Senin Korkularını Benim İnceliğimi

Şükrü Erbaş
49

ŞİİR


163

TAKİPÇİ

Senin Korkularını Benim İnceliğimi

Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya.
İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı,
hüznün arması ayrılık.

O küçük ölüm!

Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.

Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı.
Ben bulutları gösterirken,
“bulmacanın beş harfli yemek sorusuna” yanıt aramanla halkalanmış,
“Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı”
türküsü tenimde düğümlenirken, odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
Dağlarda öldürülen çocukların fotoğraflarını bir kenara itip,
“bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı? ”
diye sorduğunda varacağı yere varmıştı çoktan.

Şimdi anlıyormusun gidişinin neden ayrılık olmadığını,
bir yaprağın düşmesi kadar ancak, acısı ve ağırlığı olduğunu.
Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını.
Boşluğa bir boşluk katmadığını, kar yağdırmadığını yaz ortasında....

Ne mi yapacağım bundan sonra?

Ayak izlerimi silmek için sana gelen bütün yolları tersinden yürüyeceğim önce.
Şiir yazmayacağım bir süre,
Fotoğraflarını güneşe koyacağım, bir an önce sararsınlar diye.
Hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim.
Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim.
Falcı kadınlara inanmayacağım artık.
Trafik polislerine adres sormayacağım,
Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye....

Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

Tenin tenime bu kadar sinmişken,
ömrüm azala azala önümden akarken,
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.

Şükrü Erbaş
Kayıt Tarihi : 22.1.2001 11:26:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Bedri Tahir Adaklı
    Bedri Tahir Adaklı

    Serbesti bu tarzı daha güzel
    Ben seviyorum. gerçekten güzel
    olmuş tebrik ederim.

  • Bedri Tahir Adaklı
    Bedri Tahir Adaklı

    Serbesti bu tarzı daha güzel
    Ben seviyorum. gerçekten güzel
    olmuş tebrik ederim.

  • Bahar Mevsim
    Bahar Mevsim

    Ayrılık ölümden beter

  • Meryem Akyıldız
    Meryem Akyıldız

    İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

  • Esin Demirci
    Esin Demirci

    Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık.

  • Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
    Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem

    Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
    Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya.

    bundan daha güzel ifade edilebilinir mi ki...ondan kopuş...aslaaaaaaaa,

    saygıyla eğilirim üstad önünüzde.

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    kutlarım sevmek kadar zarif olmalı ayrıla bilmekte.

  • Hüseyin Çelebi
    Hüseyin Çelebi

    Görmedi sendeki güzelliği gözlerim ölümüne özlerim Ne yapacağımı sanıyorsun ki sana geliyorum

  • Mustafa Şahin
    Mustafa Şahin

    Esas ayrılığa 'yöneleceksin.' bu ayrılık da, herkesi kucaklayan 'ölümdür.' Saygı ve sevgilerimi sunuyorum 'tüm emeği geçenlere,' okuyup zaman harcayanlara.Dostça.(MŞ)

  • İsmail Tekin
    İsmail Tekin

    Ne yapacağımı sanıyorsun ki?

    Tenin tenime bu kadar sinmişken,
    ömrüm azala azala önümden akarken,
    gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken..
    Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime,
    bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım..

    Bu kadar... Daha ne desin şair? Saygı ile...

TÜM YORUMLAR (104)