<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ziba Halil Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Can Türkiyem!</title>
<description>Dünyanının gözü sendedir, Can, Türkiyem! Cihanın tuzu sendedir. Can Türkiyem!  ŞanlıUrfa, Çanakkale </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-turkiyem-2-siiri/</link>
<guid>2961660</guid>
<pubDate>2019-02-23T20:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Benim En Zayıf Yerimsin</title>
<description>Sen benim en zayıf yerimsin. Beni senle sökmek olur. Beni senle dağıtmak. Sen benim en zayıf yerimsin. Ben sadece senden düşebilirim. Sadece senden yığıla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-benim-en-zayif-yerimsin-siiri/</link>
<guid>2056415</guid>
<pubDate>2014-10-28T09:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Umutmadım Bağışla!</title>
<description>Yine deli rüzgarlar Yine almış üstünü Bu Güney şehirinin Korkunç kara melekler Yine beynimde fikrin Yine elimde kalem </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutmadim-bagisla-siiri/</link>
<guid>2056412</guid>
<pubDate>2014-10-28T09:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul’da Sonbahar</title>
<description>Sonbahar sokaklara elvan halı döşemiş Rüzgar ninniler söyler yorgun duvarlarına Boğazdaki gemiler kopmuş bir az üşümüş İstanbul kadem basmış yine sonbaharına  Boğazın üzerinde üşüşürken martılar </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-da-sonbahar-8-siiri/</link>
<guid>2053287</guid>
<pubDate>2014-10-17T09:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Beni Böyle Hatırla</title>
<description>Beni  böyle  hatırla. Denizin  kıyısında. Üzerimde siyah libas. Ellerimde  inciler. Ruhuma karışmamiş Sensiz,  sevgisiz  yıllar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-boyle-hatirla-4-siiri/</link>
<guid>1894705</guid>
<pubDate>2013-08-01T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşe Kar Yağıyor</title>
<description>Güneşe kar yağıyor  yine. Sabahdan. Ellerim üşüyor ellerinde. İçin hiç bişey  söylemiyor. Yüzün gibi. Boş şişe gibisin şimdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunese-kar-yagiyor-siiri/</link>
<guid>1756590</guid>
<pubDate>2012-08-18T07:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Olan Oldu</title>
<description>Ne  dedimse doğru dedim. Ne eşitdim yalan oldu. Son bahar  vurdu ömrümü. Kış  eyledi, talan oldu.  Gözledim uğur anını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olan-oldu-15-siiri/</link>
<guid>1756487</guid>
<pubDate>2012-08-17T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Vatan Acısı</title>
<description>Bir  yanda sensizliyin sancısı. Bir yanda vatan acısı. Bir yanda yokluğunun belası. Bir yanda vatan yarası. Hâlâ da kanı sızar. İçim sızlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-vatan-acisi-siiri/</link>
<guid>1756414</guid>
<pubDate>2012-08-17T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Nazım Olmalı</title>
<description>Şiir durmamalı bir yerde. Şiir güneş olup kondurmalı Şafaklarnı  her kese, her şeye. Şiir bir yerde durmamlı. Coşturmalı  insanı. Ağlatmalı bazen. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nazim-olmali-siiri/</link>
<guid>1755970</guid>
<pubDate>2012-08-16T09:44:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Serap</title>
<description>Ne  güzeldi  o yıllar. “İlğım” (serap)    filmine  bakmayı seviyorduk. 80-in diskosunu dinlemeyi. Michael  Jacksonu  tazece  kaşf etmişdik. Hâlâ tükürüklü  sakızlar Arazın öbür tarafından ağzımıza  yol  bulamamışdı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/serap-26-siiri/</link>
<guid>1742963</guid>
<pubDate>2012-07-16T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Kederli Bayram</title>
<description>“Doğum günü-üzgün bayram...” Okurduk  cocuklukda. Evcik-evcik oynadıık, Geçib gitdi cocukluk  da.  Üstünde  çiy damlası, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kederli-bayram-siiri/</link>
<guid>1739042</guid>
<pubDate>2012-07-07T16:08:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Bela</title>
<description>Acısı  içini göynetir. Siyirip ata  bilmezsin. Tatlısı kalbini duygulandırır. Kendini  tuta bilmezsin. Övgüsü  dünyanın mutlusu eder. Göylere kaldırır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bela-46-siiri/</link>
<guid>1734701</guid>
<pubDate>2012-06-27T09:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Hazine</title>
<description>Bir dost bulmak bir hazine bulmak gibi.
Bir dost kayb etmek bir dünya itirmek gibi.
Kalbimde bi yerin vardı senin.
Ruhuma  yakın.
