<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ziya Osman Saba Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sessizlik</title>
<description>Biz o kadar ağladık ki beraber,  Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik. Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik Yavaşça alçalarak, yavaşça bizi dinler.  Etrafta kalan sesler kesildi birer birer. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlik-308-siiri/</link>
<guid>2878423</guid>
<pubDate>2018-08-15T11:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Nişanlılık</title>
<description>Nişanlılık Hangi birini anayım, Buluştuğumuz kumluk, uzak iskele. Her yerde bir başkalık. İlk defa gelişimiz el ele.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nisanlilik-siiri/</link>
<guid>2878421</guid>
<pubDate>2018-08-15T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Ölmek Konusunda</title>
<description>Ha üç gün önce, ha beş gün sonra. Geldiğin gibi gidişin. Nereye gittiyse anan, baban, Peşinden kardeşin.  Bir yaprak dökümüdür dört yandan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmek-konusunda-siiri/</link>
<guid>2673342</guid>
<pubDate>2018-07-06T10:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>O'nsuz</title>
<description>Ah işte duyuyorum mesut günler içinden,  Sana "sevimli yüzün asla solmasın" diyen, Bütün adınla dolu o coşkun şarkıları... - Sen öldüğün için mi şimdi bayraklar yarı? Görüyorum ilk defa seni gördüğüm günü; Altından, alkışlarla geçiyorsun bir takın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/onsuz-25-siiri/</link>
<guid>2110358</guid>
<pubDate>2015-04-01T17:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz</title>
<description>Bir bademin altına, yorgun, oturmak biraz, Ayrı ayrı seyretmek çiçek açmış her dalı. Artık bütün renklerden, artık uzaklaşmalı: Beyaz işte, aylardır gözümde tüten beyaz.  Kış bitti... Uzaklarda ilk ümitler gibi yaz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-128-siiri/</link>
<guid>1882727</guid>
<pubDate>2013-06-29T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Nefes Almak</title>
<description>Nefes almak, içten içe, derin derin,  Taze, ılık, serin, Duymak havayı bağrında.  Nefes almak, her sabah uyanık. Ağaran güne penceren açık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nefes-almak-4-siiri/</link>
<guid>1438306</guid>
<pubDate>2010-08-12T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul</title>
<description>Seni görüyorum yine İstanbul Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan Minare minare, ev ev Yol, meydan  Geliyor Boğaziçi'nden doğru </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-65-siiri/</link>
<guid>69093</guid>
<pubDate>2002-12-16T19:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Sebil Ve Güvercinler</title>
<description>Çözülen bir demetten indiler birer birer Bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun Tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler  Nihayetsiz çöllerin üstünden hep beraber </description>
<link>https://www.antoloji.com/sebil-ve-guvercinler-siiri/</link>
<guid>62994</guid>
<pubDate>2002-10-18T05:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Bütün Saadetler Mümkündür</title>
<description>Bütün saadetler mümkündür.. Şu kapının açılması, İçeri girivermen, Bahar, kuşlar, gündüz. Ve bütün dünya Bir an içinde gürültüsüz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/butun-saadetler-mumkundur-siiri/</link>
<guid>51536</guid>
<pubDate>2002-06-18T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Kim Bilir?</title>
<description>İlk Yağmur Damlası Düştü Kuru Yapraklarına Güzün. Ardında Kış, Kıyamet, Dert, Hüzün.  Alınyazısı Hepsi... Kısmet... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-bilir-6-siiri/</link>
<guid>50085</guid>
<pubDate>2002-05-30T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Emanet</title>
<description>Geri vereceğiz hepsini... Bunca yıllık vücudumuz; el, kol, ayak, Öpüştüğümüz dudak; Yeşilini gözlerimizin, mavisini.  Tepeden tırnağa, kemiğini, derisini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/emanet-5-siiri/</link>
<guid>44739</guid>
<pubDate>2002-03-26T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Sizleri Görüyorum</title>
<description>Sizleri görüyorum, bahçemizdeki çamlar,  Bütün gün gölgesinde oynadığım dost badem. Derken dallardan, ılık, iniveren akşamlar: Evine dönen babam, camda bekliyen annem.  Ah bütün sevdiklerim, bütün kaybettiklerim! </description>
<link>https://www.antoloji.com/sizleri-goruyorum-siiri/</link>
<guid>36254</guid>
<pubDate>2001-10-17T08:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Her Akşam Bu Odada...</title>
<description>Daha çok anlıyorum kıymetini Her akşam bu odada buluşmamızın. Farkında olmaksızın o kadar mesut, Dereden tepeden konuşmamızın.  Dinlemek böyle saatlerce, sözünü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-aksam-bu-odada-siiri/</link>
<guid>35332</guid>
<pubDate>2001-09-23T11:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Vakitsiz Giden Yaz</title>
<description>Bu vakitsiz giden yaz, erken inen akşamla, Kapanmış pancurlara dayıyarak başını, Dinle solgun bahçenin kalbe anlattığını, Ağacın yaprak yaprak, havuzun damla damla.  Kuşlar sanki yaralı, benzin sararmış gamla, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-vakitsiz-giden-yaz-siiri/</link>
<guid>8881</guid>
<pubDate>2000-10-18T03:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Yetişir</title>
<description>Beni hatırladıkça, Arasıra gönlümü al. Sokakta görünce, gülümse, Yanıma yaklaş, Az elin elimde kal.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yetisir-siiri/</link>
<guid>3353</guid>
<pubDate>2000-07-15T17:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Rabbim, Nihayet Sana</title>
<description>Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz... Artik ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı, Belki her sabah vakti, belki gece yarısı, Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz... Ben artık korkmuyorum, herşeyde bir hikmet var Gecenin sonu seher, kışın sonunda bahar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rabbim-nihayet-sana-siiri/</link>
<guid>3352</guid>
<pubDate>2000-07-15T17:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüler</title>
<description>Ölüler, ölüler nerelerdesiniz? Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz. Artık gündüzleriniz gece, Bütün günleriniz: dün. Artık her sözünüz sükût, Her işaretiniz gizli. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oluler-siiri/</link>
<guid>3351</guid>
<pubDate>2000-07-15T17:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Oldu</title>
<description>Odamız kararırken indirdiğin perdeler, -Çarşının gittikçe artan gürültüsü- Gelip kenarına oturduğun minder, Genç kızken işlediğin masa örtüsü, Yeşil abajurlu lambamız, Küçük sobamız, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-oldu-siiri/</link>
<guid>3350</guid>
<pubDate>2000-07-15T17:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Nasıl Anmazsın</title>
<description>Nasil anmazsın o çocukluk günlerini! Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu. Annem vardı, babam vardı. Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz, Bir beyaz âlemdi kış. Başkaydı günesi, böyle değildi ayı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-anmazsin-siiri/</link>
<guid>3349</guid>
<pubDate>2000-07-15T17:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 <item>
<title>Misakımilli Sokağı No.37</title>
<description>Ah, şimdi hatıralar mahallesinde Misakımilli sokak No.37 Orası bütün evler, bütün ömür içinde, Mesut olduğumuz evdi.  Talihin bir gün karşımıza çıkardığı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/misakimilli-sokagi-no-37-siiri/</link>
<guid>3348</guid>
<pubDate>2000-07-15T17:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ziya Osman Saba</author>
</item>
 </channel>
</rss>
