Sadece Deli! Sadece Şair!

Friedrich Nietzsche
12

ŞİİR


147

TAKİPÇİ

Sadece Deli! Sadece Şair!

Kararan havayla,
çiyin avuntusu olmaktayken
yeryüzüne doğru,
görülmezce, işitilmeden
-çünkü yumuşacık patikler giyinir
avutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi-
anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın,
bir zamanlar nasıl susadığını,
kutsal gözyaşı ile çiy yağmurlarını özleyerek
yanıp tutuşurken, bitkinlikle susadığını,
kem gözlü akşamüstü güneşinin bakışları
sararmış otlu patikalar üzerinde
kararmış ağaçların içinden geçip dolaşırken çevrende,
güneşin kör edici kor bakışları, acı vermekten haz duyan.

“Hakikatin yavuklusu -sen ha? diye alay ederlerdi-
hayır! bir şair sadece!
bir hayvan, kurnaz yırtıcı sürüngen,
yalan söylemesi gereken,
bilerek isteyerek yalan söylemek zorunda,
av arzusunda,
elvan elvan maskelenmiş,
kendine maske,
kendine av
bu ha –hakikatin yavuklusu? ..
sadece deli! sadece şair!
sadece parlak parlak laf eden,
deli maskelerinden dışarı renkli renkli konuşan,
yalancı söz köprülerine tırmanan,
yalandan gökkuşakları üstünde
kalp gökler arasında
dolanıp duran, sürünüp duran-
sadece deli! sadece şair! ..

Bu ha –hakikatin yavuklusu? ..
durgun değil, dik donuk soğuk değil,
tasvirleşmemiş,
heykelleşmemiş,
tapınakların önüne dikili değil,
bir tanrıya kapı bekçisi değil:
hayır! bu çakılı erdem tasvirlerine düşman,
yabanlar ona daha rahat tapınaklardan,
kedi haylazlığıyla dolu
her pencereden zıplayıp
hop! her rastlantının peşinden
koklaya koklaya her yabanıl ormana dalansın sen,
yabanıl ormanlarda
renkli tüylü yırtıcı hayvanlar arasında
günahkarca sağlıklı, güzel, elvan gezinirsin,
arzulu dudaklarınla,
kutluca alaycı, kutluca şeytani, kutluca kan emici
yırtıcı yırtıcı, sinsi sinsi, yalancı yalancı gezinirsin...

Ya da kartal gibi, uzun,
uzun dik dik uçuruma,
kendi uçurumuna bakan kartal gibi...

-Nasıl da yukarıya,
aşağıya, içeriye,
hep daha derin derinliklere halkalanıyor uçurum! -
sonra,
ansızın,
düz uçuşla
aniden dalarak
kuzuların üzerine çullanmak,
birden aşağıya, yırtıcı açlıkla,
kuzu arzusunda,
bütün kuzu ruhlara kızgın,
öfkeli bütün erdemlice,
koyunca, kıvırcık kıvırcık
göz kırpıştıran, koyun sütü iyilikle alıklaşmışlara...

Böylesine
kartalcadır, parsçadır.
şairin özlemleri,
senin özlemlerin, binlerce maske altında,
sen ey deli! sen ey şair! ..

Sen ki bakarken insana,
tanrı bakar gibidir koyuna-
insandaki tanrıyı paralamak
insandaki koyunu paralar gibi
paralarken de gülmek-

Bu, işte senin kutluluğun,
bir parsın, bir kartalın kutluluğu,
bir şairin, bir delinin kutluluğu! ..

Kararan havayla,
ayın orağı
mor kızıllıklar arasında yeşil yeşil,
hasetle, sinsi sinsi dolanırken,

-Güne düşman,
her dolanışta biçerken
gülden döşekleri gizlice,
çökertene dek,
gecenin derinliğine uçuk uçuk gömene dek:

Ben de öyle düştüm bir kez
hakikat çılgınlığımdan aşağıya,
gün özlemimden aşağıya,
günden yorgun, ışıktan bıkkın
-aşağıya, akşama, gölgeye çöktüm
bir hakikatten
bağrı yanık, susamış
-anımsıyor musun hala, anımsıyor musun, sıcak gönül,
nasıl susadığını?
sürülmüştüm
tüm hakikatten!
sadece deli! sadece şair! ..

Çev: Oruç Aruoba

Friedrich Nietzsche
Kayıt Tarihi : 12.2.2012 20:50:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Emose
    Emose

    Degısık:/

  • Mustafa Sami
    Mustafa Sami

    Düşüncenin şairi, bize fazla söz düşmez hem...

