<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Zeynel Kuday Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Madenci</title>
<description>Bazen havasızlıktan, karanlıktan bunaldım. Bazen duvarlar çöktü, toprak altında kaldım. Kıyafetlerim yırtık; elim, yüzüm kapkara, Katlandım bayıltıcı ruhsal yorgunluklara. Günlerce, haftalarca gün ışığından uzak; Bazen emekleyerek, bazen yuvarlanarak; </description>
<link>https://www.antoloji.com/madenci-55-siiri/</link>
<guid>3392193</guid>
<pubDate>2022-08-24T22:15:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Son Söz</title>
<description>Otuz şişe bıraktım zamanın denizine. Dalgalar her birini farklı yöne savurur. Beklentim yalnız şudur: Belki birkaç tanesi, Sonsuzluğun bembeyaz sahillerine vurur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-soz-204-siiri/</link>
<guid>3386366</guid>
<pubDate>2022-08-05T01:22:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kış</title>
<description>Çılgın eğlencelerle, günahlarla kirlenip Miras hazinesini müsrifçe kullandı yaz. Devrik bir sultan gibi kolları zincirlenip Güney Yarım Küre’ye sürgüne yollandı yaz.  Kış ve destekçileri, elebaşı isyanın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kis-222-siiri/</link>
<guid>3209445</guid>
<pubDate>2021-01-11T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kar Şarkısı</title>
<description>Sanki yanan göklerin, Savrulan külüdür kar. Parçalanan göklerin, Enkazı yere yağar.  Bir davet var dışardan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kar-sarkisi-siiri/</link>
<guid>3089503</guid>
<pubDate>2020-02-12T22:16:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kuşatma 3</title>
<description>Çalkalanıyor şehir bozgun haberleriyle, Kılıçtan geçirilmiş komutanı ordumun. Artık düşman hakanı mağrur askerleriyle, Çığ gibi ilerliyor başkentine yurdumun.  Başkentimiz de düştü, yitirdik son toprağı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kusatma-3-2-siiri/</link>
<guid>3069633</guid>
<pubDate>2019-12-19T22:37:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kuşatma 2</title>
<description>Gedik açıldı artık kalenin duvarında. Binlerce saydam asker doluştu içeriye. Adımız geçmeyecek tarih kitaplarında. Bir iz bile kalmadı yurdumuzdan geriye.  Örümcek ağındaki bir sinek kadar aciz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kusatma-2-bozgun-siiri/</link>
<guid>3069576</guid>
<pubDate>2019-12-19T21:00:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm Döşeği</title>
<description>Ölümü düşünmekte, Gözlerinde uyku yok. Kıvranırken döşekte, Seyahate kuşku yok.  Söner gözlerinde fer, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-dosegi-3-siiri/</link>
<guid>3062115</guid>
<pubDate>2019-11-29T10:42:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kuşatma</title>
<description>Her yıl toprak kaybeden, her savaşta yenilen, Bir saltanatın sınır şehrinde komutanım. Gazabından korkulan, gücüne imrenilen, Barbarlığıyla ünlü bir hakandır düşmanım.  Kuşatma altındayız uzun yıllardan beri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kusatma-28-siiri/</link>
<guid>3060658</guid>
<pubDate>2019-11-25T19:08:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Otuz Yaş</title>
<description> Eriştim güzelliğin solduğu mevsimlere.  Kuruyan hayallerim yeşermeyecek tekrar. Terk edip gitti beni hiç dönmemek üzere, Göz kırpıp açana dek yiten yirmili yaşlar.  Yıkılan gençliğimin enkazı altındayım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/otuz-yas-3-siiri/</link>
<guid>3059565</guid>
<pubDate>2019-11-21T23:59:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Batımı</title>
<description>Habersiz mevsimlerin, günlerin geçişinden, Yolları süpürürken bir çöpçü gibi rüzgâr, Güneşin ölümüne ağıt yakarken kuşlar, Bir gölge kadar silik, evine dön işinden.  İşte tek başınasın kitapların ve kendin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-batimi-165-siiri/</link>
<guid>3051017</guid>
<pubDate>2019-10-27T20:53:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahar</title>
