Düşmanlar göründü Kocatepe’den
Afyon ellerini yakıp yıkarak
Yürüdü yiğitler çıktı cepheden
Bilendi düşmana yumruk sıkarak
Takvim Ağustos’un yirmi altısı
Hacdan zemzem değil virüs gelince
Umutlar yeşerdi laboratuvarda
Boğazları sıkıp ciğer delince
Umutlar yeşerdi laboratuvarda
Virüsün adına dendi Korona
Köyüm iki dağ arası
Yoksuldur yoktur ovası
Göçüp gitmişler gençleri
Yaşlıya uzak yaylası
Yaz gelir çekip gitmez kar
Asildir tarihin dillere destan
Gönüller aşısın sen Küçükkuyu
Süslenir kırların sanki gülistan
Körlere şaşısın sen Küçükkuyu
Koylarında yatlar süzülür yüzer
Enginlere sığmaz göğe ağarsın
Yağmuru bekleyen gülün müyüm ben
Rüzgâra dayanmaz hırçın yağarsın
Seline kapılan dalın mıyım ben
Bırakıp da beni ele karışma
Her canlıyı kutsal sayan
Hak’tan ermiş bize Kuran
Gönüllere şefkat yayan
Huzur sermiş öze Kuran
Muhammed’e “Resul” demiş
Kuşlar özgürlüğü çok severler.
Yuvalarını kendileri yaparlar.
Rızklarını kendileri temin ederler.
Uçtukları için hep kıskanılırlar.
Sessiz uçarlar, sessiz ölürler.
* Biter mi sandın senden arda kalan son düşüm!
- Şimdi sanki çaresiz sensiz ürkek bir kuşum.
* Adını ağaçlara süslesem üşür müsün?
Hangi kaygı hafifletir
Başıboş yürümekten
Ve hangi zaman alıkoyar seni
Taş taşıyan yürekten.
Hırçın dalgalar misali üstümüze gelen laflardan
Yüreğimizin çarşıları yıkık hayâsız gaflardan
Gönlümüzün bahçesi viran bülbüller yastadır şimdi
Atlarımız vuruldu da yenik düştük bu savaşlardan
Kötülükler ok misali üstümüzde bu meydanlarda




-
Perihan Pehlivan
-
Perihan Pehlivan
-
Perihan Pehlivan
Tüm Yorumlargüzel hatıralar dile gelmiş kaleme sağlık
güzel hatıralar dile gelmiş kaleme sağlık
güzel hatıralar dile gelmiş kaleme sağlık