  • Arap Naci
    Arap Naci

    şiirde kim ne arıyorsa onu bulur nihayetinde..er veya geç onu bulur..

    oradan buradan toplanmış bilginin şiire hiçbir katkısı yoktur..birbirini tamamlamayan bilginin sahibine bildiği bir değer yaratır belki..

    ancak arananın bulmayı umduğunu bulunduğu anda değer kazanır belki..

    yorum şiire bırakılan işaret değildir..

  • Nevin Subaşı
    Nevin Subaşı

    Semboller evreni, herhangi bir ayrıntıyı değil, iyi seçilmiş bir parçanın bütünü temsil ettiğinde birleşir.
    Formüle edilmiş olana itibar edilmesi, bilginin esasıdır fakat bilgi daima birden fazla uç doğurmaya meyillidir.
    İnsan hafıza birikimleri ile övünürken, bilgiye alıştırıla, alıştırıla uyumun gerekliliğini de sorgulamalıdır.
    Hali hazırdaki topluluğun önünde ilerleyen bilgi insanı, aynı topluluk için hitabette zorlanacağından; ''şiir yaz, denize at’’ gibi çok manidar bir yol izleyebilir.
    İslam felsefesiyle uğraşanlar ve şarkiyatçılar arasında halen tartışılan '' Gayb ve şahadet âlemleri ve onu izleyen insan-ı kâmil '' anlayışı, Anadolu’da ilkin; İbn Arabi ve Mevlana C.Rumi tarafından seslendirilmiş olmasına rağmen, H.H Schaeder' göre 'insan-ı kâmil fikri Maniheizmden başlamaktadır.
    İlham, esin ve yahut duyuların kozmopolit duyargaları , sezgi ve akıl edilebilirliğin dışını da uyaracağından varlık ve yokluk ikilemini, gayb ile imanın mukayesesini cesaretle yapar.
    Burada ki cesaret çağrışımı ‘’ deli’’ betimi ile şiirin ironik yaklaşımını kapsadığı gibi birey ve onun sorgulayıcı yapısı gereği öncelenmiştir.
    Örn: Rusya’da İslamı, İsrail’de Budizmi , dikta rejiminde özgürlüğü dillendiren muhalif tutumlar toplamı.

    Bana göre i n s a n odaklı kişisel serüveni ve ‘’şair nedir’’ sorusuyla ile ilgili bu manifesto şiiri akademik felsefenin yeni boyutlara taşınmasına delil olmuştur.
    Psikanalist yöntemlerin dışında tutulamayacak Sanat dallarının her birinde izlenmesi mümkün birey ve onun etkileşim evreni , ‘’şiirsel izahı’’ çok daha nitelikli bir yere taşır.


    İyi bir seçimdi

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    şiirde

    hakikatin yavuklusu diye bir laf yok,

    yazar Der Wahrheit Freier

    hakikatin talibi

    anlamına geliyor.

    çeviren şairi ve yorumları ters köşeye yatırmış

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    şiirin adı

    sadece deli sadece şair değil

    der narr, ingilizce fool kelimesinin karşılığı

    türkçede ilk anlam karşılığı dangalak

    yani şiirin adı

    sadece dangalak, sadece şair

    diye çevrilmesi daha aslına uygun olur kanısındayım.

  • Osman Tuğlu
    Osman Tuğlu

    birinci bölüm için tercüme denemesi;


    Berraklaşan havada,
    çiyin tesellisi
    görülmek, duyulmaksızın
    yeryüzüne iner
    (çünkü teselli edici çiy bütün teselli ediciler gibi
    narin ayakkabılar giyer)
    ve sen bir vakitler
    göksel gözyaşları ve çiy tanelerine
    susamışlığını hatırlarsın, kızgın kalp,
    muzip akşam güneşinin
    şeytani hazla büyüleyen bakışları
    sararmış kır yollarında kara ağaçlar arasından geçip
    çevrende dolaşırlarken,
    yanık ve yorgun nasıl da susadığını.


    osman tuğlu


  • Www Elif Com
    Www Elif Com

    asıl mesele ne otlanan eşek ne yaylanan zebra
    asıl mesele tepemizde takla atmaya kalkan kurbağa

  • Feyzi Kanra
    Feyzi Kanra

    Pehlülün aşağıdaki yorumunu okuyupta âşkının gerçek şiirini yazmak üzere yüz vermeyen sevdiğini öldürüp sonra İNTİHAR EDEN bir deli kanlı haberi okursam pehlülü bilmem ama ben çok üzülürüm.

  • Hamit Körken
    Hamit Körken

    Naci bey.
    Onu ;geviş getire getire,günün şiirinden otlananlara sormalı bence.

TÜM YORUMLAR (46)