Seni Düşünmekten Vakit Kalmıyordu Yalnız ...

Aycan Köse
47

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Seni Düşünmekten Vakit Kalmıyordu Yalnızlığa

“Sen gidiyordun yada gelmiyor…”

Ben düşünüyordum, yıldızlar ve gökyüzü seni düşünüyordu. Sen gelmedikçe seni konuşuyor, dilim-damağım kuruyor; ben sana susuyordum. Düşledikçe seni, dimağım kuruyor ve konuşamıyor; ben sana susuyordum. Gözlerim de susuyordu ve geceyi arıyordu. Işığın sızdığı perde aralarına tutunmuş sensizliğim ve sessizliğim.. Say ki, içerim marmara; içerim tek başına. Düşledikçe adını koyamıyordum…

O dudaklarından dökülmeyen cümleler, saçlarıma sonbaharı taşıyordu; senden uyanınca sabahları. Özlemin uyanışlarıma bedel oluyor, poyraz taşıyordu yağmur aralarıma.
Belki de beni yalnız bıraktığın için üzülüyorsundur; bilmem? Belki de. Aslın da seni düşünmekten vakit kalmıyordu yalnızlığa.

“Söylesene ben sen de, neden bu kadar az oldum? Ya da neden sen bende bu kadar çok? ”

Neden ben, sen hep varmış gibiyim? Neden sen bende bu kadar çoksun, yada neden ben sende bu kadar az? Şimdi ben hayallerde miyim? Yoksa sen mi hayallerimdesin? Şimdi hangisi gerçek? Bak yine karışıyorum.. Galiba ben düşlerimleyim…

Bugün uyku tutmadı beni eğer seni de tutmadıysa yada ilaç almadıysan, sakın yalnız hissetme kendini, yanı başındaki oteldeyim ben. Ve ışıkları söndürmedim hala, biliyorsun gözlerimin bitmesine daha çok var, kent varsa da uykusuna. Ama yağmur dışarıda, içeri girmeye çalışıyor; elimde bir tek ressam bıçağı ve yeni zımparalanmış altı b yumuşaklığında kurşun kalemim ve yetmeyen savunmasızlığım.

Değmez mi, güz yağmurlarını dökmek tamamen yokoluşuna? En son hatırlıyorum da, usulca kapattığım gözlerini.. Belkide kapatmamış, geceyi öğretmiştim gözlerine. Bu vedayı neden hatırlıyordum ki? Bak yine karışıyorum işte.

İçime izinsiz giren o yağmur bulutları, yüzümü esir alıyor. Ve sen sınırdan pasaportsuz çıkan rüzgar gibi, koşuyorsun gözlerimde ve yağıyorsun kirpiklerimin altından. Gece lambasının aydınlattığı bu suskunluk fotoğrafı, yalnızlığın daha üzerinde bir şey. Biliyorum sen gittiğinde beni yağmurlarda bırakmamıştın, ama ben seni ararken yağmura yakalanmıştım.

“Belki gözlerim yakın-dı sana, belki de gözlerim yakındı sana o yüzden ağlıyordum. Gözlerde yakınırdı değil mi? ”

Yağıyorsun demiştim, değil mi? Yoksa gözlerim su mu alıyor? Yine uyandırdım seni değil mi? Ağaçlar kuskun yine bugün, yapraklarını kusmuş toprağının üzerine. Gözlerimi ısırıyor karanlığın, susmaya yemin etmiş yelkovanın güneşe en yakın halinde. Oturuyorum suskunluğunun karşısına, yanına. Düşlerimi birleştirip, gözlerini bulmaya çalışıyorum beynimdeki loblardan birinde. Ve bakışlarımı gözlerine benzeyen uzaktaki ışıklara bırakıyorum. Dokunmak istiyorum ama nafile. Hala bir şey söylemeyecek misin, bu yalnızlığın üzerindeki fotoğrafa karşı?

Uykusu geldi konuşkanlığımın, geceden nasibini alan gözlerimin içinde. Güneşe yakın bir sessizlik yol kesiyor. Ve kol geziyor, ağaçların arasında. Epeyce ıslatmıştı dokunmalarını hissedemediğim yağmur damlaları.. Vücut ısımdan bir şeyler çalmaya başlamışlardı, konuştukça rüzgarla. Her geçen gün daha çok sen vardı bende. Yarı açık olarak bir boşluğa bırakıyordum artık gözlerimi ve daha dalgalıydı yokluğun.

Aycan Köse
Kayıt Tarihi : 14.11.2006 16:42:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Cüneyt Eşberk
    Cüneyt Eşberk

    tebrikler...

TÜM YORUMLAR (1)