<description>Gidebilsek diyordun insanlardan uzağa, Baş başa kalsak keşke kendimizle, doğayla. Yıldızlarla konuşsak, dertleşsek dolunayla. Aşkımızı anlatsak kurumuş bir yaprağa.  Uzak olsak diyordun herkese ve her şeye </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahar-831-siiri/</link>
<guid>3049971</guid>
<pubDate>2019-10-24T20:54:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gündüz</title>
<description>Bir ilkbahar günüydü, hava ağarıyordu. Hayal dünyası gibi ilhamlı bir şairin. Ve dağlar aynasına eğilmiş Eğirdir’in, Buluttan saçlarını özenle tarıyordu.  Ninniler söylüyordu kundaktaki güneşe, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gunduz-siiri/</link>
<guid>3032091</guid>
<pubDate>2019-08-30T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Dilek</title>
<description>Yanında yorgun ruhum boş vermişliği tatsın. -Ne gelecekten söz aç ne de geçmişi düşün.- Deniz feneri gibi yolumu aydınlatsın, Fırtınalı ömrüme ışık serpen gülüşün.  Dağ göllerinden esen bir rüzgâr gibi serin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-dilek-30-siiri/</link>
<guid>3006639</guid>
<pubDate>2019-06-20T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Ölü</title>
<description>Kimseyi sevmemiştim sevdiğim kadar seni,  Uğrunda her zorluğu korkmadan göğüsledim. Genç yaşında can verdin sahipsiz cenazeni, Gözlerimden dökülen incilerle süsledim.  Bırakıp gittin beni...Tutmak için yasını, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olu-75-siiri/</link>
<guid>3006635</guid>
<pubDate>2019-06-20T22:30:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kısırlık</title>
<description>Gönlüm tutuşsa da hislerim pişmez.  Özgünlükten eser yoktur fikrimde. Öyle kısırım ki ölsem kabrimde Belki yabani ot bile yetişmez.  Otuza varmadan yitti ilhamım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisirlik-2-siiri/</link>
<guid>3000844</guid>
<pubDate>2019-06-05T00:32:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Yaşayan</title>
<description>Üç odalı bir evde dört yıldır tek başıma, Hücre mahkumu gibi sessizce yaşıyorum. Hayatı bir yük gibi sırtımda taşıyorum. Ve biliyorum bir gün ne gelecek başıma.  Kimsesiz öleceğim, yitirdim umudumu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-yasayan-siiri/</link>
<guid>2976285</guid>
<pubDate>2019-04-03T10:04:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Yenilgi</title>
<description>Bir savaş meydanında, altında cesetlerin Kolu, bacağı kopmuş baygın bir yaralıyım. Vücudumdan ayrılan parçalanmış etlerin Ortasında bıraktı beni bu vahşi kıyım.  Ağır bir kan kaybıyla damarlarım kuruyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yenilgi-73-siiri/</link>
<guid>2961017</guid>
<pubDate>2019-02-22T11:21:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Yıkıntı</title>
<description> Birlikte varmak için temiz bir geleceğe, Umudumu emziren sırrı gösterdim sana. Bir evsizin çöplükten bulduğu bir ekmeğe, Bir yastığa verdiği değeri verdim sana.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gocuk-19-siiri/</link>
<guid>2385730</guid>
<pubDate>2017-08-30T01:31:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Kahin</title>
<description>Yorgunluktan devrilip sızmıştım ki bir gece Kabus gibi belirdi yaşlı kambur bir kahin Gah masum gibi ürkek gah cani gibi sakin Durmadan sır saçıyor kükrüyordu bilgece  İrin boşanıyordu yanmış göz kapağından </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahin-8-siiri/</link>
<guid>1735568</guid>
<pubDate>2012-06-29T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gece</title>
<description>Bir ilkbahar günüydü hüzünlenen gökyüzü Gelinlikten soyunup kara bir çarşaf giydi Batan güneş gömülen bir cenaze gibiydi Yabancı iklimlere uğurladık gündüzü  Rüzgar sarhoş bir ressam...gayesi belirsizdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gece-86-siiri/</link>
<guid>1713764</guid>
<pubDate>2012-05-04T22:12:00+03:00</pubDate>
<author>Zeynel Kuday</author>
</item>
 </channel>
</rss>
