaresizim ki...
    Sana nasıl ulaşacağımı bile bilmiyorum...
    Evet, orada olduğunu bilmek,
    Sesini duymak bile yetiyor bana,
    Ama istiyorum ki elini tutayım, güzelliğine dokunayım.
    Gel gör ki ben bir papatyayım,
    Sen ise bir nilüfer...
    Ayrı dünyalarda yaşayan iki ayrı çiçek...

    Nilüfer, karşılıksız bırakmadı papatyanın sözlerini:

    Ey papatyaların en tatlısı,
    Sen başkasın,
    Ben başkayım,
    Sen ordasın,
    Ben buradayım diye yerinme.
    Gönül sesine kulak ver yalnız...
    Bir şeyi istiyorsan yürekten iste.
    Şimdi kapat gözlerini sımsıkı...
    Sıyrıl tüm düşüncelerinden...
    Yalnızca ama yalnızca beni düşle...
    Yanımda olduğunu,
    Gölün sularında elimi tuttuğunu hayal et...
    İste beni...
    Göreceksin ki, sevginin aşamayacağı engel yoktur!

    Papatya,
    Nilüferin dediğini yaptı.
    Yalnızca ama yalnızca,
    Onun hayalini doldurdu tüm benliğine.
    Kendini güzeller güzeli çiçeğinin yanında farzetti.
    İstedi...
    İstedi...
    - Aç gözlerini! , dedi nilüfer.

    Papatya,
    Şaşkınlık içindeydi gözlerini açtığında.
    Sevgili çiçeğinin yanında,
    Gölün suları içinde bir nilüfer çiçeğiydi artık o da...


    Sevgilerimle…

TÜM YORUMLAR (1)