SENSİ SENSİZ YAŞAMAK Şiiri - Ejder Mutlu

Ejder Mutlu
19

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

SENSİ SENSİZ YAŞAMAK

SENİ SENSİZ YAŞAMAK
Ejder MUTLU /
gün ağardı, gün battı bu diyarda.
bir gün geldi günlerde geceye çeldi.
gam yükünü omuzlarında taşıyanlar,
her sabah seher vakti gecen tren ve birde,
ruhundan canından ayrı yaşayanlar taşırdı.

kimi dudaklardan gönle akan bir çift kelam
yada duymuş olduğu nükteli bir sözlerdir,
gönüllerde akan çağlayanı coşturan.
duygu , gam, keder yüklü kaf dağıdır
bunlar her biri kendi kendine.
tertemiz bir ruhu kederli bir gönülle süsler.

dağlar dağlar ah dağlar....
alı moru yeşili sarısıyla bakan dağlar
kayası ağacı otlarıyla dimdik geçit vermeyen dağlar.
dağlar acımasız dağlar sarar her bir tarafı
kimi dağların zirvesinde olur,
kimileri dağların arkasına sarkar
kimileri ise akıp giden yamalı asfaltlara düşer
gönlü dalıp gider sılaya, yare.

bir ceylanın ürkek bakışıyla bakar,
kimi zaman korku kimi zaman tasa kaplar yürekleri,
açamaz duygularını kimi zaman birilerine,
belki de söyleyemeyecektir ona duygularını.

çok vakit göremezler belki de,
görmemişlerdir hiçbir zaman seher vakti serinliğini.
bir horozun amansızca çığlığını
duyamayacaklar belki de birdaha..

bilmem ne yapar bu insanlar,
bunca yürek neyi paylaşır,
neyde kederlenir ne ile huzur bulur,
anlamaz yufka yüreğim.

bir bahçeli ev, bahçe içinde,
bir bahçe içinde bahçesiz mesken,
meskendir kimilerine, kimilerine ise mahpus.
hüzünler söylenip kederler yaşanır,
bir hayat fırınında pişenler pişecek,
pişmeyenler de olacak elbet,
'vermezse mabut, neylesin harun' işte böyle hayat.

günler geçmek bilmez saatler sayılır,
geçen her trenle keder taşınır,
selam yollanır sılaya yada bir 'ah' çekilir içten içe.

bir kabus olur,
hayat yada yaşanması gereken acı bir gerçek.
bir ders bir not yada çalan bir telefondaki sitemkarlar.
umut olur parlar birden açılan kapı,
gıcırtısıyla ağaran ufuktaki beliren yüz,
tebessüm alır, tebessüm dağıtır.
üşüşür dost a dostca yaklaşan dost.
bir yorgan olur bedenleri saran,
ruhlar içinde ruhsuz gezinen ruha akıp,
yaralara melhem olur.

sonra sonra semaver kurar ulu ortaya,
'gönül ne çay isterde nede çayhane gönül muhabbet ister bunlar bahane'
bahanedir her vukaat her eylem,
gönülden gönülle bir köprü olur yaşanan hayat.

sonra sonra türküler başlar,
her bir türkü sitem dolu, asilikler dolu,
asilik yaşanır kare kare.
kimileri kulak kabartarak dinler
kimileri kırar olanca gururunu,
çıka gelir kulak verir gönül verir ruhunda gelen sesi dinler,
bir ah çeker utanır ezilir, aldırmaz .....
'adam aldırma geç git' der,
çöker yanı başına.
canı bir çay bir sigara çeker.
gönülden gönüle uzanan bir el yetişir imdadına,
acı bir sigara acı bir çay uzanır,
'teşekkür ederim ben almasam' der.
budur işte bizi biz yapan,
gönülleri pişiren, adamı adam yapan,
hayatı hayat gibi yaşatan ebediyen edeptir işte.

ruhumuzda kaynatarak fokurdayan
bir yudum çayı gönül tepsisiyle ikramı geri çevirmek,
yakışık alırmı delikanlılığa.
olamazdı ikramı çevirmek geriye,
zehirde olsa içilmesi gerek,
bilakis zehir değil dostun dosta ikramıdır.

yudumlanan çay, yakılan sigarada bulur her şeyi,
yalnızlık gariplik kimsesizlik rahmetle gömülür tarihe.
donmuş bir bina ısınır,
sertleşmiş kalpler yumuşar,
sevgi merhamet artar,
gözlerinin içi güler çıtlatır hemen ula ortaya bir kelam
sonra sonra sözcükler dizilir.

en güzel sohbetler en güzel kelamlar söylenir
geceyi acımasızca saran karanlığa inat,
sigaranın yudumlanan çayın tadına varılır işte bu vakit.
kitaplardan seçme sözler söylenir
bir ah çekip dinlenir,
kimileri ayak ucuna, kimileri tavana asar kırpık göz bakışlarını.
kimileri gözden gözlerini sakalar,
gelmemek göz göze her şeyi yazan gözlere bakmamak için,
dalar da dalar....

içilen her sigara bir çizgi çeker alınlara.
gözler vardır; ceylanlar gibi gönülden gönüle akan,
gözler vardır; avına sağnayan yırtıcı kuş gibi bakan.
Sonra sözler vardır, sözler içinden gelen,
sözler vardır birde ruhları ruhlar içinde yükselten.

günler beklenir sabırla,
sabırla yapılan her şeydedir keramet,
beklenen gelmez gözler kapıda gönüller gönüllere akar.
kısılan gözler düşünmeye davet açar.
tadı kalmaz içilen çayın,
yakılan sigaranın.

göz bebeğinde hapsedilen ceylan sızlar,
ruhunda uçuşan beyaz atlılar kaçışır,
geçit vermeyen geçide dolar beyaz bir atlı.
sabırla dokunan bir kilime nakşedilir beklenen,
bir Doğan bey olur, atılan her düğüm,
savrulan her kalkan kılıç, alanur olur beyinlerde.
Bir Doğan bey, birde Alanur olur işte beklenen....

Ejder Mutlu
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!