Derdi  kendi  dertim gibi içimi acıtan.
Durumuna üzüldüyüm.
Yardım ede bilmek için çaba sarf etdiyim.
Bi dost kayb etdim bu gün.
Bilmem, omu beni  kırdı,  benmi onu? ! 
Tek bildiyim yanlış anlayıb karar vermesi.
Ne kolaymış söküp atmak.
Kırıb en ince bağları.
Çok itkilerim olub, çok.
Yaşarlarken insanlar itirmişim.
İhanetleri  yüzündün.
Hayatda iken ölübler benim için.
Yakınlarımı, doğmalarımı bir gecede kayb etmişim.
Hayatda kendi yolumu seçdiyim için.
En ağır itki insan itkisidir, biliyormusun? ! 
Biliyorsun elbet.
Kayb ederek  gelmişsin bu günlere.
İtirdiklerin yüzünden keçmişsin kendinden.
Qaliba en kötüsü 
hayatdayalarken kayb etmekmiş, diyimi? 
Senin gibi...
Duvarına yaza bilmemek.
Bidaha  paylaşmamak acıyı, sevinci.
Ortak noktamızı- şiirlei bile.
Ne dinlediyini, ne hallere düşdüyünü bilmemek.
Ağlıyorum, bilyormusun? 
Dün beni  yanlış suçladığından dolayı kızgınlığım
Yaşa  dönüşüb  şimdi.
Bir insan kayb etmişim.
Bir dost, arkadaş gözümün yaşıyla ruhumdan ayrılıyor.
Ağlıyorum seni.
Dostluğumuzun  böyle aptal  bir yanlış anlamadan
Biteceyini tahmin bile edemezdim.
Güven! 
Güvendir en önemli.
Dostluqda, sevgide.
Şübhe! 
İçinde zarra kadar şübhe varsa biter bu ilişki.
Güvenden başlar her  yolçuluk  hayat yolunda.
Olmadan bu hiss-palavra her şey.
Sen nasıl seviyorsun güvenmediyin birisini? 
Neden unutamıyorsun? 
Öyle zormu sene acıdan başka
heç bişey vermeyen birisini  kafandan atmak? 
Onun yüzünden alakası olamyan birilerini suçlamak.
Hoşca kal, arkadaşım.
Sana  mutluluklar diliyorum.
Bi daha acı görmeyesin.
Ve bu yüzden kimseni yanlışıkla suçlamayasın.
Seni  tamamen  unutmayacağım.
Hatırlayacağım ara-sıra tabii ki.
Hatırlatıkca kederleneciyim, biliyorum.
Göresin ne yapıyor, ne düşünüyor diye.
Sen de hatırlayacaksın beni,belki.
Belki acıtacak seni  yokluğum.
Onu bilemem.
Ama, bidaha heç bizaman karşılaşmasak da
bil ki ben o diyilim.
Ben sen dediyin adam diyilim.
Ben seni tesadüfen buldum.
Kalbimde yer ayırdım acı çeken kalbine.
Ruhumun ortamına kabul etdim seni.
Kısmat böyleymiş demekki.
Her şey  bitir bir gün.
Dostluqlar, sevgiler, ilişkiler de öyle.
Bir dünya itirdim.
Hazinemi kayb etdim bu gün.
Elfida! 
Elfida  bidaha dostum 
deyemeyeciyim insan  
Güler  Tan.

08.06.12 </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazine-29-siiri/</link>
<guid>1728684</guid>
<pubDate>2012-06-11T10:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Çöplüyü Dünya</title>
<description>Ne sevgiler görüb dünya. Ne ayrılıklar yakıb kalbleri. Ne aşklar gömüb toprağa. Qırıb ruhundakı zincirleri, üsyan edib olanlara. Çılğınlıklarıyla oyatmış baharı. Gelişleriyle. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-copluyu-dunya-siiri/</link>
<guid>1685532</guid>
<pubDate>2012-02-28T17:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldız</title>
<description>Dolmuş gözüne yıldızlar kum gibi, Uyumağa koymazlar geceyi. Kalbimden kalbine akan bir yıldız Çağırıyor seni seveni. Gel gece. Gel yıldız işığın çilensin yüzüme, gözüme. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildiz-120-siiri/</link>
<guid>1678371</guid>
<pubDate>2012-02-12T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul Seni...</title>
<description>İstanbul kadar tatlıdır anılar İstanbul kadar soğuk Bir kış gününde Boğaz köprüsünde Trafik tıkanıklığında Donar yüregim </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-seni-3-siiri/</link>
<guid>1644220</guid>
<pubDate>2011-12-04T13:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ziba Halil</author>
</item>
 </channel>
</rss>
