Seng ile İstanbul Şiiri - Safa Heybet

Safa Heybet
12

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Seng ile İstanbul

Çöl hükümdarıydım bir zamanlar
Doğudan batıya, kuzeyden güneye hükmederdim
Bir gün seslendiler uzaklardan
Bir insan gelmekte bu taraflara
Bir insan ki ateşle dolaşmakta
Bir ateş ki aşkla parlamakta
Ben ki hararet sultanıydım lakin hiç duymamıştım böylesini
Beni ona götür dedim rüzgâra
Şanı yüce aşkı yüce mecnuna
Seslendim ey aşk ateşindeki sultan,
Hasret rüzgârlarınla hoş geldin topraklarıma
Bilirim teselli beyhude gönlüne
Lakin aramaktayım bende senin gibi hazine

Gerçek hükümdarlık taçda değil kalpte gizlidir
Tacın tahtın fani senin leylan nerededir?
Bir nazar eritti dünyayı, dünyamı
Bul leylanı ey sultan bul o şehri sertacı

Bir umutla dolaştım sahilleri dağları, uçsuz bucaksız sahraları
Dalgalara rüzgârlara haber saldım araya koydum bulutları
Leyla’mı arıyorum göreniniz var mı?
Müştakı oldum, ararım ben o yurtları

Bir sabah kuzeyden bir rüzgâr getirdi muştumu:

Ey aşık yarini seyrettim uzaktan
Hakkın varmış daha güzelini görmedim o yurttan
Ey âşık buldum maşukunu ki o bir incidir.
İki deniz arasındadır cismi sendendir.

Döndüm denize ey umman imdat, sendedir medet
Beni kavuştur yârime bitsin bu hasret

Akdeniz’de buldum kara bahtımı
Kimi zaman balık karnında dayandım yaradana yunus misali:

Ya ilahi baki kıl aşkımı ki sana varayım
Acılarla yoğur yüreğimi yârimi anayım
Duam katınadır kapında bahtı karayım
İlticam sanadır senden başka kapı yok yalvarayım

Ya rahman yak aşkla bu kalbi gafili
Senden başka kapı yok kime diyeyim derdimi
Gözler kör oldu görmem dahi kendimi
Ya ilahi kabul et duamı mahrum etme sefili
Bir gün bağrından saldı umman beni
Ey âşık yola devam aşk acı ister dedi
En acımasız bedevilerin ayaklarıma kapandığı ben
Ayaklarına kapanacak bir yar arıyordum

Unutmuştum zaman mefhumunu beklide yıllar geçmişti
Bir gün iki usta geldi aldılar naçiz bedenimi
Seyrettim etrafı nerede buldum ben kendimi?

Önce un ufak ettiler bedenimi balyozlarla
Vurun dedim sabah rüzgârları götürsün beni yârime
Sonra kor ateşlere yatırdılar cismimi
Atın, atın beni bu ateş denizine
Aşk ateşiyle yanana gülistan olur bu ocak
Yandım yandıkça yârimi andım
Andıkça yandım...

Bir sabah bir sultan gördüm karsımda
Dilimde geceden kalma Leyla terennümleri
Meğer bu sultanda âşıkmış şehr-i sertacıma
Yürüttü orduları beyleri erenleri

Bir deniz, insan denizi yürüdü sultanıma
Karsımıza bir duvar cıktı
Bir duvar ki dağlar el ele vermiş de
Geçirmem sizi der gibi

Ey dağlar ben Ferhat’ın kardaşıyım
Bir değil bin dağ olsanız leylam uğruna
Kalmaz cümle şerliniz yarına

Kalmadılar da… Vurdular beni surlara
Vurdukça vur dedim Şahi:
Eğer arzusu ırak bırakmaksa beni yârimden
Vur Şahi deleyim şu suru taa dibinden

Ve vardım sahibime, yârime
Benim hikâyem vuslatla bitti.
İstanbul’da yok oldum ben
Aslında İstanbul’la gerçek oldum ben

Ben şimdi Eyüp Sultan’da bir taşım
Ağlayan âşıkların gözyaşlarıyla yaştır üstüm başım

Geçmişten hatırladığım en son Nedim’in
Bana bakıp şunları söylemesiydi:

Bu şehr-istanbul ki bir mislü bahadır
Bir sengine yekpare acem mülkü fedadır…

Safa Heybet
Kayıt Tarihi : 23.4.2006 11:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Zeynep Ordu
    Zeynep Ordu

    gerçekten güzel bir şiir.Şairin çok daha hünerli olduğu yazılmış yorumlarda.Bu sebepten eminim başka şiirleri de vardır.Diğerlerini de burada görmek istiyoruz...

    Cevap Yaz
  • Özlem Bardan
    Özlem Bardan

    sayın safa heybet gerçekten çok güzel bi şiir olmuş,her şeyde başarılı olduğunuzu bi kez daha gösterdiniz,sizi yürekten tebrik ederim,başınızın belası

    Cevap Yaz
  • Selma Şanlı
    Selma Şanlı

    Sayın Heybet, bence şiir sizin işiniz. tek kelimeyle harika olmuş diyorum.Bence yarışmada şansınız yüksek. Başarılar...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (3)

Safa Heybet